Ana içeriğe geç
Sözlük

nü ile cümle

nü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.I gave Tom Mary's phone number.
Onun telefon numarası sende var mı?Do you have his phone number?
Tom'un telefon numarasına sahip misin?Do you have Tom's phone number?
Sende Tom'un telefon numarası var mı?Do you have Tom's phone number?
Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.Nuclear power plants rely upon the fission of uranium to generate heat.
Tom hasta olmuş numarası yaptı.Tom pretended to be ill.
Tom'un telefon numarasına sahibim.I've got Tom's phone number.
Tom'un telefon numarasını bilmiyorum.I don't know Tom's phone number.
O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.He launched into a tirade about how the government is encroaching on his rights.
O, nükleer enerjini kötülükleri üzerine bir saatten daha fazla nutuk çekti.He held forth for more than an hour on the evils of nuclear power.
Telefon numarana ihtiyacım var.I need your number.
Telefon numaranı asla hatırlayamıyorum.I never can remember your phone number.
Telefon numaranı zaten ezberledim.I've already memorized your phone number.
Sanırım belki yanlış numara çevirdim.I think maybe I have the wrong number.
Sanırım Tom'un numarası listede geçmiyor.I think Tom's number is unlisted.
Londra'daki iklim Tokyo'nunkinden farklıdır.The climate in London is different to that of Tokyo.
Sana telefon numaramı vermeyi unuttum.I forgot to give you my phone number.
Radyo'nun yerini TV aldı.Radio's been replaced by the TV.
O benim telefon numaramı almak istiyor.He wants to have my telephone number.
Telefon numaranı Tom'a vermen gerektiğini düşünüyorum.I think you should give Tom your phone number.
Sanırım telefon numaranı Tom'a vermelisin.I think you should give Tom your phone number.
Bence telefon numaranı Tom'a vermelisin.I think you should give Tom your phone number.
Bana kalırsa telefon numaranı Tom'a vermelisin.I think you should give Tom your phone number.
Onlar nükleer güce karşılar.They are against nuclear power.
Oda numaran nedir?What is your room number?
Bir tür numara mı bu?Is this some kind of trick?
Bana telefon numaranı verir misin?Would you give me your phone number?
Onun telefon numarasını bloknota yazdım.I wrote the phone number on the writing pad.
Eğer o benim telefon numarama sahip olsaydı beni arardı.She would have called me if she'd had my phone number.
Bizim medeniyetimiz nükleer bombayı icat ettiğimiz gün sona erdi.Our civilization ended the day we invented the nuclear bomb.
Guyana nüfusunun yaklaşık yüzde yedisi Müslümandır.About seven percent of Guyana's population is Muslim.
Trinidad ve Tobago'nun ilk Müslümanları Afrika'dan gelmişti.The first Muslims of Trinidad and Tobago came from Africa.
Tom telefon numarasını bir parça kağıda yazdı ve onu Mary'ye uzattı.Tom wrote his phone number on a piece of paper and handed it to Mary.
Tom telefon numarasını bir peçeteye yazdı ve Mary'ye uzattı.Tom wrote his phone number on a napkin and handed it to Mary.
Bana telefon numaranı söyle ve seni tekrar arayacağım.Tell me your phone number and I'll call you back.
Bana telefon numaranızı verin ve ben sizi geri ararım.Give me your phone number and I'll call you back.
Telefon numaranıza ve adresinize ihtiyacım olacak.I'm going to need your phone number and address.
Tom, Mary'ye telefon numarasını vermek istemedi.Tom didn't want to give Mary his phone number.
Tom'un telefon numarasını bilebileceğini düşündüm.I thought you might know Tom's phone number.
Sana telefon numaramı vermeyeceğim.I'm not going to give you my phone number.
Tom telefon numarasını benim için yazdı.Tom wrote down his phone number for me.
Benim numaram sende var. Bir ara beni ara.You have my number. Call me sometime.
Sana neden telefon numaramı vereyim?Why would I give you my phone number?
Üzgünüm, yanlış numara çevirdiniz.I'm sorry, you have the wrong number.
Tom telefon numaramı istiyor.Tom wants my telephone number.
Tom Mary'yi görmemiş numarası yaptı.Tom pretended not to see Mary.
Tom'un numarasını senin için alacağım.I'll get Tom's number for you.
Ben Tom'muşum numarası yapardım.I used to pretend I was Tom.
O benim numaramı istedi.She asked for my number.
Bush, İyilik İmparatorluğu'nun lideridir.Bush is the leader of the Empire of Good.
Doğu Almanya'da birçok nüdist plajı vardır.There are many nudist beaches in East Germany.
Aptal numarası yapma. Soruma doğru dürüst cevap ver.Don't play dumb. Answer my question properly!
Bu ülkenin nüfusu giderek azalıyor.The population of this country is gradually diminishing.
Bu ülkenin nüfusu giderek azalmaktadır.The population of this country is gradually diminishing.
Tom Mary'ye telefon numarasını verdi.Tom gave Mary his phone number.
Bu şehrin nüfusu yaklaşık ne kadar?What's this city's population, approximately?
Biz Sao Paulo'nun en büyük müzesini ziyaret ettik.We visited Sao Paulo's largest museum.
Ülkenin toplam nüfusu 300 milyondur.The total population of the country is 300 million.
Numara şimdi müsait değil, daha sonra tekrar aramaya çalış.The number is not available now, try to call back later.
PIN numarasını değiştirmek istiyorum.I want to change the PIN number.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod