Ana içeriğe geç
Sözlük

nüfusun ile cümle

nüfusun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Seattle'da yaşayan nüfusun %12'si 65 yaşın üzerindedir.في جودبور، 14 في المئة من السكان تقل أعمارهم عن ست سنوات من العمر.
1831 yılında yapılan nüfus sayımına göre köy nüfusunun tamamı Müslüman'dır (Türk'tür).وفقًا لتعداد السكان الخاص بعام 1831 ميلاديًا فإن جميع السكان كانوا مسلمين أتراك.
Nüfusun ortanca yaşı 31,4'tür.بلغ العمر الوسطي للسكان 31.4 عاماً.
Nüfusun %84,2'si Fince ve %13,9'u İsveççe ile birlikte iki dilde konuşmaktadır.البلدية ثنائية اللغة فيتحدث حاليا 84.2 ٪ الفنلندية و 13.9 ٪ السويدية.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.ويعمل غالبية اللاجئين الذين يقطنون في المخيم في مصانع سبينة.
Nüfusun yıllara göre dağılımı Soğuksu'da doğa, değişik biçimlere girerek görsel güzellikler sergilemiştir.بحلول العصر الفحمي، كانت الغمديات تملك بالفعل تنوعاً في أشكالها.
2001 nüfus sayımlarına göre 41,869 kişilik nüfusunun %90.51'i Hırvat'tır.خلال تعداد عام 2001 كان سكانها 41869 نسمة، منهم 90،51٪ من الكروات.
Ancak yetişkinliğe ulaşmak güçtü, nüfusun üçte biri çocuk yaşlarda ölüyordu.تلك البلدة كانت تواجه وفيات عالية من الأطفال الرضع، حيث مات ثلث الأطفال المولودين في غضون أربعة أيام.
Nüfusun %2'si ise Hristiyan'dır.وينتمي حوالي 2% من السكان إلى جماعات مسيحية أخرى.
Yahudi nüfusunun ağırlıklı olduğu şehirler arasında Berlin, Frankfurt ve Münih bulunmaktadır.المدن الكبرى التي فيها اعداد معتبرة من اليهود هي برلين، فرانكفورت وميونخ.
Takım adaların nüfusunun yaklaşık %40'ı Grand Canaria'da yaşamaktadır.ويعيش حوالي 11% من سكان كندا في مونتريال الكبرى.
Bu türün yaşam sahasının büyük kısmı, artan insan nüfusunun etkisi altındadır.أغلب أسباب النفوق في الوقت الحالي يقف ورائها البشر.
Çalışmalardaki tahminlere göre ABD nüfusunun %3-6 kadarı hiperseksüeldir.لكن التقديرات لهذا المرض تتراوح من 3% حتى 6% من عدد سكان الولايات المتحدة على سبيل المثال.
Bu ticaretin zirve noktasında, pek çok adanın erkek nüfusunun yarısından fazlası adalar dışında çalışmaktaydı.وفي أقصى تقديراته، وصل هذا التعاقد إلى أكثر من نصف البالغين من الذكور من سكان بعض الجزر.
ABD dünya nüfusunun %4'üne sahipken karbondioksit üretiminin %25'ini gerçekleştirmektedir.أي أن 4% من سكان العالم يستهلكون نحو 25% من الإنتاج العالمي للبترول.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.يعود النمو السكاني الكندي للهجرة وإلى حد أقل إلى النمو الطبيعي.
Amerikan Yerlileri nüfusun % 11.3'ünü oluşturur.حساب الهنود الحمر لمدة 13% من عدد السكان الحالي.
Kavaratti nüfusunun %12'si 7 yaşın altındadır.في كاترا, 14% من عدد السكان هو تحت عمر 6 سنوات.
Bu nüfusun %69,7'si şehirlerde yaşamaktadır (2016).96.1 ٪ من الفارسي يقيمون في المناطق الحضرية (المعدل الوطني هو 27.8 ٪).
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.وخلال الأسبوع التالي، ثلاثة أرباع السكان فروا من المنطقة.
Yaklaşık olarak Afganistan nüfusunun %2'sini teşkil etmektedirler.وهو ما يقرب من 2% من سكان تايوان.
Köyde son yıllarda nüfusun büyük şehirlere göç sebebiyle epeyce azalmıştır.في نصف قرن الماضي، انتشر نبش القمامة بشكل واسع في البلدان النامية بسبب التمدد الحضري.
James Carroll'a göre, "Yahudiler Roma İmparatorluğu'nun toplam nüfusunun %10'unu teşkil ediyordu.De acordo com James Carroll, "Os judeus consistiam por volta de 10% da população total do Império Romano.
Flaman halkı Belçika nüfusunun çoğunu oluşturuyor (yaklaşık %60).Os flamengos constituem a maior parte da população belga (cerca de 60%).
Yaklaşık 14 milyon insan ya da Japon nüfusun %10'u bir "sarakin"den ödünç para almış durumdadır.Cerca de 14 milhões de pessoas, ou 10% da população japonesa, pegaram empréstimos de um sarakin.
Buna rağmen, 1951 yılına kadar Hindistan nüfusunun yalnızca altıda biri şehirlerde yaşıyordu.Apesar disso, apenas um sexto da população da Índia vivia em cidades em 1951.
Almanya, Batı Avrupa'nın üçüncü büyük Yahudi nüfusuna sahip ülkesidir.A Alemanha tem a terceira maior população judaica da Europa Ocidental.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.De 1487 a 1697, vemos um grande declínio na população de Vlamertinge.
Müslüman İsraillilerin yaş medyanı 18 iken, Yahudi nüfusunun medyanı 30’dur.A idade média dos israelenses muçulmanos é 18 anos, enquanto a idade média dos judeus israelenses é 30.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.A população é predominantemente muçulmana, mas há também famílias judaicas que residem lá.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante a Primeira Guerra Mundial, vemos que a população está novamente recaída.
Yunanlar, Ruslar ve Ermeniler şehrin %3,5 ila %22'sini ve ilçenin nüfusunun % 1.52'ini oluşturmaktaydı.Gregos, russos e armênios compunham 3,5%, 2% e 1,5% da população do distrito.
Boeing 737, dünya nüfusuna eşdeğer, yaklaşık yedi milyar yolcu taşımıştır.O 737 já transportou o equivalente à população do mundo, cerca de 7 bilhões de passageiros.
Günümüzde, Rapanui halkı adanın nüfusunun %60'ını oluşturur.Hoje, o povo rapanui compõe 60% da população da Ilha de Páscoa.
1910 yılında, 544 Yahudi, şehir nüfusunun yaklaşık % 13'ünü oluşturan Aluşta'da yaşadı.Em 1910, 544 judeus moravam em Alushta, compondo cerca de 13% da população.
Nüfusun %58'inin yaşadığı Cava adası, dünyanın en yoğun nüfuslu kalabalık adasıdır.58% vivem na ilha de Java, a ilha mais populosa do mundo.
İspanya İç Savaşı sırasında nüfusunun önemli bir kısmıyla beraber üretim kabiliyetinin de çoğunu kaybetmişti.A Espanha havia perdido, na guerra, uma parte significativa de sua população e de sua capacidade produtiva.
Spiriç, reformları Bosnalı Sırp nüfusun etkisini azaltmak olacağını hissettiğini söyledi.Špirić sentiu que as reformas reduziriam a influência da população sérvia da Bósnia.
Pareto, İtalya'nın % 80 zenginliğinin nüfusun % 20'ne ait olduğunu fark etti.Pareto percebeu que 80% da terra na Itália pertencia a 20% da população.
Abhazya nüfusunun kesin mevcut boyutu belirsizdir.O tamanho atual exato da população abecásia não é claro.
2008 yılı itibarıyla, nüfusun %10,5'lik kısmını yabancı uyruklu insanlar oluşturuyordu.Em 2008, 10,5% da população era composta por estrangeiros.
Kaynaklar, 19. yüzyıldaki Yahudi nüfusunun 2000-4000 arasında olduğunu belirtmektedir.Fontes relatam que o número de judeus no século XIX estava entre dois a quatro mil.
Seul nüfusunun çoğunu Koreliler oluşturur, aynı zamanda Japon ve Çinli azınlık gruplar da vardır.Quase todos os residentes de Seul são coreanos, com alguma minoria chinesa e japonesa.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.O seu eleitorado é constituído essencialmente por imigrantes oriundos da antiga União Soviética.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% da população vive em áreas urbanas, enquanto 27% nas áreas rurais.
On dokuzuncu yüzyılın sonunda, Abhazlar Abhazya nüfusunun % 53'ünü karşıladığı gözlenmekteydi.No final do século XIX, abecásios eram pouco mais de 53% da população da região.
Nüfusun % 70'ini Çinliler, % 20'sini Avrupalılar ve % 10'unu da Malaylar oluşturur.Composição étnica: 70% de chineses, 20% de europeus e 10% de malaios.
Kalıcı nüfusu 400'den biraz fazladır, bu nüfusun büyük çoğunluğu Oban'da bulunur.Tem 400 habitantes aproximadamente, a maioria na cidade de Oban.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.O restante da população fala alemão.
Şu anda köy nüfusuna kayıtlı çeşitli devlet kademelerinde 200 civarında memur görev yapmaktadır.Ali, trabalham cerca de 200 funcionários do Estado, em diferentes divisões da polícia.
Nüfusun hızla düşüşe geçtiği görülmektedir.A sua população está provavelmente em declínio rápido.
İran nüfusunun %2'sini oluştururlar.Os árabes iranianos formam 2% da população daquele país.
Nüfusun büyük çoğunluğu bugün yaşlılardan oluşmaktadır.A população do concelho é hoje principalmente constituída de idosos.
O tarihlerde Bizans nüfusunun 12 ila 18 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.Estima-se também que na mesma época a dimensão da população tenha sido entre doze a dezoito milhões.
Nüfusun büyük bir kısmı yarımadanın güneyinde yaşamaktadır.A maior parte da população concentra-se na metade meridional.
2007 itibarıyla, nüfusun %9.3'lük kısmını yabancı uyruklu vatandaşlar oluşturmaktaydı.A partir de 2007, 3,2% da população era composta de estrangeiros.
1851'de Liverpool şehri nüfusunun %20'den çoğu İrlandalı asıllı olduğu bildirilmektedir.Em 1851, mais de 20% da população de Liverpool era de irlandeses.
Öyle ki oy verenler sadece erkek nüfusunun küçük bir kısmıydı.Assim, os cidadãos votantes geralmente eram apenas uma minoria de homens adultos.
Fakat değişik hastalıklar rengeyiklerine de sirayet etmiş ve onların nüfusunu azaltmıştır..Alguns leões também sofreram doenças que reduziram sua população.
Bu celselerin sonucunda 6 milyonluk nüfusun içinde 92.000 kişi öldürülmüştür.Estas sessões resultaram em 92.000 mortes numa população de cerca de 6 milhões.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod