nasılsın ile cümle
nasılsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben David. Nasılsın?Hoe gaat het met je?
Ben de seni arayacaktım. Adam: Nasılsın?Tôi đã về để điện thoại lại cho bạn. người đàn ông: làm thế nào rồi?
Beyaz Saray'a gittim Clinton'la el sıkıştım. Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Sono andato alla Casa Bianca, ho stretto la mano a Clinton, anche al telefono, Come sta sig.
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Bill εδώ Πρώτη Εθνική. Γεια σου Bill, τι κάνεις?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Cześć Ethan. Bill z tej strony, Bank Narodowy. Cześć Bill, jak się masz?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Ethan hello, itt van Bill, First National Bank Szia Bill, hogy vagy?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Hej Eth! Bill her, National bank Hi Bill, hvordan går det?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Hey Eth. Bill, von der First National. Hey Bill, wie siehts aus?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Salut Ethan, ici Bill, First National Bank Salut Bill, comment ça va ?
Bill konuşuyor, ilk ulusaldan selam bill nasılsın ?Хей, Ит. Бил се обажда, Първа национална. Здрасти, Бил, как си?
Böyle bir durumda, asla "Nasılsınız?" diyemezdim.A votre place, je serais incapable de prendre des nouvelles de votre santé.
Böyle bir durumda, asla "Nasılsınız?" diyemezdim.Ha a helyében lennék, én nem tudnám így üdvözölni.
Böyle bir durumda, asla "Nasılsınız?" diyemezdim.Σε μια τέτοια κατάσταση, δεν θα μπορούσα ποτέ να πω "Πως είσαι;".
Böyle bir durumda, asla "Nasılsınız?" diyemezdim.في موقف كهذا لم اكن لاقول كيف حالك
Bravo, Chauncey. Nasılsın dostum, huh? Gitmeye hazır mısın?Bravo, Chauncey. ?Cómo estás, amiguito? ?Listo? ?Estás bien? ?Sí? ?Estás listo para humillar?
Bunu demek istememiştim. Nasılsın Isak amca?Il n'en était pas question.
Bütün gün çalıştıktan sonra nasılsın bakalım?Cum eºti, dupã ce ai lucrat toatã ziua?
Bütün gün çalıştıktan sonra nasılsın bakalım?Et toi, ça va, après cette journée de boulot ?
Bütün gün çalıştıktan sonra nasılsın bakalım?Jak się masz, cały dzień w pracy?
Bütün gün çalıştıktan sonra nasılsın bakalım?Wie geht's euch nach so einem harten Arbeitstag?
Bütün gün çalıştıktan sonra nasılsın bakalım?Πως είσαι, μετά απο δουλειά ολόκληρης μέρας;
Bu yüzden şimdi, hadi sarhoş olalım. Nasılsın, Gethin? Balzac nerede, neyse?Y ahora, a emborracharnos. ?Qué pasa, Gethin? ?Dónde está Balzac?
-Çavuş Ruiz, nasılsın?Du skal fokusere.
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver.Sergent, sergent ce faci?
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver.Seržante, seržante jak vám je?
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver. Tamam.- Sargento Ruiz, como estás? - <i>Juliet 64, responda.
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver. Tamam.Λοχία Ρουίζ, πώς τα πάτε;
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver. Tamam.?סמל רואיז, מה המצב
-Çavuş Ruiz, nasılsın? -Jülyet 64, cevap ver.Сержант Руиз, как е при вас?-Група 64, обади се.
-Çavuş Ruiz, nasılsın?-Sargento Ruiz, ¿cómo está?
Dostum, eski dostum benim! - Nasılsın?Amigo, mi buen amigo! - ¡Como has estado! - ¡Muy bien compañero!
Dostum, eski dostum benim! - Nasılsın?Друг, друг!
Dostum, eski dostum benim! - Nasılsın?Приятелю!
- Evet, ben, Harry Stamper. Nasılsınız? Bayan Stamper.Ik ben Harry Stamper.
- Evet, ben, Harry Stamper. Nasılsınız? Bayan Stamper.- Tak, Harry Stamper.
- Evet, ben, Harry Stamper. Nasılsınız? Bayan Stamper.- Ο κ. Στάμπερ; - Ναι, είμαι ο Χάρι Στάμπερ.
- Evet, ben, Harry Stamper. Nasılsınız?- Sim, sou Harry Stamper.
Galentine! Yüzbaşı Steele'ı bul! -Çavuş Ruiz, nasılsın?Ganti.</i>
Günaydın. Nasılsınız? Harika gidiyor, değil mi?안녕하세요. 정말 좋지 않습니까?
Günaydın. Nasılsınız? Harika gidiyor, değil mi?صباح الخير. كيف حالكم؟ كان يوما عظيما، أليس كذلك؟
Günaydın. Nasılsınız? Harika gidiyor, değil mi?すべてが驚嘆の連続です
Günaydın. Nasılsınız?Hyvää huomenta.
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Até lhe telefonei:
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Även i telefon, "Hur mår herr Clinton?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Bahkan telepon, "Apa kabar Mr Clinton?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Dokonca po telefóne - Ako sa máte pán Clinton?
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Even on the phone, "How are you, Mr Clinton?" "How are you Mr Chavez?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?" "Nasılsınız Bay Chávez?"Rozmawialiśmy przez telefon, "Co tam panie Clinton? " "Jak się pan miewa, panie Chavez?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?" "Nasılsınız Bay Chávez?"Und angerufen habe ich "Wie geht es Ihnen, Herr Clinton?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?" "Nasılsınız Bay Chávez?"אפילו בשיחות בטלפון: "מה שלומך ?"מר קלינטון?" "מה שלומך מר צ'אבס
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?" "Nasılsınız Bay Chávez?"我々は不可能なことを やろうとしたのです
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Ακόμα και στο τηλέφωνο:
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?"Даже по телефону, "Как дела, м-р Клинтон?"
Hatta telefonda, "Nasılsınız Bay Clinton?""Как сте, г-н Клинтън?"
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.corre-lhe ao encontro e pergunta-lhe: Vais bem? Vai bem teu marido? Vai bem teu filho? Ela respondeu: Vai bem.
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.너는 달려가서 저를 맞아 이르기를 너는 평안하냐 네 남편이 평안하냐 아이가 평안하냐 하라 하였더니 여인이 대답하되 평안하다 하고
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.Przetoż wynijdź przeciwko niej, a rzecz jej: A zdrowaś dobrze? zdrów i mąż twój? zdrów i syn?
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.So laufe ihr nun entgegen und frage sie, ob's ihr und ihrem Mann und Sohn wohl gehe. Sie sprach: Wohl.
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.עתה רוץ נא לקראתה ואמר לה השלום לך השלום לאישך השלום לילד ותאמר שלום׃
‹‹Haydi koş, onu karşıla, ‹Nasılsın, kocanla oğlun nasıllar?› diye sor.›› Kadın Gehaziye, ‹‹Herkes iyi›› dedi.اركض الآن للقائها وقل لها أسلام لك. أسلام لزوجك. أسلام للولد. فقالت سلام.