nakit para ile cümle
nakit para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Pek çok insan para çekmek için nakit para çekme makineleri kullanıyor.Many people use cash machines to withdraw money.
Şimdi üzerinizde nakit paranız var mı? Bana biraz ödünç verir misin?Do you have cash on you now? Could you lend me some?
Artık nakit para taşımıyorum.I don't carry cash anymore.
Üzerimde hiç nakit para yok.I don't have any cash on me.
Hiç nakit param yok.I don't have any cash.
Çok nakit param yok.I don't have much ready money.
Tom cebinden büyük bir tomar nakit para çıkardı.Tom pulled a big wad of cash out of his pocket.
Genelde fazla nakit para taşımam.I don't usually carry much cash.
Tom nakit para ödedi.Tom paid in cash.
Pilotlar nakit para için yarıştıkça bu onları hep daha hızlıyı bulmaya teşvik etti.With pilots competing for cash prizes, there was an incentive to go faster.
SportAccord Oyunları'nda daha az etkinlik vardır ve nakit para ödülü daha düşüktür.The SportAccord Games have fewer and smaller events with cash prizes.
Maaşçı ve nakit para için Japonca sözcüklerin bir daralması olarak ortaya çıkar.It is a contraction of the Japanese words for salaryman and cash.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar."Robbers steal $3.7m from bank in Pakistan".
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.In this case, the base money is the electronic central bank reserves and cash.
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.He made 15,000 dollars cash and bought the house that I grew up in.
Çünkü böyle bir halde elde nakit para bulundurmanın anlamı kalmaz.Because then, there's no incentive to be actually holding currency.
Cebinizden nakit para çıkmıyor.No money down.
Piyasada nakit para çok.There is cash out there.
Buraya azıcık nakit para koyalım.Let me actually throw some cash in here.
Diyelim ki bir milyar türk lirası nakit para var.Let's say it has a billion dollars of cash.
Ertesi gün saat 4:04'te, 404$ nakit para olarak verdik.At 4:04 the next day, we gave out $404 in cash.
Banka hesabımda 250000 lira nakit para olduğunu düşünelim. -And let's say that in my bank account right now, let's say I have $250,000 cash.
İnsanlar yine aynı miktarda tasarruf yapıyorlar, cüzdanlarındaki nakit para miktarı aynı.People have the same savings. They have the same amount of money in their wallet.
Örneğin nakit para, bir aktiftir.So for example, cash is an asset.
Nakit para niçin bir aktif kalemidir?Why is cash an asset?
Sonuçta nakit para bir aktiftir.So cash could be an asset.
Nakit para lazım ve hisse senedini satacağım diyelim.Instead of selling it today for a hundred dollars,
Nakit Para BölümüCash Fraction
Söz konusu tedbir, yüzbinlerce insanın nakit para çekmesini önleyecek.The measure will prevent hundreds of thousands of people from withdrawing cash.
Ödeme düğünden önce nakit para, sığır veya diğer maddi servet olarak yapılırdı.Payment was made in cash, cattle, or other material wealth before the wedding.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Er ist bereit, alles für Geld zu tun.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Toutes les pièces sont en argent.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.Or, ce n'est qu'en 2002 que les euros en billets ont été mis en circulation.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Que todos hacen lo que sea por dinero.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Готов пойти на всё ради денег.
Fegelein biraz nakit para ve sahte pasaport ile sivil elbiselerini giymişti.Fegelein tinha dinheiro e forjou o passaporte e também estava usando roupas civis.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Fazem qualquer coisa por dinheiro.
Maaşçı ve nakit para için Japonca sözcüklerin bir daralması olarak ortaya çıkar.É uma contração das palavras japonesas para salaryman e dinheiro.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.Ook Montenegro gebruikt de euro sinds 2002 als wettig betaalmiddel.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Die is in voor alles wat geld oplevert.
On dört kategoriden onunda $5,000 civarında nakit para ödülü verilir.Tevens reikt een jury geldprijzen tot 5000 dollar uit in 14 categorieën.
Banknotlar ve sikkeler (metal para) nakit para kabul edilir.Monety i banknoty można dokupić za prawdziwe pieniądze.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.2002 je euro používáno i jako hotovostní peníze.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.A fizetések készpénzben eszközöltessenek.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Hän tekee mitä tahansa rahasta.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.Käteisvaluuttana markkaa käytettiin kuitenkin aina vuoteen 2002 asti.
Fegelein biraz nakit para ve sahte pasaport ile sivil elbiselerini giymişti.Στην Άνω Δρόπολη φορούσαν φακιόλι και μονέτρα.
Banknotlar ve sikkeler (metal para) nakit para kabul edilir.De omfatter kontanter (sedler og mønter) og kontopenge.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.Gjerningsmennene kom seg unna med 57,4 millioner kroner i ransutbytte.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Segala sesuatunya dia lakukan demi uang.
Banknotlar ve sikkeler (metal para) nakit para kabul edilir.Pajak dan denda dibayarkan dalam uang tunai.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar.もう1人の賊がカウンターに近づき、現金5万1500ドルを奪って逃走した。
Köyün nakit para kaynağı büyük çoğunlukla bu kişilerin emekli maaşına bağlıdır.これらのためにグループの従業員らは年金をほぼ失っている。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.それはすべて金のためだけなのだ。
Pilotlar nakit para için yarıştıkça bu onları hep daha hızlıyı bulmaya teşvik etti.プロレーサーになるべく資金を積み重ねていたが、現在所属しているスポンサーが資金を提供してくれたため、今まで積み重ねていた資金はレースがあるたびに仲間を招待するために使っている。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.什麼事情都用錢來解決。
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.가격은 모두 실제 현금이다.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.יעשה הכול כדי להרוויח כסף.
Nakit para için her şeyi yapmaktadır.Готов е на всичко за пари.
Euro'nun 2002 yılında nakit para olarak tedavüle çıkmasından beridir kullanılmaktadır.V roku 1999 bolo v bezhotovostnom styku nahradené eurom, v roku 2002 aj v styku hotovostnom.