mutlu olmak ile cümle
mutlu olmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Darum merkte ich, daß nichts Besseres darin ist denn fröhlich sein und sich gütlich tun in seinem Leben.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Ho concluso che non c'è nulla di meglio per essi, che godere e agire bene nella loro vita
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Jag insåg att intet är bättre för dem, än att de äro glada och göra sig goda dagar, så länge de leva.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.J`ai reconnu qu`il n`y a de bonheur pour eux qu`à se réjouir et à se donner du bien-être pendant leur vie;
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Jeg skjønte at de intet annet gode har enn å glede sig og å gjøre sig til gode i livet;
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Jeg skønnede, at der ikke gives noget andet Gode for dem end at glæde sig og have det godt, sålænge de lever.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.사람이 사는 동안에 기뻐하며 선을 행하는 것보다 나은 것이 없는 줄을 내가 알았고
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Minä tulin tietämään, ettei heillä ole muuta onnea kuin iloita ja tehdä hyvää eläessänsä.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Odtud seznávám, že nic lepšího nemají, než aby se veselili, a činili dobře v životě svém,
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Sei que não há coisa melhor para eles do que se regozijarem e fazerem o bem enquanto viverem;
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Spoznal sem, da ni nič boljšega med njimi, nego da se veselé in delajo dobro v življenju svojem;
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Stąd wiem, że nic lepszego nie mają, jedno aby się weselili, a czynili dobrze za żywota swego.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Vậy , ta nhìn biết chẳng có_điều gì tốt cho loài_người hơn là vui_vẻ , và làm_lành trọn đời mình .
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Vậy, ta nhìn biết chẳng có điều gì tốt cho loài người hơn là vui vẻ, và làm lành trọn đời mình.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Viem, že nemajú ničoho lepšieho, než aby sa každý radoval a robil dobré vo svojom živote.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Yo sé que no hay cosa mejor para el hombre que alegrarse y pasarlo bien en su vida
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Εγνωρισα οτι δεν ειναι αλλο καλον δι' αυτους, ειμη να ευφραινηται τις και να καμνη καλον εν τη ζωη αυτου.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Познал я, что нет для них ничего лучшего, как веселиться и делать доброе в жизни своей.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.Познах, че няма друго по-добро за тях Освен да се весели всеки, и да благоденства през живота си;
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.ידעתי כי אין טוב בם כי אם לשמוח ולעשות טוב בחייו׃
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.عرفت انه ليس لهم خير الا ان يفرحوا ويفعلوا خيرا في حياتهم.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.我 知 道 世 人 、 莫 強 如 終 身 喜 樂 行 善
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.我 知道 世人 、 莫強如 終身 喜 樂 行善
Insanoglu mutlu olmak ister.5つの方法で幸せを切り開いて下さい
Insanoglu mutlu olmak ister.Az emberek boldogok akarnak lenni.
Insanoglu mutlu olmak ister.Con người muốn được hạnh phúc.
Insanoglu mutlu olmak ister.Die Menschen wollen glücklich sein.
Insanoglu mutlu olmak ister.인류는 행복해지고자 합니다.
Insanoglu mutlu olmak ister.Les humains veulent être heureux.
Insanoglu mutlu olmak ister.Lidé chtějí být šťastní.
Insanoglu mutlu olmak ister.Los seres humanos queremos ser felices.
Insanoglu mutlu olmak ister.Ľudia chcú byt šťastný.
Insanoglu mutlu olmak ister.Ludzie chcą być szczęśliwi.
Insanoglu mutlu olmak ister.L'umanità vuole essere felice.
Insanoglu mutlu olmak ister.Människor vill vara lyckliga.
Insanoglu mutlu olmak ister.Manusia ingin bahagia.
Insanoglu mutlu olmak ister.Mennesker vil være lykkelige.
Insanoglu mutlu olmak ister.Mensen willen gelukkig zijn.
Insanoglu mutlu olmak ister.Oamenii vor să fie fericiți.
Insanoglu mutlu olmak ister.Os seres humanos querem ser felizes.
Insanoglu mutlu olmak ister.Οι άνθρωποι θέλουν να είναι ευτυχισμένοι.
Insanoglu mutlu olmak ister.Люди хотят быть счастливыми.
Insanoglu mutlu olmak ister.Хората искат да бъдат щастливи.
Insanoglu mutlu olmak ister.האנושות רוצה להיות מאושרת.
Insanoglu mutlu olmak ister.ان البشر يريدون ان يكونوا سعداء
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Bárcsak engedtem volna magam boldogabbnak lenni.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Doresc să-mi fii permis să fiu mai fericit.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Doresc să-mi fi permis să fiu mai fericit.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım."Had ik mezelf maar meer geluk gegund."
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım."Ich wünschte, ich hätte mich glücklicher sein lassen."
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Jag önskar att jag hade varit gladare.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Jag önskar jag hade tillåtit mig själv att vara gladare.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.J'aurai aimé m'être permis d'être plus heureux.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Jeg ville ønske at jeg havde tilladt mig selv at være mere lykkelig.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Jeg ville ønske, at jeg havde tilladt mig selv at være mere lykkelig.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Kiežby som sám sebe dovolil byť šťastnejší.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.내 자신이 좀 더 삶을 즐겼더라면 하는것.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Quisiera haberme permitido ser más feliz.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Se solo avessi cercato di essere più felice.
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım.Se solo fossi stato più felice.