Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Men Skarerne sagde: "Det er Profeten Jesus fra Nazareth i Galilæa."
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Niin kansa sanoi: "Tämä on se profeetta, Jeesus, Galilean Nasaretista".
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Och folket sade: »Det är Jesus, profeten, från Nasaret i Galileen.»
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Y las multitudes decían: --Éste es Jesús el profeta, de Nazaret de Galilea
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Zástupové pak pravili: Toto jest ten Ježíš, prorok od Nazarétu Galilejského.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Οι δε οχλοι ελεγον Ουτος ειναι Ιησους ο προφητης ο απο Ναζαρετ της Γαλιλαιας.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.А народът казваше: Той е пророкът Исус, Който е от Назарет Галилейски.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же говорил: Сей есть Иисус, Пророк из Назарета Галилейского.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.Народ же казав: Се Ісус, пророк із Назарета Галилейського.
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.ויאמרו המני העם זה הוא הנביא ישוע מנצרת אשר בגליל׃
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.فقالت الجموع هذا يسوع النبي الذي من ناصرة الجليل
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾 人 說 、 這 是 加 利 利 拿 撒 勒 的 先 知 耶 穌
Kalabalıklar, ‹‹Bu, Celilenin Nasıra Kentinden Peygamber İsadır›› diyordu.眾人說 、 這是 加利利 拿撒勒 的 先知 耶穌
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.(94:8) „не ожесточите сердца вашего, как в Мериве, как в день искушения в пустыне,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Älkää paaduttako sydäntänne, niinkuin Meribassa, niinkuin Massan päivänä erämaassa,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Ascoltate oggi la sua voce: «Non indurite il cuore, come a Meriba, come nel giorno di Massa nel deserto
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Chớ cứng lòng như tại Mê-ri-ba , Như nhằm ngày Ma-sa trong đồng vắng ,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Chớ cứng lòng như tại Mê-ri-ba, Như nhằm ngày Ma-sa trong đồng vắng,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Forhærder ej eders Hjerte som ved Meriba, som dengang ved Massa i Ørkenen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Forherd ikke eders hjerte, likesom ved Meriba, likesom på Massadagen i ørkenen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."Jangan keras kepala seperti leluhurmu di Meriba, seperti waktu mereka di Masa, di padang gurun
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.이르시기를 너희는 므리바에서와 같이 또 광야 맛사의 날과 같이 너희 마음을 강퍅하게 말지어다
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Não endureçais o vosso coração como em Meribá, como no dia de Massá no deserto,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Ne keményítsétek meg a ti szíveteket, mint Meribáhnál, mint Maszszáh napján a pusztában:
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.N`endurcissez pas votre coeur, comme à Meriba, Comme à la journée de Massa, dans le désert,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.nezatvrdzujte svojho srdca jako v Meríbe, jako v deň pokušenia na púšti,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Nezatvrzujte srdce svého, jako při popuzení, a v den pokušení na poušti,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Nie zatwardzajcież serca swego, jako w Meryba, a jako czasu kuszenia na puszczy.
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın."no endurezcáis vuestros corazones como en Meriba; como el día de Masá, en el desierto
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.,,Nu vă împetriţi inima, ca la Meriba, ca în ziua dela Masa, în pustie,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.O att I villen i dag höra hans röst! Förhärden icke edra hjärtan såsom i Meriba, såsom på Massas dag i öknen,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.so verstocket euer Herz nicht, wie zu Meriba geschah, wie zu Massa in der Wüste,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Wees niet koppig, zoals de mensen bij Massa en Mériba, indertijd in de woestijn.
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.μη σκληρυνητε την καρδιαν σας, ως εν τω παροργισμω, ως εν τη ημερα του πειρασμου εν τη ερημω
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.Не закоравявайте сърцата си както в Мерива. Както в деня, когато Ме изпитахте в пустинята,
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.אל תקשו לבבכם כמריבה כיום מסה במדבר׃
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.فلا تقسّوا قلوبكم كما في مريبة مثل يوم مسة في البرية
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像 當 日 在 米 利 巴 、 就 是 在 曠 野 的 瑪 撒
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像當 日 在 米利巴 、 就是 在 曠野 的 瑪撒
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.a opustiac Nazaret prišiel a býval v Kafarnaume, ktoré leží pri mori, v krajoch Zabulona a Neftalima,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.A opustiv Nazarét, přišed, bydlil v Kafarnaum za mořem, v krajinách Zabulon a Neftalím,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.A părăsit Nazaretul, şi a venit de a locuit în Capernaum, lîngă mare, în ţinutul lui Zabulon şi Neftali,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.e, deixando Nazaré, foi habitar em Cafarnaum, cidade marítima, nos confins de Zabulom e Naftali;
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.e, lasciata Nazaret, venne ad abitare a Cafarnao, presso il mare, nel territorio di Zàbulon e di Nèftali
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.És odahagyva Názáretet, elméne és lakozék a tengerparti Kapernaumban, a Zebulon és Naftali határain;
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Ia meninggalkan Nazaret, lalu tinggal di Kapernaum di pinggir Danau Galilea di daerah Zebulon dan Naftali
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.In zapustivši Nazaret, pride in se nastani v Kafarnavmu pri morju, v pokrajinah Zabulona in Neftalima,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Ja hän jätti Nasaretin ja meni asumaan Kapernaumiin, joka on meren rannalla, Sebulonin ja Naftalin alueella;
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.나사렛을 떠나 스불론과 납달리 지경 해변에 있는 가버나움에 가서 사시니
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Ngài bỏ thành Na-xa-rét mà đến ở thành Ca-bê-na-um, gần mé biển, giáp địa phận xứ Sa-bu-lôn cùng xứ Nép-ta-li,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Og han forlod Nazareth og kom og tog Bolig i Kapernaum, som ligger ved Søen, i Sebulons og Nafthalis Egne,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Og han forlot Nasaret og kom og tok bolig i Kapernaum ved sjøen, i Sebulons og Naftalis landemerker,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.Y habiendo dejado Nazaret, fue y habitó en Capernaúm, ciudad junto al mar en la región de Zabulón y Neftalí
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.и, оставив Назарет, пришел и поселился в Капернауме приморском, в пределах Завулоновых и Неффалимовых,
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.і, покинувши Назарет, пійшов і пробував у Капернауміу що при морю, у гряницях Завулона та Нефталима:
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.ויעזב את נצרת ויבא וישב בכפר נחום אשר על שפת הים בגבול זבלון ונפתלי׃
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.وترك الناصرة واتى فسكن في كفرناحوم التي عند البحر في تخوم زبولون ونفتاليم.
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.後 又 離 開 拿 撒 勒 、 往 迦 百 農 去 、 就 住 在 那 裡 . 那 地 去 方 靠 海 、 在 西 布 倫 和 拿 弗 他 利 的 邊 界 上
Nasıradan ayrılarak Zevulun ve Naftali yöresinde, Celile Gölü kıyısında bulunan Kefarnahuma yerleşti.後 又 離開 拿撒勒 、 往迦 百 農 去 、 就 住在 那 裡 . 那 地 去 方 靠海 、 在 西 布倫 和 拿弗他利 的 邊界 上
‹‹ ‹Nasıralı İsa burayı yıkacak, Musanın bize emanet ettiği töreleri de değiştirecek› dediğini duyduk.››그의 말에 이 나사렛 예수가 이곳을 헐고 또 모세가 우리에게 전하여 준 규례를 고치겠다 함을 우리가 들었노라 하거늘