Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Today this location is left to negligence and oblivion.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Die nach der Insolvenz noch heute leerstehenden Gebäude sind dem Verfall und Vandalismus überlassen.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Mais pour une raison jamais élucidée, cette unité est abandonnée à l'extérieur et vandalisée.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.O edifício foi murado para evitar intrusões e vandalismos.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Sebuah lokasi yang terlihat dengan jelas akan menghambat pencurian dan vandalisme.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Zaradi svoje odprte narave je dovzetna za netočnosti in vandalizem.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Corupţia din viaţa noastră politică a devenit un coşmar aievea.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.De verloedering van ons politieke leven was een levende nachtmerrie geworden. Niets werd ontzien.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Die Zerstörung unseres politischen Lebens war zu einem Alptraum geworden. Nichts war ausgeschlossen.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.정치적 생활의 부패는 살아있는 악몽이 됐습니다. 아무것도 예외가 될 수 없었죠.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.La corruption de notre vie politique est un cauchemar devenu réalité. Rien n'y échappait.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.La corruzione della nostra vita politica era divenuta un incubo vivente. Nulla ne era immune.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Niszczenie naszego życia politycznego stało sie rzeczywistym koszmarem. Nic nie było wyjątkiem.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Sự xuống cấp trong nền chính trị đã trở thành một cơn ác mộng ngoài đời thực. Không có điều gì là ngoại lệ.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Коррупция нашей политической жизни стала кошмаром наяву. Без исключений.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.Покварата на политическия ни живот бе станала жив кошмар. Нищо не бе освободено.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.השחיתות בפוליטיקה שלנו הפכה לסיוט יומיומי; הכל נפגע --
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.وإفساد حياتنا السياسية أصبحت كابوس. وليس استثناء.
Politikanın gittikçe yozlaşıyor olması bir kâbusa dönüşmüştü ve her alan bundan nasibini almaktaydı.現実の悪夢となってしまいました 免れたものは何一つありませんでした 権限の分離 市民的自由