Sizin nasıl olduğunuzu görmeye geldim.I came to see how you're doing.
Ben birkaç yıl önce Nashville'den Boston'a geldim.I came up to Boston from Nashville a few years ago.
O hatayı nasıl yaptığını görebiliyorum.I can see how you made that mistake.
Tom'un nasıl hissettiğini anlayabiliyorum.I can understand how Tom feels.
Nasıl hissettiğini anlayabiliyorum.I can understand how you feel.
Tom'un onu nasıl yaptığını açıklayamam.I can't explain how Tom did that.
Nasıl hissettiğimi Mary'ye söyleyemem.I can't tell Mary how I feel.
"Bir avukatı bir ağaçtan nasıl alırsın?" "İpi kes""How do you get a lawyer out of a tree?" "Cut the rope".
Bunun nasıl çalıştığını sana gösterebilirim.I could show you how this works.
Buraya nasıl bu kadar çabuk geldin?How did you get here so fast?
Bu yemeği nasıl hazırlıyorsun?How do you prepare this dish?
Tenis nasıl oynanır bilmiyorum.I don't know how to play tennis.
Bunu nasıl yaptığın umurumda değil. Sadece yap.I don't care how you do it. Just do it.
Onu nasıl yapacağımı bilmiyorum.I don't know how to do that.
Tom'un nasıl göründüğünü hatırlamıyorum.I don't remember what Tom looked like.
Bunun niçin ya da nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't know exactly how or why that happened.
Bunu başka nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how else to explain it.
Ben onun başka nasıl söyleneceğini bilmiyorum.I don't know how else to say it.
Onu nasıl yaptıklarını bilmiyorum.I don't know how they do it.
Bunun tekrar nasıl olduğunu bilmiyorum.I don't know how this happened again.
Bununla nasıl ilgileneceğimi bilmiyorum.I don't know how to deal with this.
Bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how to describe it.
Bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.I don't know how to do it.
Bunun nasıl kullanıldığını bilmiyorum.I don't know how to handle this.
Tom'a nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to help Tom.
Sana nasıl ulaşacağımı bilmiyorum.I don't know how to reach you.
Seninle nasıl iletişime geçeceğimi bilmiyorum.I don't know how to contact you.
Sizinle nasıl iletişime geçeceğimi bilmiyorum.I don't know how to contact you.
Fransızcada nasıl hoşça kal diyeceğimi bilmiyorum.I don't know how to say goodbye in French.
Çocuklarla nasıl konuşulur bilmiyorum.I don't know how to talk to kids.
Siz arkadaşlara nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to thank you guys.
Bunu nasıl yaptığını bilmiyorum ama bunu sen yaptın.I don't know how you did it, but you did it.
Onu nasıl yaptığını bilmiyorum.I don't know how you did it.
O işte beş yıl nasıl dayandığını bilmiyorum.I don't know how you lasted five years in that job.
Sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum.I don't know what to call you.
Tom'un şimdilerde nasıl göründüğünü bilmiyorum.I don't know what Tom looks like now.
Tom'un nasıl göründüğünü bilmiyorum.I don't know what Tom looks like.
Bunu nasıl yaptığın gerçekten umurumda değil.I don't really care how you do it.
Onun nasıl mümkün olabileceğini anlamıyorum.I don't see how that could be possible.
Bunun nasıl senin işlerinden herhangi biri olduğunu anlamıyorum.I don't see how that is any of your business.
Onun nasıl mümkün olacağını anlamıyorum.I don't see how that would be possible.
Bunu nasıl görmezden gelebileceğini anlamıyorum.I don't see how you can ignore this.
Ben bunun nasıl meydana geldiğini anlamıyorum.I don't understand how this could have happened.
Tom'un bunu nasıl yapabildiğini anlamıyorum.I don't understand how Tom could do this.
Onu nasıl söyleyebileceğini anlamıyorum.I don't understand how you can say that.
Tom'a daha önce Mary'ye verdiğim aynı nasihatı verdim.I gave Tom the same advice that I'd already given Mary.
Sanırım Tom nasihatimi dinledi.I guess Tom took my advice.
Bu onun nasıl yapıldığıdır.That's how it is done.
Nasılsın, Mary?How are you doing, Mary?
Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?How could I possibly forget about the task that you've entrusted to me?
Sen de bir bilgisayarı nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you also know how to use a computer?
Tom'un Fransızcayı nasıl okuyacağını bildiğini unuttum.I forgot that Tom knows how to read French.
Tom'un nasıl bu kadar zengin olduğu hakkında biraz meraklıyım.I've always been a little curious about how Tom became so rich.
Nasıl araba süreceğimi unutmadım.I haven't forgotten how to drive.
Bir papyonu nasıl bağlayacağımı unuttum.I've forgotten how to tie a bow tie.
Bir gemici düğümünü nasıl bağlayacağımı unuttum.I've forgotten how to tie a bowline.
Bu sorunu nasıl çözeceğimizle ilgili bazı fikirlerim var.I've got some ideas on how to solve this problem.
Bunu nasıl yapacağımı öğrenmeliyim.I've got to find out how to do this.
Bunu nasıl yapacağımı öğrenmem gerekiyor.I've got to find out how to do this.
Bunu nasıl yapacağımı öğrenmek zorundayım.I've got to find out how to do this.