McDonald's'taki kahvaltı nasıldır?How's the breakfast at McDonald's?
Tekrarlanmış bir cümleyi nasıl silebilirim?How can I delete a repeated sentence?
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.Don't look for how to do it, find out how not to prevent yourself.
Kulağa nasıl geliyor?How does that sound?
Uzmanımızdan işleri nasıl kontrol altında tutacağını öğren.Learn how to keep things in control from our expert.
Nasıl sessiz kalacağını bilmeyen biri nasıl konuşacağını da bilmez.He who does not know how to remain silent, does not know how to speak either.
Osaka'ya nasıl gideceksin?How will you go to Osaka?
Evin nasıl bir şey?What is your house like?
Eğer kendinle barışamıyorsan, bir başkasıyla nasıl barışacaksın?If you can't make peace with yourself, how are you going to make peace with anyone else?
Olduğun yerde hava nasıl?What's the weather like where you are?
O iş nasıl gidiyor?How's that business going?
Nasılsın, canım?How are you, my dear?
Nasılsın, tatlım?How are you, sweetie?
İngilizcede nasıl "yuri" dersiniz?How do you say "yuri" in English?
Keman çalmayı nasıl öğrendin?How did you learn how to play the violin?
Trafik kazası nasıl oldu?How did the traffic accident happen?
Onu nasıl yaptığın önemli değil, sonuçlar aynı olacak.No matter how you do it, the results will be the same.
Nasıl golf oynayacağımı hiç bilmiyorum.I don't know how to play golf at all.
Nasıl golf oynanacağı hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about how to play golf.
Benim hakkımda nasıl hissediyorsun?How do you feel about me?
O adama nasıl katlanabildiğini bilmiyorum.I don't know how can you stand that guy.
Onun nasıl hissettiğini asla bilmeyeceğiz.We will never know how he's feeling.
Evlilik planlamanın nasıl gittiğini duymak istiyorum!I would love to hear about how your wedding planning is going!
Affedersiniz, Downing sokağına buradan nasıl ulaşırım?Pardon me, how do I get to Downing Street from here?
Bunu nasıl yaptığımı bilmiyorum. Önemli olan onu yapmış olmam.I don't know how I did it. The important thing is that I did it.
Bu kelimenin nasıl hecelendiğini söyleyebilirmisin?Would you please tell me how to spell that word?
Noel'i nasıl geçirdin?How did you spend Christmas?
Tek bir çocuk olmak nasıl bir duygu?How does it feel to be an only child?
Nasıl piyano çalacağınızı biliyor musunuz?Do you know how to play the piano?
Bana haşlanmış yumurtayı nasıl pişireceğini bilmediğini mi söylüyorsun?Are you telling me you don't know how to cook hard-boiled eggs?
"Nasılsınız, James?" "İyiyim, sorduğun için teşekkürler. Tanıştığıma memnun oldum.""How do you do, James?" "Fine, thanks for asking. Nice to meet you."
Bunu nasıl yaptığımı dikkatle izle. Gördün mü?Watch carefully how I do it. Did you see it?
Nasıl çalıştığını görüyorum.I see how you study.
Her şeyden önce, oraya nasıl vardığını bana anlatmanı istiyorum.First of all, I want you to tell me how did you get there.
Nasıl isterseniz!As you wish.
Sırası gelmişken, Mike, evine nasıl gideceğimi lütfen bana söyler misin?By the way, Mike, please tell me how to get to your house.
Yeni dairen nasıl?How is your new flat?
Beni nasıl buldun?How did you find me?
Beni nasıl buldunuz?How did you find me?
Onun nasıl giyindiğine dikkat etmedim.I didn't notice how she was dressed.
Sen hayvanları nasıl sınıflandıracaksın?How will you sort the animals?
Nasıl hokkabazlık yapılacağını biliyor musun?Do you know how to juggle?
Ağzında sigarayla konuşmayı nasıl beceriyor anlamıyorum.I don't understand how he can speak with a cigarette in his mouth.
Ağzından sigarayı çıkarmadan nasıl konuşabildiğini bilmiyorum.I don't know how he can speak without taking the cigarette out of his mouth.
Bu gizemin nasıl çözüleceğini biliyor musun?Do you know how to solve this mystery?
Bana bu makinenin nasıl kullanılacağını öğreten Bay Smith idi.It was Mr. Smith that taught me how to use that machine.
Merhaba. Size nasıl yardım edebilirim?Hello. How can I help you?
Herkes bana renk körü olmanın nasıl bir şey olduğunu soruyor.Everyone asks me what it's like to be colour-blind.
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsun.You know very well how it happened.
Onun nasıl meydana geldiğini gayet iyi biliyorsunuz.You know very well how it happened.
"Siz Bay Ogawa'sınız, değil mi?" "Evet, benim. Size nasıl yardımcı olabilirim?""You're Mr. Ogawa, aren't you?" "Yes, I am. How can I help you?"
Annem bana miso çorbasının nasıl yapılacağını öğretti.My mother taught me how to make miso soup.
O, babasının nasıl olduğunu sordu.She asked how his father was.
Tom senin nasıl hissettiğini anladığını söyledi.Tom said he understood how you were feeling.
Onu nasıl bulacağız?How do we find it?
Tom'un evine nasıl gidileceğini biliyor musun?Do you know how to get to Tom's house?
Onu nasıl yapacağımı hatırlayamıyorum.I can't remember how to do it.
Ne kadar çok denersem deneyeyim onu nasıl yapacağımı hatırlayamıyorum.No matter how hard I try, I can't remember how to do it.
Sonunda onu nasıl yapacağını keşfetti.He finally found out how to make it.
O, kelimeyi nasıl hecelersin?How do you spell that word?