Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Donc, c'est un autre moyen avec lequel quelque chose qui est plutôt positif, peut avoir un mauvais rebond.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Este é outro exemplo de como uma coisa positiva pode ter um efeito pernicioso.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Iată altă modalitate în care ceva pozitiv poate avea consecinţe mai puţin plăcute.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Ily módon megint csak egy meglehetősen pozitív dolognak lehet csúnya hátulütője.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Inilah satu bukti lagi bahwa sesuatu yang positif bisa berakibat negatif.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.I to jest kolejny sposób w jaki coś całkiem pozytywnego może się odbić w przykry sposób.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.이처럼 상당히 긍정적인 것이 고약한 부작용을 낳을 수 있는 겁니다.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Questo è un altro esempio in cui qualcosa che è abbastanza positivo può avere delle implicazioni spiacevoli.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Så det er endnu en måde hvorpå noget, der er ret positivt, samtidig kan være ret modbydeligt.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Takže niečo veľmi pozitívne, sa môže obrátiť proti nám.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Tämä on siis eräs tapa, jossa melko positiivisella asialla on ikävä sivumaku.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.To je še en način, kako nekaj precej pozitivnega grdo udari nazaj.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Vì vậy, có một cách mà trong đó một sự việc khả quan có thể trở nên tồi tệ vô cùng.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Αυτή είναι μια ακόμη περίπτωση που κάτι μάλλον θετικό μπορεί να καταλήξει να έχει άσχημες επιπτώσεις.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Така, че това е още един начин, при който нещо доста позитивно може да има неприятни последствия.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Це - черговий випадок, коли щось позитивне може вилізти боком.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.Это ещё один пример того, как что-то с положительными чертами может иметь ужасный эффект.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.כך שזאת דרך נוספת שבה משהו שהינו חיובי למדי יכול להביא לתגובת נגד נבזית.
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.اذاً فهذه طريقة اخرى يمكن ان ينتج عن الامر الايجابي ردة فعل سيئة
Yani bu aslında oldukça olumlu olan bir şeyin nahoş bir ters tepkisinin olduğu durum.ひどい反作用がある例です 私達が 今まで以上に職業や 地位を気にするのは
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.A Térach žil sedemdesiat rokov a splodil Abrama, Náchora a Hárana.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Còn Tha-rê được bảy mươi tuổi, sanh Áp-ram, Na-cô và Ha-ran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Còn_Tha - rê được bảy mươi tuổi , sanh Áp - ram , Na-cô và Ha-ran .
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Cuando Taré tenía 70 años, engendró a Abram, a Nacor y a Harán
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Da Tara havde levet 70 År, avlede han Abram, Nakor og Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Da Tarah var sytti år gammel, fikk han sønnene Abram, Nakor og Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.I żył Tare siedemdziesiąt lat, i spłodził Abrama, Nachora i Harana.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.데라는 칠십세에 아브람과 나홀과 하란을 낳았더라
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Kun Terah oli seitsemänkymmenen vuoden vanha, syntyivät hänelle Abram, Naahor ja Haaran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.La vîrsta de şaptezeci de ani, Terah a născut pe Avram, pe Nahor şi pe Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.När Tera var sjuttio år gammal, födde han Abram, Nahor och Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Setelah Terah berumur 70 tahun, ia mendapat tiga anak laki-laki, yaitu Abram, Nahor dan Haran
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Térach, âgé de soixante-dix ans, engendra Abram, Nachor et Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Terach aveva settant'anni quando generò Abram, Nacor e Aran
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Terah pa je živel sedemdeset let, ko je rodil Abrama, Nahorja in Harana.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Tera viveu setenta anos, e gerou a Abrão, a Naor e a Harã.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Tharah war siebzig Jahre alt und zeugte Abram, Nahor und Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Tháré pedig hetven esztendõs vala, és nemzé Ábrámot, Nákhort, Háránt.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Toen Terah 70 was, kreeg hij drie zonen: Abram, Nahor en Haran.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Živ pak byl Táre sedmdesáte let, a zplodil Abrama, Náchora a Hárana.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Και εζησεν ο Θαρα εβδομηκοντα ετη, και εγεννησε τον Αβραμ, τον Ναχωρ, και τον Αρραν.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Тара живя седемдесет години и роди Аврама, Нахора и Арана.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.Фарра жил семьдесят лет и родил Аврама, Нахораи Арана.
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.ויחי תרח שבעים שנה ויולד את אברם את נחור ואת הרן׃
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.وعاش تارح سبعين سنة وولد ابرام وناحور وهاران
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.他 拉 活 到 七 十 歲 、 生 了 亞 伯 蘭 、 拿 鶴 、 哈 蘭
Yetmiş yaşından sonra Terahın Avram, Nahor ve Haran adlı oğulları oldu.他 拉 活到 七十 歲 、 生 了 亞伯蘭 、 拿鶴 、 哈蘭