Nusayriler azınlık grubudur (ülke nüfusunun %10'u)[1] ve onları Şii İsmaililer takip etmektedir.The Alawites are the minority group (10% of the country's population[2]), followed by Shia Ismailis.
Hristiyanlar ülkedeki başlıca gayrimüslim gruptur ve nüfusun %10'unu oluştururlar.[1]Christians are the main non-Muslim group in the country, they comprise 10% of the population .[2]
Geleneksel olarak Müslüman sayılmamalarına rağmen Dürziler toplam nüfusun %3'ünü oluşturmaktadırlar.Although not traditionally considered as Muslims, the Druze make up 3% of the total population.
Ahıska, yaklaşık 20.000 nüfusa sahip Samtshe-Cavaheti'nin merkezindedir.Akhaltsikhe is in the center of Samtskhe-Javakheti, with a population of about 20,000.
Daha az yağış, tarıma zarar veren çölleşmeye yol açar ve nüfusları yerinden edebilir.Sparser rainfall leads to desertification that harms agriculture and can displace populations.
1850'ler yıllarında Danimarka Batı Hint Adaları'nın toplam nüfusu yaklaşık 41,000 kişiydi.By the 1850s, the Danish West Indies had a total population of about 41,000 people.
Bu Kürtlerin birçoğu kendilerini Suriye nüfus kayıtlarına yasadışı olarak kaydettirmeyi başardı.Many of these Kurds were able to register themselves illegally in the Syrian civil registers.
Çoğu kabile toplumu, nüfusun tamamı için sağlık hizmeti garantisi sağlamamaktadır.Most tribal societies provide no guarantee of healthcare for the population as a whole.
Bu, nüfuslarını tüketti ve Ticuna, Brezilya topraklarından çıkmaya zorlandı.This depleted their population and the Ticuna were forced out of their Brazilian territories.
2011 nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 76.250 kişidir.According to 2011 census, the population of the district was 76,250.
Haziran 2022 itibarıyla 2.330 nüfusu bulunmaktadır.[1]The town has an estimated permanent resident population of 2,330 (as of June 2022).[1]
1970'lerde Petržalka'da 100.000 nüfuslu bir mikrorayon inşa edildi.During the 1970s, a microdistrict was built at Petržalka, with a population of 100,000 inhabitants.
Küçük ve büyük nüfus kategorilerinin karşılaştırılmasıComparison of categories of small and large populations
Uygulamada, bu tür bölgeler her zaman seyrek nüfusludur.In practice, such territories are always sparsely populated.
Laponya, Kuzey Avrupa'da seyrek nüfuslu bir bölgedir.Lapland is a sparsely populated territory in Northern Europe.
Yaklaşık 550 kişilik bir nüfusa sahip olan Kocoma, adadaki altı köyden en büyüğüdür.Kocoma, which has a population of about 550, is the largest of six villages on the island.
2006 census sayımında Baradine'nin nüfusu 593 [1] idi.At the 2006 census, Baradine had a population of 593.[1]
1998 nüfus sayımına göre 59.960 kişi barındırır. [1]According to the 1998 census it has a population of 59,960.[3]
Nüfus sayımına tepki olarak bazı tartışmalar ortaya çıktı.Some controversy arose in response to the census.
Küçük bir nüfusa sahip olan Christiansted'in ekonomisi son derece geniş değildir.With a small population, the economy of Christiansted is not extremely vast.
Christiansted 2004 itibariyle yaklaşık 3.000 nüfusa sahipti.Christiansted as of 2004, had a population of about 3,000.
Kasabanın 2000 nüfus sayımı nüfusu 2.637 idi; Daha büyük alt ilçenin nüfusu 2.865 idi.[1]The 2000 census population of the town was 2,637; that of the larger sub-district was 2,865.[3]
Nüfusun bir kısmı Negerhollands'ı 20. yüzyıla kadar kullanmaya devam etti.Some of the population continued to use Negerhollands well into the 20th century.
2011 yılında nüfusu 2.805 idi.In 2011 its population was 2,805.
Nüfus 2010 nüfus sayımında 3.349 idi.[1]The population was 3,349 at the 2010 census.[2]
2021 Nüfus Sayımı'na göre, yerleşim yerinin nüfusu 414'tür.At the 2021 Census, the settlement's population was 414.
Krallığın nüfusu 1.950 olup, dokuz köyden oluşmaktadır (2018 nüfus sayımı itibarıyla).Alofi Island lies 2 kilometres (1.2 mi) to the southeast of Futuna Island.
Tokyo'nun nüfusu Yokohama'nın 4 katı kadardır.Die Bevölkerung von Tokyo ist viermal so groß wie die von Yokohama.
Bu şehrin nüfusu her yıl azalıyor.Die Bevölkerung dieser Stadt wird jedes Jahr kleiner.
Tokyo'nun nüfusu bizim şehrin nüfusunun beş katıdır.Die Bevölkerung von Tōkyō ist fünfmal so groß wie die unserer Stadt.
Nüfus artıyor.Die Bevölkerung nimmt zu.
