Ana içeriğe geç
Sözlük

nas ile cümle

nas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Savaşı nasıl ortadan kaldıracağız ?How can we abolish war?
Şehirler-arası nasıl konuşabilirim?How can I make a long-distance call?
Size nasıl ulaşabilirim?How can I reach you?
Nancy ile bir randevu almada nasıl başarılı olabilirim?How can I succeed in getting a date with Nancy?
Onunla nasıl tanıştın?How did you get acquainted with her?
O kadar yükseğe nasıl zıplayabilirim?How can I jump so high?
Onun nerede olduğunu nasıl bilmem gerekiyor?How should I know where he is?
Nasıl olur da bunu bilmezsin?How come you don't know this?
Nasıl oldu da buradasın?How come you are here?
Bu günleri nasıl unutabilirim?How can I forget those days?
Nasıl bu kadar saçma bir şey söyleyebilirsin?How can you say such a silly thing?
Nasıl böyle bir sonuca vardın?How did you arrive at such a conclusion?
Böyle bir küçük düşürmeye nasıl katlanabilirsin?How can you bear such a humiliation?
Nasıl oldu da böyle bir hatayı yaptın?How come you made such a mistake?
Nasıl bu kadar sakin olabilirsin?How can you be so calm?
Nasıl o kadar pasif olabilirsin? Neden misilleme yapmıyorsun?How can you be so passive? Why don't you retaliate?
Böyle bir şey nasıl oldu?How did such a thing come about?
Nasıl oldu da ona inandın?How did you come to believe that?
Nasıl oldu da onu duydun?How did you come to hear of it?
Kaza nasıl oldu?How did the accident come about?
Diğer takım elbiseye gücün nasıl yetebilir?How can you afford another suit?
Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?How did this misunderstanding ever arise?
Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?How come you call on us so late at night?
Bu işi nasıl bırakabilirim?How can I quit this job?
Nasıl oluyor da sen o dili konuşabiliyorsun?How is it that you can speak this language?
Lütfen onunla nasıl temas edebileceğimi söyle.Please tell me how I can get in touch with him.
Nasıl zengin olabilirim?How can I become rich?
İngiliz mallarını nasıl alabiliriz?How can we buy British goods?
Motoru nasıl çalıştırabilirim?How can I start the engine?
Buradan hayvanat bahçesine nasıl gidebilirim?How can I get to the zoo from here?
Sukiyakinin nasıl pişirileceğini lütfen bana anlat.Please tell me how to cook sukiyaki.
Nasıl gidersek gidelim, yediye kadar oraya varmalıyız.However we go, we must get there by seven.
Onun nasıl çalıştığını bana göster.Show me how it works.
Lütfen oraya nasıl gidileceğini açıklayın.Please explain how to get there.
Nasıl olursa olsun, ben hatalıyım.However that may be, I am wrong.
İşler nasıl gidiyor?How's the world treating you?
Almanca'da nasıl "Teşekkürler" dendiğini hatırlayamıyorum.I can't remember how to say "Thank you" in German.
Almancada nasıl "Teşekkür ederim" denildiğini hatırlayamıyorum.I can't remember how to say "Thank you" in German.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Sınavın nasıldı?How was your test?
Çin mahallesine nasıl giderim?How do I get to Chinatown?
Bana nasıl satranç oynayacağımı öğretir misin?Will you teach me how to play chess?
Peynirin nasıl yapılacağını bana öğretir misin?Would you teach me how to make cheese?
Peynirin nasıl yapıldığını bana öğretir misiniz?Would you teach me how to make cheese?
Amigoluk çalışmaları nasıl gidiyor?How is cheerleading practice?
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Dansa nasıl gitmek istersiniz?How would you like to go to a dance?
Kazanın nasıl olduğunu hiç kimse anlayamıyor.No one can understand how the accident happened.
Nasıl dans edeceğini sana kin söyledi.Who taught you how to dance?
Böyle aptalca bir şeyi nasıl söyleyebilirsin?How can you say such a foolish thing?
Onun Japoncaya nasıl çevrildiğini bilmiyorum.I don't know how to put it in Japanese.
Keşke onu nasıl yapacağımı bilseydim.I wish I had known how to do it.
Onu nasıl yapmam gerektiğini bilmiyorum.I don't know how I should do it.
Onu nasıl buldun?How did you like it?
Onu nasıl gördün?How did you see that?
Sorunu nasıl halledeceğimi bana söyle.Tell me how to solve the problem.
O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.He's racking his brains about how to deal with the matter.
Kimse eşyanın nasıl yapıldığını açıklayamadı.Nobody could explain how the thing was made.
Bulmacayı nasıl çözeceğimi bilemiyorum.I can't figure out how to solve the puzzle.
Hırsız yakalanmaktan nasıl kaçınabildi?How did the thief manage to avoid being caught?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod