Ana içeriğe geç
Sözlük

nüfus ile cümle

nüfus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ailenin nüfusunda artışlar gözlenmektedir.Es ist eine familiäre Häufung zu beobachten.
Her eyalet, kendi nüfus oranına göre belli sayıda üyeye sahiptir.Jedes Volk hat für jedes Land eine bestimmte Punktzahl, wenn es das Land besitzt.
Region Metropolitana'da bulunan Paine 50.000 nüfusa sahiptir (2004).Sie liegt in der Region Metropolitana und hat rund 50.000 Einwohner (Stand: 2004).
Böylece şehrin Yahudi nüfusu çoğunluk olarak artacaktı.Infolgedessen wurden viele armenische Städte mehrheitlich jüdisch.
Ülkede nüfusun %99,8 gibi yüksek bir oranla neredeyse tamamı temiz su kaynaklarından yararlabilmektedir.Zudem verloren 9.4 Millionen Menschen größtenteils oder vollständig den Zugang zu sauberem Wasser.
Dini aktivitelerin yasaklandığı bu dönemde Yahudi nüfusu 200-300 arasıydı.Für die Nachkriegszeit wird eine jüdische Bevölkerung von 200 bis 300 Personen angegeben.
Doncaster kenti nüfusu (2001 Nüfus Sayımı itibarıyla) 67,977 kisidir.Laut Volkszählung 2001 hatte Doncaster 67.977 Einwohner.
1984'te 4,4 milyon olan Almanya'da yaşayan yabancı nüfusu, 2008'de 7,3 milyona çıkmıştır.Die Zahl der Ausländer ist zwischen 1984 und 2008 von 4,4 Millionen auf 7,3 Millionen gestiegen.
Bu patlama ile Minos uygarlığının ciddi bir nüfus kaybı yaşadığı düşünülüyor.Münzhorte belegen, dass wohl auch die Zivilbevölkerung große Verluste hinnehmen musste.
Bu zamandan sonra daha çok İsrail'e olmak üzere dış göçlerle nüfus 5000'e kadar düştü.Seitdem ist (vor allem wegen der Abwanderung nach Israel) die Bevölkerung in Indien auf unter 5.000 gesunken.
Nüfusu yaklaşık 16.000'dir.Ihre Einwohnerzahl beträgt ungefähr 16.000.
30 milyon nüfusu olan Fransa'da sadece 100 bin seçmen vardı.Insgesamt waren in Frankreich nur etwa 100.000 Personen wahlberechtigt.
Anadolu'da yerel nüfustan heyecanlı bir karşılama gördü.In Calais erwartete sie ein begeisterter Empfang.
Historic US Census data ABD Nüfus Sayımı verileriHistory United States Census Bureau Nationalität von Einwanderern
Nüfusunun %4,5'ini Türkler oluşturur.4,5 Prozent sind Katholiken.
Çok az bir nüfusları kalmıştır.Es verblieben nur wenige Einwohner.
Ülke nüfusunun %61'i bu dili bilip konuşabilmektedir.14 % der Bevölkerung geben an, die Sprache etwas zu verstehen.
Tahmini Nüfus 125-130 civarıdır.Die Wirbelsäule besteht aus 125–130 Elementen.
Nüfusu 1.345.000 kişidir.Die Population beträgt 1.345 Personen.
Bu tarihten sonra (yeni illerden biri olmasına rağmen) hızlı nüfus düşüşleri yaşadı.Sie schrieb ihn nachts, nach einem heftigen Streit mit ihm.
Ruanda nüfusunun %84'ü ve Burundi nüfusunun %85'i Hutu kökenlidir.Etwa 85 Prozent der Ruander und der Burundier gelten als Hutu.
2011 köy, 5,133 nüfuslu vardı.2011 hatte die Stadt 5.133 Einwohner.
Ülkede 2009 yılında, son 15 yıl içinde ilk kez 10.500 kişilik bir nüfus artışı sağlanmıştır.Im Jahr 2011 wurde erstmals seit 150 Jahren eine Einwohnerzahl von unter 10.000 registriert.
Nüfusu 352 kişidir.Er hat 352 Einwohner.
2016 sonu itibarıyla 1.940.627 nüfusa sahiptir.Im Jahre 2016 zählte sie 1.940.627 Einwohner.
Bu antlaşma ile Macaristan, topraklarının ve nüfusunun 2/3'ünü kaybetti:.Ungarn verlor zwei Drittel seines Territoriums und seiner Bevölkerung.
Köy nüfusu yıllar geçtikçe daha da kan kaybetmektedir.Diese Dörfer sollten über einen längeren Zeitraum ausbluten.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Die Fertilitätsrate gibt an, wie viele Kinder eine Frau im Durchschnitt in ihrem Leben hat.
Nüfusa göre köyün arazisinin yetersizliği nedeniyle, ne kadar emek sarfedilirse edilsin yeterli değildi.Eine eigene Währung schien aufgrund der Landesgröße als sinnlos.
