nabzı ile cümle
nabzı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Düzenli bir nabzın var.You have a regular pulse.
Doktor onun nabzını ölçtü.The doctor felt his pulse.
Doktor nabzıma baktı.The doctor felt my pulse.
Senin nabzın normal.Your pulse is normal.
Onun nabzı yavaş atar.His pulse beats slow.
Düzensiz bir nabzım var.I have an irregular pulse.
Benim nabzım hızlı.My pulse is fast.
Nabzım hızlı.My pulse is fast.
Benim nabzım yavaş.My pulse is slow.
Doktor nabzımı ölçtü.The doctor took my pulse.
Doktor hastanın nabzını kontrol etti.The doctor checked the patient's pulse.
Hastanın hiç nabzı yok.The patient has no pulse.
Tom'un nabzını ölçtüm.I checked Tom's pulse.
Tom Mary'nin nabzını kontrol etti.Tom checked Mary's pulse.
Tom gerçekten kötü. Onun nabzını güçlükle hissedebiliyorum.Tom's really bad. I can barely feel his pulse.
Tom'un nabzı zayıf.Tom's pulse is weak.
Tom'un nabzı çok zayıf.Tom's pulse is very weak.
Tom'un nabzı güçlü.Tom's pulse is strong.
Tom'un nabzı hâlâ güçlü.Tom's pulse is still strong.
Tom'un nabzı yavaş.Tom's pulse is slow.
Tom'un nabzı hızlı atıyor.Tom's pulse is racing.
Tom'un nabzı normal.Tom's pulse is normal.
Tom'un nabzı düşük.Tom's pulse is low.
Tom'un nabzı hızlı.Tom's pulse is fast.
Tom iyi görünüyor. Onun nabzı ve nefesi normal.Tom seems all right. His pulse and breathing are normal.
Doktor yardımcısı hastanın nabzını kontrol etti.The paramedic checked Tom's pulse.
Hemşire Tom'un nabzını ölçtü.The nurse checked Tom's pulse.
Nabzını kontrol edeyim.Let me check your pulse.
Tom'un nabzını kontrol et.Check Tom's pulse.
Tom'un nabzını tekrar kontrol et.Check Tom's pulse again.
Tom'un nabzı daha hızlı atıyor.Tom's pulse beat faster.
Nabzını ölçmem gerekiyor.I need to take your pulse.
Doktor, hastanın nabzının biraz hızlı olduğunu düşündü.The doctor thought that the patient's pulse was a little fast.
Onun normal nabzı var mı?Does he have a normal pulse?
Nabzı var mı?Does it have a pulse?
Fadıl, hayatta olup olmadığını görmek için Dania'nın nabzını kontrol etti.Fadil checked Dania's pulse to see whether she was alive or not.
Tom, onun hayatta olup olmadığını görmek için Mary'nin nabzını kontrol etti.Tom checked Mary's pulse to see whether she was alive or not.
Tom hâlâ onun hayatta olup olmadığını görmek için Mary'nin nabzını kontrol etti.Tom checked Mary's pulse to see if she was still alive.
Benim nabzım düşük.My pulse is low.
Nabzım zayıf.My pulse is weak.
Tom'un nabzı geri geldi.Tom's pulse came back.
Tom'un nabzı tekrar atmaya başladı.Tom's pulse came back.
Ölçülebilir bir uzunluğu(ışık nabzı) olan gerçek bir fiziksel işaret farklı bir hızda ilerler.An actual physical signal with a finite extent (a pulse of light) travels at a different speed.
Bu işlem onu hayatta tutsa da nabzı atmamakta ve yaşlanmamaktadır.This keeps her alive, but leaves her without a pulse and unable to age.
Doktor, nabzı düşüyor.We're losing the pulse!
Ancak bu adam ölü değil. Nabzı yok, nefes almıyor, kalbi de atmıyor.He's no pulse, he's not breathing, and heart is not beating at all.
Nabzına bak.All right, hold it up. Hold it up. Move!
Artık günümüzde nabzınızı ölçebilen aynalar bile var.There's even mirrors today that can pick up your pulse rate.
Eğer nabzı yüksek tutmazsak, ... ... başarılı olamazsak, ... sayılarını arttıracak.If we take the pressure off If we are not successful He is going to be growing his numbers
Artan nabzın azaltılmasına!FOR Calming of the tensions!
Anket, Kosova'da halkın nabzını tuttuSurvey measures public pulse in Kosovo
UNDP raporunda Kosova kamuoyunun nabzı tutuluyorUNDP report taps Kosovo public opinion
FMV, üç sanat galerisiyle de sanat hayatının nabzını tutuyor.FMV is known for its work in art with its three art galleries.
Nabzı ölçmek için bir su saati kullandı.To measure this pulse, he made use of a water clock.
Mısırlı doktorlar nabzın varlığından ve kalple olan bağlantısından haberdardı.Egyptian physicians were aware of the existence of the pulse and its connection to the heart.
Nabzın düzenli atıyor.Dein Puls ist regelmäßig.
Ateş nabzı yükseltir.Fieber erhöht den Puls.
Benim nabzım yavaş.Mi pulso está bajo.
Herkesin nabzına göre şerbet verir.Ad ognuna è stato asportato il fegato.
Nabzın düzenli atıyor.У тебя ровный пульс.
İlgili Sayfalar