Boston'un nüfusunun ne olduğunu biliyor musun?Weißt du, wie viel Einwohner Boston hat?
Lüksemburg Büyük Dükalığı 563.000 nüfusa sahiptir ve bunların %46'sı yabancıdır.Das Großherzogtum Luxemburg hat 563 000 Einwohner, von denen 46 % Ausländer sind.
„Alman nüfus cüzdanı ile İstanbul'a uçabilir miyim?" „Hayır, uçakla uçabilirsin."„Kann ich mit einem deutschen Personalausweis nach Istanbul fliegen?“ – „Nein, du brauchst ein Flugzeug.“
Nüfusun sadece %5'inin Bolivyalı olması dolayısıyla birlikler fazla bir direnişle karşılaşmadılar.Da nur fünf Prozent der Bevölkerung Bolivianer waren, gab es keinen Widerstand.
Bölgenin %16,39 nüfusu bu şehir de yaşar.Hier leben 16,39 Prozent der Bevölkerung dieser Provinz.
Son yıllarda nüfusu göçler ve yaşlılık yüzünden giderek azalmaktadır.Die Bevölkerung nimmt seit Jahrzehnten durch Abwanderung und Überalterung langsam ab.
Atina ve Korint muhtemelen yaklaşık 10.000 kişilik nüfusa sahiptiler.Athen und Korinth hatten vermutlich immer noch etwa 10.000 Einwohner.
Her iki Varna, Hindistan nüfusunun yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır.Die ersten beiden Varnas machen etwa zehn Prozent der Bevölkerung Indiens aus.
Nüfus itibarıyla da Musabeyli'nin en kalabalık köylerinden biridir.Von den Hochflächen ist jene von Musashino die größte.
1885 Valparaíso'nun nüfusu 115.147 kişi olmuştur ve bunun 10.000 civarı yabancıdır.Bereits 1885 hatte Valparaíso 115.147 Einwohner, darunter rund 10.000 Ausländer.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.Von 1487 bis 1697 erleben wir einen starken Bevölkerungsrückgang in Vlamertinge.
Marie'nin de nüfusu azalmaktadır.Die öffentliche Schande kann auch Marie nicht übersehen.
1920 yılında Valparaíso nüfusu 182.422 kişidir.Im Jahr 1920 hatte Valparaíso 182.422 Einwohner.
Savaş sırasında ABD nüfusun %13'ü Silahlı Kuvvetler'e katıldı.13 % der amerikanischen Bevölkerung traten während des Krieges den Streitkräften bei.
6. ve 7. yüzyılda ise Hicaz'da hatırı sayılır büyüklükte bir Yahudi nüfusu bulunmaktaydı.Im 6. und 7. Jahrhundert gab es eine größere jüdische Bevölkerung in Hedschas.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Während des Ersten Weltkriegs sehen wir, dass die Bevölkerung wieder zurückfällt.
Ana yerleşim San Juan Bautista, yaklaşık 600 nüfus.Hauptsiedlung ist San Juan Bautista mit etwa 800 Einwohnern.
Yaklaşık 600 kişilik nüfusuyla bölgenin en büyük yerleşimidir.Er ist mit etwa 600 Einwohnern der größte Stadtteil.
Ülke nüfusunun %44'ü Omusati, Oshana, Ohangwena ve Oshikoto bölgelerinde yaşamını sürdürmektedir.Rund 44 Prozent der Bevölkerung leben in den Regionen Omusati, Oshana, Ohangwena und Oshikoto.
1901 yılında Abbottabad şehri ve askeri üssünün nüfusu yaklaşık 7.800 idi.Im Jahre 1901 hatten die Stadt und der Militärbezirk eine Einwohnerzahl von etwa 7800.
Bu nüfusu ise Sünni Müslüman Beluçlar ve Şii Müslüman Sistaniler oluşturmaktadır.Er/Sie (der Schöpfer) erteilt Gerechtigkeit – an Hindus und an Muslime.
St. Lawrence halicindeki nüfus ise yaklaşık 1000 bireyliktir.Die Herde auf St. Kilda besteht aus etwa 1000 Individuen.
Dünya nüfusu: 257 milyon.Fußnote: 257 Milliarden.
Bu sayıma göre Huddersfield nüfusu yaklaşık 146.234 kişi idi.Laut Volkszählung hatte Huddersfield 2001 insgesamt 146.234 Einwohner.
Buradaki 43.000 nüfuslu Umm al-Fahm, Müslümanların en büyük şehridir.Hier befindet sich die größte muslimische Stadt Umm al-Fahm Israels mit 43 000 Einwohnern.
2001 yılında, adanın nüfusu sadece bir kişiydi.2001 hatte die Insel lediglich 2 Einwohner.
1970'te nüfusun % 53'ü protestan, % 40'ı ise Katolik idi.Im Jahr 1970 waren noch ca. 53 % der Einwohner protestantisch, 40 % katholisch.
"Hindistan Nüfus Sayimi Raporlari".Reportagen aus Indien“ statt.
Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür.Gleichzeitig stieg der Anteil der Russen auf 34 %.