mutfağı ile cümle

mutfağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mandu (Korece: 만두, 饅頭), Kore mutfağında bir etli hamur yemeğidir.Is het meel warm genoeg dan wordt het in de bulen (ofwel zakken) gedaan.
Kanada mutfağı ülkenin bölgelerine göre büyük farklılıklar gösterir.De Canadese keuken varieert sterk tussen de verschillende regio's van Canada.
Çoğu zaman Tex-Mex Mutfağı Meksika Mutfağı'ndan sayılmaktadır.Tex-Mex is de omschrijving van de Texaans-Mexicaanse keuken.
Girit mutfağını da kapsar.Tevens vindt hij het keukenmes.
Türk mutfağına özgüdür.Roemeense keuken.
Çin mutfağında genellikle karışık yağlı kızartmalarda ve çorbalarda rastlanır.In de Chinese keuken belandt het in roerbakgerechten en soep.
Avusturya mutfağı, Avusturya'nın ulusal mutfağıdır.Het gerecht komt uit de Oostenrijkse keuken.
Ayrıca İtalyan-Amerikan mutfağında da popülerdir.Hij is gespecialiseerd in de Italiaanse keuken.
Ve mutfağın hakimi odur.Hij is de kok in het gezelschap.
Saşimi, bir Japon mutfağı yemeğidir.Dit artikel gaat over de Japanse keuken.
Belize mutfağı Belize ülkesinde yaşayan farklı uluslar ve onların yiyeceklerinin bir karışımıdır.De Belgisch-Amerikaanse cuisine is iets wat Belgische Amerikanen over hun etnische verschillen verbindt.
Büyük ölçüde İspanyol mutfağından da etkilenmiştir.Hier staat eten uit de Spaanse keuken centraal.
Film evin mutfağında geçmektedir.De keuken is onder het huis.
Ekmek Çin mutfağında fazla rağbet göremeyen bir maddedir.Voedsel is in de Chinese keuken niet enkel een zaak van eten.
Belçika mutfağı, Belçika'nın ulusal mutfağıdır.Tot de Belgische keuken behoren gerechten uit België.
Bu nedenle İran mutfağı ağır yemeklerden oluşur.De Chinese keuken is een veelzijdige keuken.
Kabak ve çili biberi'de Meksika mutfağında yaygın olarak kullanılır.Het is een hete saus of pasta die veelvuldig gebruikt wordt in de Koreaanse keuken.
Mutfağı temizlemeliyiz.We moeten de keuken schoonmaken.
Çin mutfağını sever misin?Houdt u van de Chinese keuken?
Hiç mutfağını temizledin mi?Heb je ooit jouw keuken schoongemaakt?
Mary mutfağını yenilemek istiyor.Mary wil haar keuken verbouwen.
Bu evin açık mutfağı var.Dit huis heeft een open keuken.
İtalyan mutfağı yüzyıllar içerisinde gelişti.Kuchnia włoska rozwijała się na przestrzeni wieków.
Fin mutfağıForteczna kuchnia.
Türk mutfağına özgüdür.Kuchnia turecka.
Özellikle Japon mutfağında, sushi ile birlikte çokça tercih edilmektedir.Ceni kuchnię japońską, zwłaszcza sushi.
Polonya'nın geleneksel mutfağında yer alır.Potrawa tradycyjna w kuchni polskiej.
Yunan mutfağı ile ilişkilendirilse de, kaynağı tam olarak belli değildir.Wywodzi się z kuchni niemieckiej, jednak dokładne jego pochodzenie jest niejasne.
Meksika Mutfağı (İngilizce).British cuisine (ang.).
Yaşamın Mutfağında Belgeseli, BRT.Odebrał on poród na stole, w kuchni Bree.
Pek çok dünya mutfağında geleneksel olarak kullanılmaktadır.Bardzo często wykorzystywany w kuchniach świata.