Arap nüfusun bilgilere Arapça ulaşmasını garanti altına alan yasalar vardır.Das Recht der arabischen Bevölkerung auf Informationen in arabischer Sprache ist gesetzlich verbrieft.
Nüfusu en az olan bölgedir.Sie ist die Region mit den wenigsten Einwohnern.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra 4 milyondan fazla bir nüfus Kuzey taraftan Güney’e geçiş yapmıştır.Insgesamt gelangten über zwei Millionen Flüchtlinge über das Meer nach Westen.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Etwa 40 Prozent der Bevölkerung können weder lesen noch schreiben.
Dünya nüfusu artmaktadır.Die Gesamtbevölkerung steigt jedoch.
Bar kaymakamlığı sınırları dâhilinin 2011 yılındaki toplam nüfusu 42.038 olarak verilmektedir.Die Volkszählung aus dem Jahr 2011 ergab für die Gemeinde Bar eine Einwohnerzahl von 42.048.
1015 nüfusun 180'i okur-yazar değildir.Für 1815/16 wird keine Einwohnerzahl genannt.
Kavadar nüfusunun %85’i üzüm üretimiyle, bağcılıkla uğraşmaktadır.85 Prozent der Kunden von Jack in the Box kaufen das Essen entweder im Auto oder „zum Mitnehmen“.
1999 yılında nüfusu 358.387'dir.1999 zählte er 358.387 Einwohner.
2010 yılında yapılan sayımına göre 93,853 kişilik bir nüfusa sahiptir. ^ City of Sandy Springs (2010).Im Jahr 2010 lebten 93.853 Personen in Sandy Springs.
2004'te nüfusu 1.658 kişiydi.2007 zählte man genau 1.658 Angehörige.
Mahallede yerleşik olarak 553 nüfus vardır.Im Dorf leben 553 Einwohner.
Tüm inanışlar nüfusun yaklaşık %64'ünü kapsamaktadır.Der Katholikenanteil liegt bei circa 64 % der Gesamtbevölkerung.
Nüfusu 416.442'tir (2012 sayımı).Die Stadt hat 416.442 Einwohner (Stand 2012).
Bu nüfus sayısı sadece güneyi belirtir.Allerdings umfasst diese Zahl nur den Stadtkern.
Bununla birlikte Yahudi olmayan nüfusun nüfus artış oranı da yüksek rakama sahiptir.Palästinensische Quellen beziffern die Zahl der Nichtjuden jedoch weit höher.
1936'da nüfusu 16 bin olan Ortaköy'de 700 Yahudi ailesinin yaşadığı bilinmektedir.1936 lebten etwa 700 jüdische Familien in Ortaköy.
Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 180,302'dir.2011 fiel die Zahl der Bevölkerung auf 180.302.
Nüfusu, 31 Mart 2010 itibarıyla 665 olarak tespit edilmiştir.Am 31. März 2015 wurden alle 236 Beschuldigten freigesprochen.
Nüfusu 350.000'den fazladır.Ihre Anzahl beträgt mehr als 350.000.
Braunschweig'a 150.000 nüfusu ile o zamanlarda 233 tane bombardıman savaş uçakları gönderildi.Weitere 233 Bomber der RAF waren für die damals ca. 150.000 Einwohner zählende Stadt Braunschweig bestimmt.
İlçenin 2003 yılı toplam nüfusu yaklaşık olarak 11.000'dir.Im Oktober 2008 umfasste die gesamte Plattform etwa 11.000 Mitglieder.
Toplam nüfusun yaklaşık % 10'u üniversite öğrencisidir.Studenten machen rund zehn Prozent der Bevölkerung aus.
Ülke nüfusu oldukça azalmııştı.Das ganze Land sei ziemlich heruntergekommen.
İspanyol veya Latin asıllılar ise nüfusun 0.84%'üdür.Menschen mit spanischen oder lateinamerikanischen Wurzeln machten 4,08 Prozent der Bevölkerung aus.
Ama etrafındaki şehirleşmiş varoşları ile şehirsel nüfusun 87.245 kişi olduğu tahmnin edilmektedir.Bemerkenswert erscheint vor allem die hohe Zahl von 2478 Tempeln in der Stadt.
Afrika'daki bazı ülkelerde nüfusun %10'undan fazlası HIV taşımaktadır.In manchen Gebieten des südlichen Afrikas sind mehr als 30 % der Bevölkerung HIV-infiziert.
Çalışma çağı nüfusunun azalmasının önlenmesi hedeflenmektedir.Zur Geschichte des Kampfes um die Verkürzung der Arbeitszeit.
1990 yılından itibaren nüfus azalması yaşanmıştır.Nach 1990 schrumpfte die Bevölkerung.
Nüfusun %80'i bu dili konuşup anlayabilmektedir.Etwa 90 % verstehen die Sprache.
Kasabanın yaklaşık 30.000 nüfusu vardır.Die Stadt hat etwa 30.000 Einwohner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod