nar ile cümle

nar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Buffalo NarrowsCity in Saskatchewan CanadaバッファローナローズCity in Saskatchewan Canada
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.do zeme pšenice, jačmeňa, viníc, fíkov a granátových jabĺk, do zeme olejových olív a medu,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et Land med Hvede og Byg, med Vinstokke, Figentræer og Granatæbletræer, et Land med Oliventræer og Honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et land med hvete og bygg og vintrær og fikentrær og granatepletrær, et land med oljetrær og honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ett land med vete och korn, med vinträd, fikonträd och granatträd, ett land med ädla olivträd och med honung,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.밀과 보리의 소산지요 포도와 무화과와 석류와 감람들의 나무와 꿀의 소산지라
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.Negeri itu menghasilkan macam-macam gandum, anggur, buah ara, buah delima, pohon zaitun dan madu
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.paese di frumento, di orzo, di viti, di fichi e di melograni; paese di ulivi, di olio e di miele
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.pays de froment, d`orge, de vignes, de figuiers et de grenadiers; pays d`oliviers et de miel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ţară cu grîu, cu orz, cu vii, cu smochini şi cu rodii; ţară cu măslini şi cu miere;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.terra de trigo e cevada; de vides, figueiras e romeiras; terra de oliveiras, de azeite e de mel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.tierra de trigo, de cebada, de vides, de higueras y de granados; tierra de olivos ricos en aceite y de miel
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa mì, lúa mạch, dây nho, cây vả, cây lựu; dầu ô-li-ve và mật;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa_mì , lúa_mạch , dây nho , cây vả , cây lựu ; dầu ô - li-ve và mật ;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.za-, árpa-, szõlõtõ- fige- és gránátalma-[termõ] földre, faolaj- és méz-[termõ] földre.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.γην σιτου και κριθης και αμπελων και συκων και ροδιων γην ελαιων και μελιτος
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.в земя богата с жито, ечемик, лозя, смокини и нарове; в земя богата с маслини и мед;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ארץ חטה ושערה וגפן ותאנה ורמון ארץ זית שמן ודבש׃
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ارض حنطة وشعير وكرم وتين ورمان. ارض زيتون زيت وعسل.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小 麥 、 大 麥 、 葡 萄 樹 、 無 花 果 樹 、 石 榴 樹 、 橄 欖 樹 、 和 蜜
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小麥 、 大麥 、 葡萄樹 、 無花果樹 、 石榴樹 、 橄欖樹 、 和蜜
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir. Bu Kanun,Behandling av missbrukare kan ske genom ett integrerat stödprogram under tillsyn av
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir. Bu Kanun,Endvidere har alle stofbrugere nu ret til frit at
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir. Bu Kanun,Le traitement des toxicomanes s’inscrit désormais
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir. Bu Kanun,Περιλαµβάνει εpiίσης αρκετές αλλαγές στην
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir.În Bulgaria, a fost adoptat≤ în iunie 2004 noua Lege privind substan†ele narcotice ªi precursorii.
Bulgaristan’da yeni Narkotik Maddeler ve Öncüller Kontrol Kanunu, Haziran 2004’te kabul edilmiştir.V Bolgariji je bil junija 2004 odobren nov Zakon o nadzoru drog in predhodnih sestavin.
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.Cela permet l'idée de ce qu'on appelle
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.Dovoluje to myšlenku, kterou nazýváme narrow casting.
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.Ez lehetővé teszi a narrow casting ötletét is.
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.Het laat de idee toe van wat we "narrow casting" noemen.
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.Pozwala to na zastosowanie pomysłu, który nazwaliśmy narrowcasting [*alternatywa dla broadcastingu].
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.من الآلاف من الناس ينتجون. هذا يتيح فكرة ما نسميه (البث
Bu "narrow casting" dediğimiz fikir mümkün kılıyor.ナローキャスティングが可能になります。ナローキャスティングとは情報を非常に安価で得て、特定の関心のある人々や特定の対象者にあてて送ることです。
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Aquí nadie nunca sería acusado o estaría familiarizado con Narciso. (Risas)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Az itt jelenlévőkről természetesen még fel sem merülhet, hogy hasonlíthatnának rá. (Nevetés)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ingen här inne skulle någonsin anklagas för att påminna om Narcissus. (Skratt)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ingen her nogensinde ville blive beskyldt eller bekendt med Narcissus. (Latter)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Không ai ở đây từng bị buộc tội hoặc được quen thân với Narcissus. (Tiếng cười)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)여기에 계신분들은 '나르시스'와는 멀어 보입니다만. (웃음)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Kukaan täällä ei "koskaan" tulisi syytetyksi tai tutuksi Narkissoken kanssa. (Naurua)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nessuno qui sarà mai accusato di essere Narciso. (Risate)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Niemand hier wil verbonden zijn met Narcissus. (Gelach)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Niemand hier würde als solcher bezichtigt oder mit Narziss in Verbindung gebracht werden. (Lachen)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nihče od vas ga verjetno ne pozna. (smeh)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nikdo zde přítomný by nebyl obviněný nebo měl něco společného s Narcisem. (Smích)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nikt tu obecny nie pozwoli sobie na takie porównanie. (Śmiech)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Nimeni dintre cei prezenți nu ar fi vreodată acuzat sau familiarizat cu Narcis. (Râsete)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ninguém aqui jamais seria acusado de ser parecido com Narciso. (Risos)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Personne ici ne ressemble à Narcisse. (Rires)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Tidak ada di sini yang pernah dituduh atau akrab dengan Narcissus. (Tawa)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Κανείς εδώ δεν θα μπορούσε ποτέ να κατηγορηθεί ή να είναι εξοικειωμένος με τον Νάρκισσο. (Γέλια)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Никой тук никога не би могъл да бъде обвинен или запознат с Нарцис. (Смях)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ніхто з присутніх тут не був знайомий з ним. (Сміх)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ну, никого из здесь присутствующих с этим именем ничего не связывает. (Смех)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)אף אחד פה לא יואשם או יכיר את נרקיסוס. (צחוק)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)لا أحد هنا يود ان يكون المتهم أو أن تكون على دراية عن ناركيسسوس. (ضحك)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)(笑) ナルキッソスについては 想像するとおり-
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:At pierc'd den frygtelige hule af dit øre, overnatning hun synger om hinsides granatæble træ:
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:Că pierc'd tubular frica de urechea Ta; Nightly ea cântă pe yond copac rodie:

İlgili Sayfalar