Kanada mutfağı ülkenin bölgelerine göre büyük farklılıklar gösterir.Kanadyjska kuchnia różni się od siebie w zależności od regionu.
2003 yılında Pınar'ın Mutfağından adlı yemek kitabını çıkarttı.W 1999 wydał książkę kulinarną Kuchnia ziemiańska.
Mutfağı çok zengin olup, kırmızı et ağırlıklıdır.Tłuste, czerwone mięso ryby jest bardzo smaczne.
Harbin yerel mutfağında da Rus etkisi vardır.Pod wpływem Rosji pozostaje także miejscowa kuchnia.
Bir İtalyan restoranının mutfağında doğmuştur.Wywodzi się z kuchni włoskiej.
Çin mutfağı ile İtalyan mutfağı arasında bazı benzerlikler vardır.Tam popularna jest kuchnia włoska czy chińska.
Ve mutfağın hakimi odur.Pracuje jako szef kuchni.
Köyün yemekleri ise yine geleneksel karadeniz mutfağını yansıtmaktadır.Ożywieniu przeszłości służą imprezy promujące tradycyjną kuchnię regionalną.
Belçika mutfağı, Belçika'nın ulusal mutfağıdır.Jest to specjał kuchni belgijskiej.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.Asyryjska kuchnia jest podobna do innych kuchni Bliskiego Wschodu.
İtalyan mutfağı bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Kuchnia włoska jest bardzo różnorodna.
Butun karadeniz mutfagi yemek olarak vardir.Ostatni z budynków służył jako kuchnia.
Samgyeopsal (Korece: 삼겹살), Kore mutfağında bir ızgara domuz göbeğidir.Mudżudżi (gruz. მუჟუჟი) – danie na zimno z wieprzowiny w galaretce.
Loco moco, Hawaii mutfağında bir yemektir.'Loco moco är en maträtt som härstammar från Hawaii.
Brezilya mutfağı, Brezilya'nın kendisi gibi mutfağı da bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Det brasilianska köket, liksom Brasilien självt, varierar mycket från region till region.
İtalyan mutfağı yüzyıllar içerisinde gelişti.Det italienska köket har utvecklats avsevärt under många hundra år.
Harbin yerel mutfağında da Rus etkisi vardır.Det lokala köket i Harbin är också ryskinfluerat.
Kahve, ve özellikle de espresso, İtalyan mutfağının önemli unsurlarından biridir.Kaffe, och då särskilt espresso, har också kommit att spela en viktig roll i det kulturella italienska köket.
Erken koloniciler ile birlikte gelen Amerikan Kızılderili mutfağı yemek kütürünün bir parçası olmuştur.Det indianska köket blev en del av matvanorna som de tidiga kolonisatörerna tog med sig.
Kuzey Dakota mutfağı Alman ve Norveç mutfağından çok etkilenmiştir.Andorranska köket är påverkat av defranska och spanska köken.
Türk Mutfağı (2009).Järnvägsdatagruppen (2009).
Mutfağı da aynı yöreyle benzerlikler gösterir.Köken fick samma storlek som i radhusen.
Fin mutfağıBord Köksö
Geçmişin İzleriyle Sille Mutfağı (2014).Vy över det gamla regementets kanslihuset (2014).
Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir.Det turkiska köket innehåller även mängder av olika risrätter.
Butun karadeniz mutfagi yemek olarak vardir.Gryta är ett kokkärl för matlagning.
Sonra Hollywood'a gitti ve sinemaya mutfağından başladı.Kort därefter kom han till Hollywood för att börja filma.
Tayland mutfağı Tayland'ın milli mutfağıdır.Det kambodjanska köket uppvisar influenser från det thailändska köket.
Balık (özellikle ringa), et ve patates İsveç mutfağında önemli bir yere sahiptir.Fisk (speciellt sill), kött och potatis spelar framstående roller.
İlgili Sayfalar