Tom gibi bir insan muhtemelen nasıl yüzeceğini bilir.A person like Tom probably knows how to swim.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzeceğini bilir.All of my kids know how to swim.
Çocuklarımın hepsi nasıl Fransızca konuşulacağını öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to speak French.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Neredeyse tanıdığım herkes nasıl yüzeceğini bilir.Almost everyone I know knows how to swim.
Tom sana onu nasıl yapacağını öğretti mi?Did Tom teach you how to do that?
Bunu nasıl yapacağınızı gerçekten biliyor musunuz?Do you actually know how to do this?
Bu sorunu nasıl çözebileceğimize dair hiç fikrin var mı?Do you have any ideas on how we can solve this problem?
Bunun nasıl çalıştığını biliyor musun?Do you know how this works?
Bunu nasıl yapacağını hatırlıyor musun?Do you remember how to do this?
Tom'un nasıl yüzeceğini bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knows how to swim?
Bunun nasıl çalıştığını anlıyor musun?Do you understand how it works?
Tom okyanusa yakın büyümesine rağmen nasıl yüzeceğini öğrenmedi.Even though Tom grew up near the ocean, he never learned how to swim.
Onarımlar nasıl gidiyor?How are the repairs going?
Buradan nasıl çıkacağız?How are we going to get out of here?
Nasıl bu kadar saf olabilirsin?How can you be so naive?
Böyle bir şeyi nasıl yapabildin?How could you do such a thing?
Herkes nasıl tepki verdi?How did everyone react?
Kendimizi buna nasıl alıştırdık?How did we get ourselves into this?
Binaya nasıl girdiniz?How did you get into the building?
Başın nasıl belaya girdi?How did you get into trouble?
Mary'yi seninle nasıl çıkarttın?How did you get Mary to go out with you?
Onu yapmaktan nasıl kurtuldun?How did you get out of doing that?
Bu kadar çok parayı nasıl kazandın?How did you get that much money?
Tom'u o odadan nasıl çıkardın?How did you get Tom out of that room?
Arabamın bir fren işine ihtiyacı olduğunu nasıl bilirim?How do I know when my car needs a brake job?
Arabamın yağ değişikliğine ihtiyacı olduğunu nasıl anlarım?How do I know when my car needs an oil change?
Tom'u hapisten nasıl çıkarırız?How do we get Tom out of jail?
Bunun bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't a trap?
Bunun sadece bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't just a trap?
Mary'nin benden hoşlanmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Mary is not into me?
Yumurtalarını nasıl istiyorsun?How do you want your eggs?
İnşaat nasıl gidiyor?How is the construction going?
Hapishaneden nasıl kaçabildin?How were you able to escape from prison?
Bunu nasıl yapacağımı zaten biliyorum.I already know how to do that.
Sanırım Tom nasıl yüzeceğini bilmiyor.I assume that Tom doesn't know how to swim.
Sanırım Tom nasıl yüzeceğini biliyor.I assume that Tom knows how to swim.
Tom'un nasıl yüzeceğini bildiğine eminim.I bet Tom knows how to swim.
Tom'un nasıl yüzeceğini bilmediğine dair kesinlikle hiçbir fikrim yoktu.I certainly had no idea Tom didn't know how to swim.
O zamanlar nasıl Fransızca konuşacağımı bilmiyordum.I didn't know how to speak French at that time.
Fransızcayı nasıl çok iyi konuşacağımı bilmiyordum.I didn't know how to speak French very well.
O zamanlar nasıl yüzeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to swim at that time.
Nasıl çok iyi yüzeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to swim very well.
Bu nasıl olabilirdi bilmiyorum.I don't know how this could've happened.
Uygun bir şekilde nasıl Fransızca konuşulduğunu bilmiyorum.I don't know how to speak French properly.
Umarım Tom bunu nasıl tamir edeceğini bilir.I hope Tom knows how to fix this.
Umarım Tom bunu nasıl yapacağını hatırlar.I hope Tom remembers how to do this.
Umarım Tom evimize nasıl gideceğini hatırlar.I hope Tom remembers how to get to our house.
Sadece sana nasıl olduğunu sormak için aradım.I just called to ask you how you're doing.
Sadece nasıl olduğunu anlamak için aradım.I just called to see how you're doing.
Bunu nasıl yapacağını bilen tek kişi ben değilim.I'm not the only one who knows how to do this.
Onu nasıl yapacağını biliyorsun, değil mi?You do know how to do that, don't you?
Onu nasıl yapacağımı bana öğretmelisin.You must teach me how to do it.
Bunu nasıl yapacağına dair kesinlikle fikrin yok, değil mi?You have absolutely no idea how to do this, do you?
Beni nasıl idare edeceğini biliyorsun.You know how to manipulate me.
Siz bütün insanlar Tom'un nasıl hissettiğini anlamalılar.You of all people should understand how Tom feels.
Sen bunu nasıl yapacağımı bana öğreten tek kişisin.You're the one who taught me how to do this.
Tom'un evine nasıl gideceğini bilen tek kişisin.You're the only one who knows how to get to Tom's house.
Tom ve Mary bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on how it should be done.
Tom bana bunu nasıl yapacağını sordu.Tom asked me how to do it.