Tom onu nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain it.
Tom nasıl dans edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to dance.
Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to be quiet.
Tom onun nasıl olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know how it happened.
Tom onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly how that happened.
Tom Mary'ye nasıl teşekkür edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to thank Mary.
Tom Mary'ye nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to respond to Mary.
Tom nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to reply.
Tom nasıl nota okuyacağını bilmiyordu.Tom didn't know how to read music.
Tom nasıl tepki vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to react.
Tom kendi adını nasıl yazacağını bile bilmiyordu.Tom didn't even know how to write his own name.
Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.Tom described how he was able to escape from the locked room.
Tom elmanın göbeğini nasıl çıkaracağını gösterdi.Tom demonstrated how to core an apple.
Tom bir ata nasıl bineceğini kesinlikle biliyor.Tom definitely knows how to ride a horse.
Tom nasıl dans edileceğini öğrenmenin zamanı olduğuna karar verdi.Tom decided it was time to learn how to dance.
Eğer isteseydi Tom bana biraz nasihat verebilirdi.Tom could've given me some advice if he'd wanted to.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlayabiliyordu.Tom could understand how Mary was feeling.
Tom nasıl hissettiğini kesinlikle bize bildirdi.Tom certainly let us know how he felt.
Tom kesinlikle hisse senedini nasıl alacağını biliyor.Tom certainly knows how to pick stocks.
Tom kesinlikle nasıl parti vereceğini biliyor.Tom certainly knows how to party.
Tom kesinlikle nasıl para kazanacağını biliyor.Tom certainly knows how to make money.
Tom kesinlikle insanları nasıl eğlendireceğini biliyor.Tom certainly knows how to entertain people.
Tom Mary'den nasıl yararlanacağını kesinlikle bilir.Tom certainly knew how to take advantage of Mary.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.Tom began to worry about how he was going to pay for his son's education.
Tom orada olmasaydı, onun nasıl çok daha kötü olabileceğini düşün.Think of how much worse it could have been if Tom had not been there.
Sorun Tom'un nasıl Fransızca konuşacağını bilmiyor olmasıdır.The problem is that Tom doesn't know how to speak French.
Tom'un lavaboyu nasıl açacağını bilmemesi mümkündür.It's possible that Tom doesn't know how to unclog a sink.
Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to learn how to walk again.
Ben senin Tom'la bir randevun olduğunu duydum. O nasıldı?I heard that you had a date with Tom. How was it?
Tom'un nasıl biri olduğunu biliyor musunuz?Do you know what Tom looks like?
İşlerin nasıl gittiğini bekleyelim ve görelim.Let's wait and see how things go.
Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.It'll take some time, but I think I'll be able to learn how to play the guitar.
Nasıl reddedebileceğimi anlamıyorum.I don't see how I can refuse.
Onu başka nasıl koyacağımı bilmiyorum.I don't know how else to put it.
Bizim yerimize nasıl gidileceğini biliyor musun?Do you know how to get to our place?
Bir reklam ajansının temel işi nasıl bir isteğin bir ihtiyaca çevrileceğini bulmaktır.The basic job of an advertising agency is to figure out how to turn a desire into a need.
Bu resmi nasıl çizdin?How did you draw this picture?
Bu resmi nasıl çizdiniz?How did you draw this picture?
Onun nasihatı hiç yardımcı olmadı.His advice didn't help at all.
Kapkaççı nasıl biriydi?What did the mugger look like?
Nasıl istiyorsan öyle yap.What floats your boat?
Nasıl biliyorsan öyle yap.What floats your boat?
Bizden nasıl haberdar oldunuz?How did you hear about us?
Bunun nasıl çalıştığını sana açıklayayım.Let me explain to you how this works.
Tom'un bizi nasıl bulduğunu sanıyorsun?How do you suppose Tom found us?
Bir akrebe nasıl düz yürüyeceğini öğretemezsin.You can't teach a crab how to walk straight.
Nasıl yaptığını kimse anlamıyor ama yapıyor.Nobody understands how he does it, but he does it.
Onun nasıl yapılacağını biliyorum.I know how to do it.
O, insanları nasıl aldatacağını çok iyi biliyor.He knows very well how to deceive people.
İçeri nasıl girdin? Anahtarın var mı?How did you get inside? Do you have a key?
Odama nasıl girdin?How did you get into my room?
Onlara akşam yemeğinin nasıl olduğunu sordum ama hiç kimse bana cevap vermedi.I asked them how dinner was, but nobody answered me.
Fakat ablam nasıl yüzüleceğini oldukça iyi bilir.But my older sister knows how to swim quite well.
O nasıldı?What was it like?
Seni düşünceni nasıl değiştirebilirim?How can I change your mind?
Eğer Bay Long'u görürsen, lütfen ona karısının nasıl olduğunu sormayı unutma.If you see Mr. Long, please don't forget to ask him how his wife's doing.
Onu nasıl yapacağımı bana gösterir misiniz?Would you be willing to show me how to do that?
Onu nasıl yapacağımı bilmiyordum fakat denemek için istekliydim.I didn't know how to do it, but I was willing to give it a try.
Nasıl başa çıkıyorsun?How're you holding up?