Ana içeriğe geç
Sözlük

naber ile cümle

naber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hey sen, naber?Hey du, was machst du?
Hey sen, naber?Hola, ¿qué está pasando?
Hey sen, naber?Này anh, mọi thứ sao rồi?
Hey sen, naber?Salut, qu'est-ce que tu fais?
Hey sen, naber?Здравей, как си?
Hey sen, naber?Приветик, ты там как?
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.Csak azt szeretném mondani, hogy rövidebb büntetést kaptunk.
Naber, adamımBarusan apa itu?
Naber, adamımCare-i treaba, omule?
Naber, adamımChuyện gì đây?
Naber, adamımCo je, chlape?!
Naber, adamımČo sa deje chlape?!
Naber, adamımCo tam stary?!
Naber, adamım Hafta başına bir grup kabul ediyorlar buraya, o yüzden...Sprejmejo samo eno skupino na teden,....
Naber, adamım(Qu'est-ce qui se passe mec ?)
Naber, adamımWas geht, Mann?!
Naber, adamımWhat's up, man?!
Naber, adamımWhat's up, man?
Naber, adamımWhat's up, man?!
Naber, adamımWhat's up, man?!
Naber, adamımΤί γίνεται φίλε μου!?
Naber, adamımЧто творишь, дружище?
Naber Lil?Sao rồi, Lil?
- Naber? Nasýlsýn? - Eyvallah.Θα έπρεπε να σκουπίσεις το μαγαζί.
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.Ik wil gewoon zeggen... dat ze ons een kortere straf gegeven hebben.
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.여보세요, 그냥 형이 짧아졌다는걸 말하고 싶었어요
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.הי. רק רציתי לומר שהם .קיצרו לנו את עונשי המאסר
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.مرحبا،أردتُ القول فقط بأنهم أعطونا جملة مختصرة
Naber. Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.控訴したから1年が 8ヶ月に減った
- Naber Simay?Κατά τη γνώμη μου είσαι πιο όμορφος από αυτόν.
- Naber Simay?Не ме разбираш.
- Naber? Ýyisin kardeţim? - Ýyiyim sađ ol abi.Gülten abla.
- Naber? Ýyisin kardeţim? - Ýyiyim sađ ol abi.Γκιουλτέν..
- Naber? Ýyisin kardeţim? - Ýyiyim sađ ol abi.Како Гюлтен.
Reggie, naber?Hey Reggie, come va?
Reggie, naber?Salut Reggie, quoi de neuf?
Reggie, naber? Vay Seksi. Sen nasılsın?ジェイ・コブが恋しいよ そう?
Reggie, naber? Vay Seksi.Έι, Ρέτζι, τι κάνεις; Γεια σου Σέξυ.
Şans işte, sanırım. Reggie, naber?Glück würde ich sagen.
Şans işte, sanırım. Reggie, naber?Наверное, ты просто счастливчик.
Selam Çocuk! Naber? O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?Dis bonjour aux O.G.M. !
Selam Çocuk! Naber? O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?얘들아! 안녕? 저런 건강한 야채들을 먹는 것이 싫지?
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Bună -- dar în acelaşi timp îi şi pot auzi, şi pot transmite această informaţie celor vii.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Ehilà!" -- ma che possono anche udirli, e che possono riferire le loro informazioni ai vivi.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hallo, Sie -- sondern die Toten auch hören, und diese Botschaften den Lebenden zurückmelden können.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.-- Hei vaan -- mutta he myös kuulevat kuolleiden puhuvan, ja he välittävät tämän tiedon takaisin eläville.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Hejsan -- men de kan också höra de döda, och de kan vidarebefodra denna information till de levande.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.¡Hola a todos! Sino que también pueden escucharlos y pasarles esa información a los que están vivos.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Jak się masz! Ale także ich słyszą i mogą przekazać informacje żyjącym.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.여보세요~ -- 또한 죽은 사람의 목소리를 들을 수 있다고요. 그리고 들은 이야기를 산 사람들에게 전할 수 있다고요.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar."Nazdárek!" ale že jsou jim schopni i naslouchat a získané informace předávat živým.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Üdvözlöm -- de hallják is a holtakat, és ezt az információt közvetíteni tudják az élőknek.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.Xin chào -- mà họ còn có thể nghe người đã mất nói, và chuyển thông tin này lại cho người còn sống.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.- Здравейте вие там! но те също чуват мъртвите и могат да предадат тази информация обратно към живите.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.שלום שם - אבל הם גם מסוגלים לשמוע את המתים, והם יכולים לשדר את המידע חזרה אל החיים.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.مرحبا، هناك -- ولكن يمكن سماع الأموات كذلك، وأنها يمكن تتبع هذه المعلومات مرة أخرى إلى الحياة.
Selam, naber -- ölüleri duyabildiklerini ve bu bilgiyi biz ölümlülere aktarabildiklerine de inanırlar.死者が話すことも聞けるし 聞いたことを 生きている人に伝えることもできるというんです 本当でしょうか
Senden naber, Balzac?A co ty, Balzacu?
Senden naber, Balzac?Kaj pa ti Balzac?
Senden naber, Balzac?Làm thế nào về bạn, Balzac?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod