Nörotransmitter serotoninin ayrıca gıda alımında rol oynadığı düşünülmektedir.The neurotransmitter serotonin is also thought to play a role in food intake.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.Psychosis has been traditionally linked to the neurotransmitter dopamine.
Nöropeptidlerin çoğu aynı zamanda başka küçük nörotransmitter molekülleriyle birlikte salgılanır.Many neuropeptides are co-released with other small-molecule neurotransmitters.
Bununla birlikte, birkaç başka nörotransmitter de vardır.There are other clamp circuits.
Ligand tipleri arasında substratlar, inhibitörler, aktivatörler, ve nörotransmitterler sayılabilir.Ligands include substrates, inhibitors, activators, and neurotransmitters.
Kesecik dediğim şey ise nörotransmitterleri tutan zarlar. . .Remember, vesicles were just these membranes around neurotransmitters.
Buradaki nörotransmitter asetilkolindir. .The neurotransmitter here is acitocolin.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.What's common among these groups of cells is that they all produce the neurotransmitter dopamine.
Nörotransmitterlerin sinaptik sonrası bir nöron üzerinde etkileşime girdiği iki tip reseptör vardır.There are two types of receptors that neurotransmitters interact with on a post-synaptic neuron.
Otto Loewi'nin çalışmaları ilk nörotransmitter olan asetilkolinin tanımlanmasını sağladı.Otto Loewi's work led to the identification of the first neurotransmitter, acetylcholine.
Temel olarak iki grup nörotransmitter madde bulunur.Au total, il a existé deux générations de transmétaux.
Çevresel sinir sistemlerinin ana nörotransmitterleri, asetilkolin ve noradrenalindir.Los neurotransmisor más importantes del sistema simpático son la adrenalina y noradrenalina.
Bununla birlikte, birkaç başka nörotransmitter de vardır.Sobre todo si hay otras rutas de transmisión.
Ligand tipleri arasında substratlar, inhibitörler, aktivatörler, ve nörotransmitterler sayılabilir.Possono essere considerati ligandi i substrati, gli inibitori, gli attivatori e i neurotrasmettitori.
Tüm omurgalılardaki motor nöronlar, asetilkolin nörotransmitterini serbest bırakan kolinerjiktir.Бьющие из двигателя красные молнии убивают всех некроморфов.
Nörotransmitter serotoninin ayrıca gıda alımında rol oynadığı düşünülmektedir.ويعتقد أيضا أن الناقل العصبي السيروتونين يلعب دورا في شهوة تناول الطعام.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.يرتبط الذهان تقليديًا بالناقل العصبي الدوبامين.
Dopamin adlı nörotransmitteri ile ilgili sistemde bir hasar sonucunda ortaya çıktığı düşünülmektedir.Acredita-se que na causa esteja implicado o neurotransmissor dopamina.
Ligand tipleri arasında substratlar, inhibitörler, aktivatörler, ve nörotransmitterler sayılabilir.Liganden omvatten signaalmoleculen, substraten, inhibitors, activators en neurotransmitters.
Temel olarak iki grup nörotransmitter madde bulunur.Poměrně brzy vznikly dva základní podtypy bezzrcadlovek.
Nörotransmitter serotoninin ayrıca gıda alımında rol oynadığı düşünülmektedir.Neurotransmitteren serotonin menes også at spille en rolle ved kostindtag.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.Psykose er tradisjonelt knyttet til nevrotransmitteren dopamin.
Bununla birlikte, birkaç başka nörotransmitter de vardır.その他にいくつかのナレーターをこなしている。
Dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi amin nörotransmitterlerini parçalar.Viaže sa ireverzibilne na zásobné vezikuly neurotransmiterov, ako dopamín, norepinefrín a serotonín.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Am descoperit că creierul comunică cu toate celulele din corp prin hormoni şi neurotransmiţători.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Ho scoperto che il cervello comunica con tutte le cellule del corpo attraverso ormoni e neurotrasmettitori.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Odkryłam, że mózg komunikuje się ze wszystkimi komórkami w ciele poprzez hormony i neuroprzekaźniki.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Que el cerebro se comunique con todas las células del cuerpo vía hormonas y neurotransmisores.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Ανακάλυψα πως ο εγκέφαλος επικοινωνεί με όλα τα κύτταρα στο σώμα μέσω των ορμονών και των νευροδιαβιβαστών.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.Я обнаружила, что мозг общается с клетками тела посредством гормонов и нейротрансмиттеров.
Beynin hormonlar ve nörotransmitterler aracılı ile bedendeki her bir hücre ile iletişim kurduğunu öğrendim.מה שמצאתי הוא שהמוח מתקשר עם כל התאים הגוף באמצעות הורמונים ומוליכים עצביים.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Dan saraf itu mulai mengeluarkan neurotransmitter.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Die geven op hun beurt neurotransmitters af.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.E eles começam a libertar os seus neurotransmissores.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.E iniziano a liberare i loro neurotrasmettitori.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.És ezek elkezdik kibocsájtani a neurotranszmitterjeiket.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Et ils commencent à relâcher leurs neurotransmetteurs.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.I one zaczynają wydzielać swoje neuroprzekaźniki.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.신경전달물질을 내어놓기 시작하죠.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.làm cho chúng tiết ra các chất dẫn truyền thần kinh.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Ne vapauttavat välittäjäaineitaan.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Och de börjar släppa ut signalsubstans.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Und sie fangen an, Neurotransmitter auszuschütten.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Y empiezan a liberar sus neurotransmisores.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.Και αρχίζουν να απελευθερώνουν νευροδιαβιβαστές.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.И они начинают вырабатывать нейромедиаторы.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.И те започват да освобождават невротрансмитери.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.ואז הם מתחילים לשחרר את הניורוטרנסימטרים שלהם.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.وتبدأ بتحرير مرسلاتها العصبية.
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.この神経伝達物質は、あふれだし
Böylece nörotransmitter salgılamaya başlıyorlar.佢地開始釋放神經遞質
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Ceea ce e comun pentru aceste grupuri de celule e că toate produc neurotransmițătorul numit dopamină.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Ce qui est commun parmi ces groupes de cellules c'est qu'ils produisent tous le neurotransmetteur dopamine.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Cio' che accomuna questi gruppi di cellule e' la produzione del neurotrasmettitore dopamina.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Co je běžné u těchto skupin buněk, je, že produkují neurotransmiter dopamin.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Čo majú tieto skupiny buniek spoločné je, že produkujú neurotransmiter dopamín.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Det som är gemensamt bland dessa grupper av celler är att de alla producerar signalsubstansen dopamin.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Die Gemeinsamkeit dieser Gruppen von Zellen ist, dass diese alle den Neurotransmitter Dopamin produzieren.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.Điểm chung giữa các nhóm tế bào này là chúng sản sinh ra chất dẫn truyền thần kinh dopamine.
Bu hücre gruplarının arasındaki ortak şey ise, ürettikleri dopamin nörotransmitter maddesi.이들 세포 그룹의 공통점은 모두 신경 전달 물질인 도파민을 분비한다는 것입니다.