Ana içeriğe geç
Sözlük

nas ile cümle

nas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Nasıl hissettiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how you feel.
Nasıl göründüğünü unutmayayım diye lütfen bana bir fotoğrafını ver.Please give me your picture lest I forget how you look.
Ya sizin yerinizi nasıl?How about your place?
Senin fikrin onunkinden nasıl farklılık gösteriyor?How does your opinion differ from his?
Annen nasıl?How is your mother?
Parka nasıl gidileceğini sana göstereceğim.I will show you how to go to the park.
Problemin üstesinden nasıl gelirsin?How would you deal with the problem?
Kapı 5'e nasıl giderim?How do I get to Gate 5?
Gate 33'e nasıl giderim?How do I get to Gate 33?
İşlerin yüz ya da elli yıl önce nasıl olduğunu bilmiyorum.I don't know how things were a hundred or fifty years ago.
Mike "ben nasıl hissettiğinizi anlıyorum, Hiroshi" diyor."I understand how you feel, Hiroshi," says Mike.
"Araştırmanız nasıl gidiyor?" "Fena değil.""How's your research coming along?" "Not so bad."
"Parka nasıl gittin?" "Otobüsle.""How did you go to the park?" "By bus."
"Okula nasıl gidersin?" "Otobüs ile.""How do you go to school?" "By bus."
" Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil.""How do you find your washing-machine?" "Not so bad."
Merhaba, nasılsın?Hello, how are you?
Selam, nasılsın?Hello, how are you?
Adınızı nasıl heceleyeceğimi lütfen bana söyleyin.Please tell me how to spell your name.
Nasıl gidiyor?How are things with you?
Ekonomi nasıl?How is the economy?
Polis tanığa kazanın nasıl olduğunu ayrıntılı olarak açıklattıThe police made the witness explain in detail how the accident had happened.
O nasıl sonuçlandı?How did it come out?
Akıllı bir iş adamı, masrafları nasıl azaltacağını bilir.A wise businessman knows how to clamp down on costs.
Ön kapı kilidi nasıl çalışıyor?How does the front door-lock work?
Müşterilere nasıl davranılacağını sana söyledim.I have told you how to treat customers.
Hong Kong bürosunda herkes nasıl?How's everyone at the Hong Kong office?
Bu sabah nasıl hissediyorsun?How are you feeling this morning?
Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?How will you spend the coming three-day holiday?
Pazartesi günü sana nasıl paten yapılacağını öğreteceğim.I will teach you how to skate next Sunday.
Gelecek Pazar size nasıl kayılacağını öğreteceğim.I will teach you how to skate next Sunday.
Bugün hava nasıl?How is the weather today?
Bugün yağmur yağıyordu. Yarın nasıl olacak?It was raining today. What'll it be like tomorrow?
Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.I'll show you how to separate gold from sand.
Bana en yakın istasyona nasıl gideceğimi söyler misin?Could you tell me how to get to the nearest station?
En yakın istasyona nasıl gidileceğini söyleyebilir misiniz?Could you tell me how to get to the nearest station?
En yakın istasyona nasıl gidildiğini söyleyebilir misiniz?Could you tell me how to get to the nearest station?
En yakın istasyona nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misin?Can you tell me how to get to the nearest station?
Her şey bugünlerde nasıl, Frank?How's everything these days, Frank?
Dün Barbara'nın sürücü testi nasıl geçti?How did Barbara do on her driver's test yesterday?
Yürüyüşünüz nasıldı?How was your walk?
İşiniz nasıl?How's your job?
Bir iş olmadan nasıl geçineceksin?How will you manage without a job?
İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.She had no idea how to set about her work.
İşinizle aranız nasıl gidiyor?How are you getting on with your work?
İş nasıl?How's work?
Çocuklar nasıl?How are the kids?
Çocuklarla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.I don't know how to handle children.
Belediye binasına nasıl gidildiğini söyler misiniz?Can you tell me how to get to the city hall?
Senin hakkında nasıl endişeli olduğumu anlamazsın.You don't understand how worried I was about you.
Onu nasıl yaptığımı not et.Note how I do it.
Şaşırdım, o, sözlüğü nasıl kullanacağını bilmiyordu.To my surprise, he didn't know how to use the dictionary.
Soruyu nasıl cevaplayacağımı bilmediğimde, o bana bir ipucu verdi.When I didn't know how to answer the question, he gave me a hint.
Ona bir parça nasihat edeceğim.I'll give him a piece of advice.
Biz aşkın nasıl olduğunu söylemek için çok genç değiliz.We are not too young to tell what love is like.
Biz İngilizceyi nasıl okuyacağımızı öğrendik.We learned how to read English.
Trafik sıkışıklığını nasıl aşacağımızı biliyoruz.We know how to get around traffic congestion.
Bir bambu bisikletin nasıl yapıldığıma dair yönergeler aldık.We received instructions on how to make a bamboo basket.
Evinize nasıl gidildiğini bana söyler misin?Will you tell me how to get to your house?
Lütfen nasıl kek yapılacağını göster bana.Please show me how to make cakes.
NASA'da çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works for NASA.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod