Anında nakit paraya dönüştürülebilir.Chúng có thể dễ dàng chuyển thành tiền mặt.
Ödeme kredi kartı veya nakit alınabilir.Có thể thanh toán bằng thẻ tín dụng hoặc tiền mặt (tiền giấy hoặc tiền xu).
Her nakit ve madenî parada kullanılan simge Rp.Ký hiệu sử dụng trên tiền giấy và tiền kim loại là Rp.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.もう1人の賊がカウンターに近づき、現金5万1500ドルを奪って逃走した。
Köyün nakit para kaynağı büyük çoğunlukla bu kişilerin emekli maaşına bağlıdır.これらのためにグループの従業員らは年金をほぼ失っている。
Böylece nakit paraya ihtiyacı olan kişinin ihtiyacı karşılanır.お金を必要とする者に貸すこと。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.それはすべて金のためだけなのだ。
Anında nakit paraya dönüştürülebilir.これは金銭に替えられる場合もある。
Nakit paranın altın ya da döviz rezervleriyle değişimi olanaksızdır.ただし、お金や道具から金塊に変えることはできない。
Ani nakit kıtlığı, şirketi borçlarını yeniden finanse etmeye zorladı.遺産によって、会社の負債を返済しようとした。
Pilotlar nakit para için yarıştıkça bu onları hep daha hızlıyı bulmaya teşvik etti.プロレーサーになるべく資金を積み重ねていたが、現在所属しているスポンサーが資金を提供してくれたため、今まで積み重ねていた資金はレースがあるたびに仲間を招待するために使っている。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.什麼事情都用錢來解決。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.가격은 모두 실제 현금이다.
Kitabı tamamlaması için ona $37.500 nakit avans verdiler ve kitap 1992’de basıldı.1992년 5억 3700만 달러의 매출을 올렸고 1억 200만 달러의 이익을 기록했다.
Anında nakit paraya dönüştürülebilir.נכסים שאפשר להפוך למזומן בזמן קצר.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.יעשה הכול כדי להרוויח כסף.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Готов е на всичко за пари.
Ödeme kredi kartı veya nakit alınabilir.Плащане с кредитна или дебитна карта.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.V roku 1999 bolo v bezhotovostnom styku nahradené eurom, v roku 2002 aj v styku hotovostnom.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Ni vsega mogoče kupiti z denarjem.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Dėl pinigų jis padarytų bet ką.
Nakit akışı beyanı gelir beyanından farklıdır zira alacaklardan ziyade sadece eldeki nakit parayı bildirir.Sužinoti, kiek yra piniginėje pinigų, tereikia juos suskaičiuoti.
Likidite bu nedenle yeterli nakit durumunu da ifade eder.Selle tulemusel omandab tindipiisk ka laengu.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.그는 $15,000을 벌고 제가 자란 집을 사셨습니다.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.El a câştigat 15.000 de dolari cash şi a cumpărat casa în care am crescut.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Er gewann $15.000 in bar und kaufte das Haus, in dem ich aufwuchs.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Ganó $15.000 en efectivo y compró la casa en la que crecí.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Ha fatto 15.000 dollari in contanti e ha comprato la casa nella quale sono cresciuta.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Han vann $15,000 i kontanter och köpte huset som jag växte upp i.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Hij won $15.000 contant en kocht het huis waarin ik opgroeide.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Il a gagné 15.000 $ en espèces et a acheté la maison où j'ai grandi.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Ông đã kiếm đuợc 15.000 đô la và mua ngôi nhà mà tôi đã lớn lên tại đó.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Vydělal 15 tisíc dolarů v hotovosti a koupil dům, ve kterém jsem vyrostla.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Zrobił 15 000 dolarów gotówki i kupił dom, w którym dorastałam.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Έβγαλε 15.000 δολάρια και αγόρασε το σπίτι όπου μεγάλωσα.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.Той спечели 15 000 долара в брой, и купи къщата, в която израстнах.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.במסלול מירוצים בלוס-אנג'לס-- עוד סיבה לאהוב את לוס-אנג'לס-- אז בשנות ה-40.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.ربح 000 15 دولار نقدا واشترى البيت التي كبرت فيه.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.家を買いました それが嬉しくないわけではありません
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 Adopción del euro en Finlandia como divisa de uso corriente
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 Euro otetaan käteisvaluuttana käyttöön Suomessa
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 Finland inför euro som kontantvaluta
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 L'Euro devient monnaie courante en Finlande
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 В Финляндии в наличное обращение вводится евро
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002 استعمال اليورو كعملة نقدية في فنلندا
2002 Finlandiya’da Euro nakit para birimi olarak kullanılmaya başlandı.2002年,欧元成为芬兰法定货币
2007'nin başında, nakit ödeme yaparak makine almışlardı, ve bunu da masraf olarak yazmışlardı.簡単に 2007 年には設備費を出費したと言えます。 EQ の費用です。
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.2008-ban, elutaztam Svédországba, hogy készpénzben kifizessem a számlát.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.2008년에 저는 스웨덴으로 가서 현금으로 비용을 지불했어요
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.2008 lensin Ruotsiin maksamaan laskun käteisellä.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Así que en 2008 volé a Suecia para pagar la factura en efectivo.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Cosi' nel 2008 volai in Svezia per pagare il conto in contanti.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Di tahun 2008 Aku terbang ke Swedia untuk membayar tagihan secara tunai.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.En 2008, j'ai pris l'avion pour la Suède pour payer la facture en espèces.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.I 2008 fløj jeg til Sverige for at betale regningen kontant.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Im Jahr 2008 flog ich dann nach Schweden, um die Rechnung in bar zu bezahlen.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.În 2008 am zburat în Suedia, să plătesc factură cu numerar.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.In 2008 vloog ik naar Zweden om de rekening contant te betalen.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Năm 2008, tôi bay đến Thụy Điển để trả hóa đơn tính tiền bằng tiền mặt.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.Trong năm 2008, tôi đã bay đến Thụy Điển, thanh toán hóa đơn bằng tiền mặt.