mutfağı ile cümle
mutfağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, mutfağınızdaki saf şeker kristallerini bir tavaya koyup enerji verdiğinizde olan şeye benziyor.זה דומה למה שקורה כשאתם לוקחים קריסטלי סוכר טהורים במטבח, שמים אותם במחבת, ומפעילים אנרגיה.
Bu, mutfağınızdaki saf şeker kristallerini bir tavaya koyup enerji verdiğinizde olan şeye benziyor.الأمر شبيه إذن بما يحدث عندما تأخذ بلورات سكر نقية في مطبخك، تضعها في المقلاة، وتعرضها للطاقة.
Bu, mutfağınızdaki saf şeker kristallerini bir tavaya koyup enerji verdiğinizde olan şeye benziyor.結晶を鍋に入れて加熱したときに 起きることと 似ています 砂糖に熱を加え
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Denn Sie arbeiten damit ja im Alltag. Sendil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Deoarece ei au văzut asta pe teren. Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.왜냐하면 그들은 현장에서 그것을 봐 왔기 때문입니다.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Mert ők ezt a terepen látták. Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Oni doświadczyli tego w praktyce. Sendhil Mullainathan :
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Parce qu'ils l'ont vu sur le terrain. Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Sendhil Mullainathan:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar. SM:Perché l'hanno visto sul campo.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar. SM:Zij zijn dat in de praktijk tegengekomen.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Защото те са я виждали в действие.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.Потому что они уже видели это в жизни. Сендил Муллайнатан:
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.כי הם ראו זאת בשטח.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.لأنها قد رأيت ذلك على أرض الواقع.
Çünkü bu insanlar işin mutfağındalar.センディール: その通り 多くの時間を マーケティング担当と話してきました
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Aku katakan kepada David, 'jangan bawa pekerjaanmu ke dapurku.'
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim. Ama yanıldım.Avevo detto a David di tenere il lavoro fuori dalla mia cucina, ma mi sbagliavo."
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim. Ama yanıldım."Nie chciałam, żeby David przynosił pracę do domu, ale myliłam się."
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Ich sagte zu David 'halte deine Arbeit aus meiner Küche heraus.'
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Ik zei tegen David: 'houd je werk uit mijn keuken!'
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim.데이비드에게 회사일과 집안 일을 분리하라고 얘기했지만,
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Le dije a David, 'mantén tu trabajo fuera de mi cocina'.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Mondtam Davidnek, 'ne hozd be a munkádat a konyhába'
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Tôi nói với David: đừng xen vào bếp núc của em.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Είπα στον Ντέιβιντ: κράτα τη δουλειά σου έξω από την κουζίνα μου.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Казах на Давид," държа работата си вън от кухнята ми."
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."Я попросила Девіда не лізти до моєї кухні зі своїми методами.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim.Я сказала Дэвиду: "Держи свою работу подальше от моей кухни".
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."אמרתי לדייוויד, 'אל תכניס את העבודה שלך למטבח שלי'.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim."كنت أقول ل"ديفيد"،' إبقي عملك خارج مطبخي '.
David'e, 'İşini mutfağımdan uzak tut' dedim.でも私が間違ってたわ」
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Aprenden sobre las especias y sabores característicos de la cocina de su cultura incluso antes de nacer.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Betekintést nyernek a kultúrájukra jellemző ízek és fűszerek világába még mielőtt megszületnének.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.아기들은 태어나기도 전부터 그 문화의 요리의 독특한 향과 양념을 접하게 됩니다
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Li se prezintă aromele şi mirodeniile caracteristice bucătăriei culturii lor chiar înainte de naştere.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Mereka diperkenalkan pada rasa dan bumbu tertentu dari makanan mereka, bahkan sebelum lahir.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Seznamují se s charakteristickými chutěmi a vůněmi jejich národní kuchyně ještě před narozením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Sie lernen die charakteristischen Aromen und Gewürze ihrer Landesküche kennen, noch bevor sie geboren werden.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Spoznáva charakteristické chute a korenia kuchyne danej kultúry, a to už pred svojím narodením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Uvedeni so v značilne okuse in začimbe kuhinje njihove kulture, in to še pred rojstvom.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Μυούνται στις χαρακτηριστικές γεύσεις και τα μπαχαρικά της κουζίνας του πολιτισμού τους πριν από τη γέννηση.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Вони знайомляться із специфічними ароматами та приправами їхньої кухні навіть до народження.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Его знакомят со вкусами и специями, характерными для кухни в его культуре, ещё до рождения.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Те се запознават с характерните вкусове и подправки от кухнята на тяхната култура, дори преди раждането.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.הם לומדים להכיר את הטעמים והתבלינים האופייניים של המטבח בתרבות שלהם, עוד לפני שהם נולדים.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.كان يجري تعريفهم على النكهات والتوابل للمأكولات المميّزة لثقافتهم حتى قبل الولادة.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.特有の味やスパイスを 生まれてくる前に紹介されているのです 実は胎児は これ以上に重大なことを学んでいます
Dolu bir mutfağın bile mi var?Ai pana si o bucatarie completa?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Cậu còn có cả bếp nữa sao?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Cosa? Hai perfino una cucina completa?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Kau bahkan memiliki dapur yang lengkap?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Quoi, tu as même une cuisine complète ?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Vad har du till och med en full kök?
Dolu bir mutfağın bile mi var?Wat, je hebt zelfs een complete keuken?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Wie, du hast eine komplette Küche?!
Dolu bir mutfağın bile mi var?Τι, έχεις ακόμη και πλήρως εξοπλισμένη κουζίνα;!
Dolu bir mutfağın bile mi var?У тебя даже настоящая кухня есть?
Dolu bir mutfağın bile mi var?ماذا انت حتى لديك مطبخ كامل؟ !ـ
İlgili Sayfalar