Ana içeriğe geç
Sözlük

nairobi ile cümle

nairobi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld.kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairóbiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmNairobiworld. kgm
Nairobiworld. kgmworld. kgm
Nairobiworld. kgmworld. kgm
Nairobiworld. kgmΝαϊρόμπιworld. kgm
Nairobiworld. kgmНайробиworld. kgm
Nairobiworld. kgmНайробіworld. kgm
Nairobiworld. kgmניירוביworld. kgm
Nairobiworld. kgmنيروبيworld. kgm
Nairobiworld. kgmナイロビworld.kgm
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.Khususnya, pada pandai besi di Kibera, Nairobi, yang melintir batang Landrover menjadi alat pahat dingin.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.Koncentruje się na pewnym kowalu w Kiberze w Nairobi, który zmienia oś Landrovera w przecinak ślusarski.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.U ziet hier een smid in Kibera, Nairobi, die van de aandrijfas van een Landrover een koudbeitel maakt.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.Zde konkrétně se zaměřil na kováře ze slumu Kibera v Nairobi, který z osy Landroveru vyrábí rýč.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.А конкретнее, он следит за кузнецом в Кибере, Найроби, который делает из оси Лэндровэра слесарное зубило.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir, Landrover' ın milini demirci keskisine dönüştürüyor.И по-точно гледа един ковач в Кибера в Найроби, който превръща оста на един ландроувър в студено длето.
Özellikle, incelediği bir demirci Kibera Nairobidedir,Và cụ thể là họ theo giỏi một thợ rèn ở tỉnh Kibera tại Nairobi.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Ahora mismo, Chris y Kevin y Dennis y Dickson y sus amigos nos están mirando en Nairobi, en este momento.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Chiar acum, Chris şi Kevin şi Dennis şi Dickson şi prietenii lor se uită la noi, în Nairobi, chiar acum.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Épp most, Chris és Kevin és Dennis és Dickson és a barátaik néznek minket, Nairobiban, épp most.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Právě teď, Chris a Kevin a Dennis a Dickson a jejich přátelé nás sledují v Nairobi, právě teď.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Proprio ora, Chris e Kevin e Dennis e Dickson e i loro amici ci stanno guardando, da Nairobi, proprio ora.
Şu anda Chris, Kevin, Dennis, Dickson ve onların arkadaşları bizleri şu anda Nairobi'de izliyorlar.Сега, Крис и Кевин, и Денис, и Диксън и техните приятели ни гледат, в Найроби, точно сега.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.그는 3년간을 나이로비에서 노숙자로 지낸 사람입니다. 부모님이 에이즈로 세상을 떠났기 때문이죠.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Cậu đã dành 3 năm sống trên các đường phố ở Nairobi. bởi vì bố mẹ cậu đã mất do AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Dia menghabiskan tiga tahun hidup di jalanan Nairobi karena orangtuanya meninggal akibat AIDS
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Er lebte drei Jahre auf den Straßen in Nairobi, weil seine Eltern an AIDS gestorben waren.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Había pasado tres años en Nairobi viviendo en la calle porque sus padres habían muerto de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Ha passato tre anni a Nairobi vivendo per strada dacché i suoi genitori sono morti di AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Három évig élt Nairobiban az utcán, mert a szülei meghaltak AIDS-ben.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Hij heeft 3 jaar in Nairobi op straat doorgebracht omdat zijn ouders aan AIDS gestorven waren.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Il avait passé trois ans à Nairobi à vivre dans la rue parce que ses parents étaient morts du SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Passou três anos em Nairobi. a viver nas ruas porque os pais tinham morrido de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Steven a petrecut trei ani în Nairobi locuind pe străzi pentru că părinţii lui au murit de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Strávil tri roky na ulici v Nairobi, lebo jeho rodičia zomreli na AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Strávil tři rok žitím na ulicích Nairobi, protože jeho rodiče zemřeli na AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Για τρία χρόνια στο Ναϊρόμπι ζούσε στο δρόμο, επειδή οι γονείς του είχαν πεθάνει από AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Он прожил три года в Найроби на улице, так как его родители умерли от СПИДа.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Прекарал е три години в Найроби, живял е на улицата, защото родителите му са починали от СПИН.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.הוא גר 3 שנים ברחובות ניירובי כי הוריו מתו מאיידס.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.والذي قضى 3 سنوات في نيروبي يقطن في الطرقات لان والديه قضيا نحبهما بسبب مرض الايدز
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.両親をエイズで亡くしたからです でも学校に帰ってきました
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Depois percebi que era o primeiro dia de Julius em Nairobi. Ele era um entre muitos outros.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Después descubrí que este era el primer día de Julius en Nairobi, y el es uno de muchos.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Dowiedziałem się później, że to był pierwszy dzień Juliusa w Nairobi. A jest jednym z wielu.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Et j'ai découvert plus tard que c'était le premier jour de Julius à Nairobi, et ils sont nombreux comme lui.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Ik ontdekte later dat het Julius' eerste dag in Nairobi was. Hij is een van de velen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Később tudtam meg, hogy ez volt Julius első napja Nairobiban, és nem ő az egyetlen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.나중에서야 그 날 쥴리우스가 나이로비에 처음 왔다는 사실을 알게 되었습니다. 그런 식으로 나이로비로 온 수많은 사람들 중 하나였던 것이죠.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Mai târziu am aflat că era prima zi a lui Julius în Nairobi și sunt mulți ca el.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Più tardi ho scoperto che era il primo giorno di Julius a Nairobi, e lui è uno dei tanti.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Sau đó tôi phát hiện ra đó là ngày đầu tiên của Julius ở Nairobi, và anh ta là một trong số nhiều người khác
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.Und ich habe später herausgefunden, dass das Julius" erster Tag in Nairobi war und da ist er einer von vielen.
Ve daha sonra fark ettim ki o gün Julius'un Nairobi'deki ilk günüydü ve Julius nicesinden biri.По-късно открих, че това е бил първият ден на Джулиъс в Найроби, и той е един от мнозина.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod