Tom nasıl yüzeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to swim.
Tom Fransızcada söylemek istediğini nasıl söyleyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to say what he wants to say in French.
Tom ismimi doğru dürüst nasıl telaffuz edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to pronounce my name properly.
Tom nasıl bas gitar çalacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play the bass guitar.
Tom nasıl poker oynayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play poker.
Tom nasıl golf oynayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to play golf.
Tom, bunu nasıl yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to do that.
Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.Tom doesn't know how things turned out this way.
Tom bir çim biçme makinesini bile nasıl başlatacağını bilmiyor.Tom doesn't even know how to start a lawn mower.
Tom oraya nasıl gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say how he was planning to get there.
Tom o zaman bir bisiklete nasıl bineceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to ride a bicycle at that time.
Tom Fransızcada teşekkürlerini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express his thanks in French.
Tom kendini nasıl iyi ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express himself well.
Tom doğru soruyu nasıl soracağını bilmiyordu.Tom didn't know how to ask the right question.
Tom soruya nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer the question.
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini bulamadı.Tom couldn't figure out how to solve the puzzle.
Tom JPEG dosyaları nasıl ihraç edeceğini bulamadı.Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Tom JPEG dosyalarını nasıl dışa aktaracağını çözemedi.Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Tom onu nasıl yapacağını anlayamadı.Tom couldn't figure out how to do it.
Tom, nasıl başlayacağına için karar veremedi.Tom couldn't decide how to begin.
Tom kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.Tom can't remember how to use the shredder.
Tom başvuru formunu nasıl dolduracağını anlayamıyor.Tom can't figure out how to fill out this application form.
Tom, ismimi nasıl heceleyeceğini asla hatırlayamaz.Tom can never remember how to spell my name.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Doktor Tom'a nasıl bir acı hissettiğini sordu.The doctor asked Tom what the pain felt like.
Keşke Tom'u nasıl mutlu edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to make Tom happy.
Keşke Tom'u kalması için nasıl ikna edebileceğimi çözebilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to stay.
Keşke bize yardım etmesi için Tom'u nasıl ikna edeceğimi bulabilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to help us.
Tom'un güzel şekilde Fransızcayı nasıl konuşacağına eğilimli olduğundan şüphe ediyorum.I doubt that Tom will ever learn how to speak French properly.
Tom yangını nasıl başlattı?How did Tom start the fire?
Bu uygulamanın nasıl kullanılacağını Tom'a gösterir misin?Could you show Tom how to use this application?
Tom Mary'nin nasıl geçineceği hakkında endişe ediyor.Tom worries about how Mary will make ends meet.
Tom Mary'ye nasıl yüzeceğini öğretti.Tom taught Mary how to swim.
Tom Mary'ye piyanonun nasıl çalındığını öğretti.Tom taught Mary how to play the piano.
Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary how to use the washing machine.
Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom onu nasıl yapacağını Mary'ye sormalı.Tom should ask Mary how to do it.
Tom Mary'yi nasıl mutlu edeceğini bilir.Tom knows how to make Mary happy.
Tom Mary ile nasıl geçinileceğini biliyor.Tom knows how to get on Mary's good side.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini tam olarak bilir.Tom knows exactly how Mary feels.
Tom Mary'nin nasıl olduğunu bilmek için endişeli.Tom is anxious to know how Mary is.
Tom Mary'nin sonunda nasıl Boston'da olduğu hakkında bir fikri yok.Tom has no idea how Mary ended up in Boston.
Tom Mary'ye çoktan seçmeli testleri nasıl geçeği konusunda biraz tavsiye verdi.Tom gave Mary some advice on how to pass multiple-choice tests.
Tom Mary'e bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak anlattı.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom Mary'nin nasıl biri olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what Mary is like.
Tom Mary'nin evine nasıl gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to get to Mary's house.
Tom Mary'nin yarın okula nasıl gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary will get to school tomorrow.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
Tom Mary'nin nasıl giydiğini umursamıyor.Tom doesn't care how Mary dresses.
Tom Mary'nin nasıl giyindiğini fark etmedi.Tom didn't notice how Mary was dressed.
Tom Mary'nin sorusuna nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer Mary's question.
Tom Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.Tom can't get over how Mary treated him.
Tom Mary'ye o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom Marry'e, o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom Mary'den ona valsin nasıl yapılacağını öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to do the waltz.
Tom Mary'den vize için nasıl başvurulacağını öğrenmesini rica etti.Tom asked Mary to find out how to apply for a visa.
Tom Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to play that song on the flute.
Tom Mary'ye nasıl örgü öreceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to knit.
Tom Mary'ye onun evine nasıl gideceğini sordu.Tom asked Mary how to get to her house.