mutlu ile cümle

mutlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana mutlu olup olmadığımı sordu.Tom asked me if I was happy or not.
Tom mutlu olduğunu iddia ediyor.Tom claims that he's happy.
Tom mutlu görünmüyor, değil mi?Tom doesn't look happy, does he?
Tom artık kesinlikle mutlu.Tom is definitely happy now.
Tom Mary'nin Boston'da mutlu olmadığını fark etti.Tom realized that Mary wasn't happy in Boston.
Tom evde olmaktan mutlu görünüyor.Tom seems glad to be home.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını hissetti.Tom sensed that Mary wasn't happy.
Tom yine mutlu olmak istiyor.Tom wants to be happy again.
Tom Mary'nin mutlu olduğunu gördüğüne gerçekten memnundu.Tom was really glad to see that Mary was happy.
Tom'un mutluluğu benim için dünyadaki her şeyden daha önemli.Tom's happiness means more to me than anything else in the world.
O, zengin olmasına karşın mutlu değil.Although she is rich, she is not happy.
Çok mutlu hissetmiyorum.I don't feel so happy.
Mutluluk gözyaşları onun yanaklarından aşağıya doğru aktı.Tears of happiness streamed down her cheeks.
Tom sadece Mary'yi mutlu etmek istediğini söylüyor.Tom says that he just wants to make Mary happy.
Tom hâlâ çok mutlu görünmüyor.Tom still doesn't look very happy.
O, hep mutlu görünüyordu, ama asla değildi.He always looked happy, but never was.
Ömür boyu mutluluk istiyorsan başka birine yardım et.If you want happiness for a lifetime, help someone else.
Pandalar mutlu.The pandas are happy.
Ben sadece seni çok mutlu etmek hissediyorum!I just want to make you so happy!
Sen çok mutlu olmayı hak ediyorsun ve seni mutlu edeceğim!You deserve to be so happy and I'll make you happy!
Sadece seni mutlu etmek istiyorum.I just want to make you happy.
Sadece seni mutlu etmek istedim.I just wanted to make you happy.
Hiçbir şey beni daha fazla mutlu etmezdi.Nothing would please me more.
Tom bunun hakkında mutlu görünmüyordu.Tom didn't look happy about it.
Tom'un burada mutlu olmadığı oldukça açık görünüyor.It seems fairly obvious that Tom isn't happy here.
Tom burada mutlu değil. Bunu göremiyor musun?Tom isn't happy here. Can't you see that?
Sadece bir tane hayatın var. Onu mutlu ve başarılı bir şekilde yaşa.You only have one life. Live it happily and successfully.
Seni mutlu etmek için doğdum.I was born to make you happy.
Kediler çok mutlu görünüyor.The cats seem very happy.
İkinize de mutluluktan başka bir şey dilemiyorum.I wish you both nothing but happiness.
Onun güzel bir evi ve güzel bir arabası var. O mutlu olmalı.He has a nice house and nice car. He must be happy.
Tom bizi gördüğü için mutlu görünmüyor.Tom doesn't look happy to see us.
Tom ne olduğunu öğrendiğinde mutlu olmayacak.When Tom finds out what happened, he won't be happy.
Tom gibi bir şehirli züppenin bir çiftlikte yaşamaktan mutlu olacağını düşünüyor musun?Do you think a city-slicker like Tom would be happy living on a farm?
Hayatının en mutlu anı neydi?What was the happiest moment of your life?
Arthur Mike kadar mutlu değil.Arthur isn't as happy as Mike.
Biz burada çok araba olduğu için mutluyuz.We are happy because there are many cars here.
Bu hikayenin mutlu bir sonu yok.This story doesn't have a happy ending.
Jill bir eş olarak mutlu olduğunu söylüyor ama bazen öyle düşünmezsin.Jill says she is happy as a wife, but at times you wouldn't think so.
Tom olan bitenler için mutlu değildi.Tom wasn't happy about what happened.
Ve onlar sonsuza kadar mutlu yaşadılar.And they lived happy forever.
Onun onu duyduğuna mutlu olacağına eminim.I'm sure he'll be pleased to hear that.
Tom'un onu duyduğuna mutlu olacağına eminim.I'm sure that Tom will be pleased to hear that.
Mutlu bir hayat öncelikle endişeden özgürlükten oluşur.A happy life primarily consists of freedom from worry.
Tom golf sopalarını yarı fiyatına alabildiği için mutluydu.Tom was happy because he was able to buy his golf clubs at half price.
Tom'un ihtiyacı olan şeyleri satın almasında yardımcı olabildiğim için mutluydum.I was happy to be able to help Tom buy what he needed.
Tom, Mary'yi mutlu etmeyi denedi.Tom tried to make Mary happy.
Tom, Mary'yi mutlu etmeye çalıştı.Tom tried to make Mary happy.
Tom, Mary'yi mutlu etmeye çalıştı, ama edemedi.Tom tried to make Mary happy, but he couldn't.
Sevmek ve sevilmek, bunlar mutluluğun büyük biçimleridir.To love and to be loved, these are the biggest forms of happiness.
Tom sana yardım etmekten mutlu olacaktır, eminim.Tom would be happy to help you, I'm sure.
Tamamen mutlu hissettim.I felt completely happy.
Tom'un mutlu olduğunu düşünüyorum.I think Tom is contented.
Bütün isteğimiz senin mutlu olman.All we want is for you to be happy.
Tom basit ve mutlu bir hayat yaşamak istediğini söylüyor.Tom says that he wants to live a simple and happy life.
Tom işini değiştirdiğinden beri çok daha mutlu.Tom's a lot happier since he changed jobs.
Karım çok mutlu olduğu için mutluyum.I'm happy because my wife is so happy.
Tom bana senin mutlu olduğunu söyledi.Tom told me you were happy.
Tom Mary'ye mutlu olmadığını söyledi.Tom told Mary he wasn't happy.
Tom'un mutlu olmadığını bana söylemeliydin.You should've told me Tom was unhappy.

İlgili Sayfalar