Bu gendeki mutasyon otozomal baskın türdendir.Su mutación son la causa de algunas formas de autismo.
Bu da, genomların bazı bölgelerinin bu şekilde mutasyona uğramalarını daha yatkın hale getirir.Evidentemente, este avance lo lleva a otro nivel como mutante.
C. reinhardtii'nin mutasyon geçirmiş birçok türünün olduğu bilinmektedir.Sono noti molti mutanti di C. reinhardtii.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Non tutte le mutazioni genetiche note hanno implicazioni prognostiche.
Ancak bu hastalığa neden olan çeşitli başka mutasyonlar da bilinmektedir.Bisogna però considerare che molte altre mutazioni sono state identificate come causa di malattia.
Ana madde: Mutasyon Virüsler birçok mekanizma ile genetik materyal değişikliğine uğrayabilirler.I virus subiscono mutazioni genetiche attraverso diversi meccanismi.
Bazı mutasyonlar uçbirleştirmede spesifisite kaybına yol açar.Alcuni perdono anche la capacità di volare durante il periodo di muta.
FBN1 geni üzerinde bir mutasyon sonucu gelişmektedir.È causata da una mutazione genetica di SPRED1.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.La mutazione genetica somatica porta a un blocco della produzione di proteine funzionanti dall'allele mutante.
Bu, en yaygın olan tek nükleotitli mutasyondur.È il tumore osseo più comune.
Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler.Una mutazione genetica si dice indotta quando è causata dall'azione di agenti mutageni.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Не каждая известная генетическая мутация имеет прогностическое значение.
Pfeiffer sendromu Fibroblast Growth Factor Receptor 1 ve 2'nin mutasyonu ile ilişkilidir.Синдром Пфайффера значительно связан с мутациями рецепторов фактора роста фибробластов 1 и 2.
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Например, синдром Li-Fraumeni обусловлен мутациями в гене онкосупрессора p53.
Yolda Stewie nükleer atığa maruz kalır ve mutasyona uğrayarak ahtapotvari bir yaratığa dönüşür.По пути Стьюи попадает в ядерные отходы и превращается в осьминогоподобное создание.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Другие типы мутаций могут создать новые гены из некодирующей ДНК.
Wilson hastalığı mutasyon veritabanı (İnsan Genom projesi) (İngilizce) 04.05.2012 tarihinde erişildi.Разработка вакцины против болезни Паркинсона выглядит многообещающе (06.08.2014).
Fakat daha sonraları bunun nedeninin de bir tür mutasyon olduğu öğrenilmiştir.Недавно было обнаружено, что она сама является мутантом.
COL5A1, COL5A2, COL3A1 isimli genlerde mutasyon varlığı tespit edilmiştir.ДНК анализ может выявить изменения в пределах гена COL3A1.
Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler.Мутации могут оказывать влияние на успех организма как непосредственно, так и косвенно.
Mutasyonlar; yararlı, etkisiz ya da zararlı olabilir.Мутации проявляются по-разному и могут быть как полезными, так и вредными.
Hastalığın çıkmasından itibaren yaklaşık 3 hafta sonra güçlü mutasyonlar ortaya çıkmaya başlamıştır.Примерно через 20 лет после первых симптомов наступает смерть.
Eğer bu tanımayı mümkün kılan mutasyonlar görülüyorsa, seçilim de bu yönde olacaktır.Если такого мутанта удаётся выявить, его уничтожают немедленно.
Proto-onkogen ise mutasyonlar veya artmış gen ekspresyonu nedeniyle onkogene dönüşebilen, normal genlerdir.Протоонкоген — это обычный ген, который может стать онкогеном из-за мутаций или повышения экспрессии.
Ancak bu tür mutasyonlar eşey hücrelerini etkilemediğinden kuşaklara aktarılamaz.على أيَّة حالٍ ، هو يختلف عن فيروس HIV في كونه لا يدمِّر هذه الخلايا.
Fakat bu bir çerçeve kayması mutasyonu değildir.Isto é, não é um corte de congelação por amostragem.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Nem todas as mutações genéticas conhecidas têm implicações no prognóstico.
Bu gen üzerindeki mutasyonlar LPS'deki yanıtlarındaki farklılıklar ile ilişkilendirilir.Mutaties van dit gen geven verschillen in reactie op LPS.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Niet iedere bekende genetische mutatie heeft gevolgen voor de prognose.
Aynı genin daha az şiddetli bir mutasyona maruz kalmasıyla oluşur.Deze vorm wordt veroorzaakt door een minder ernstige mutatie van hetzelfde gen.
Bu sefer Nemesis mutasyona uğramıştır.Deze keer krijgt hij te maken met muiterij.
Bu da mutasyona ya da kansere yol açabilir.Dit voorkomt mutaties en eventueel kanker.
Çeşitli mutasyon tipleri vardır.Er zijn verscheidene mutanten.
Radyasyon kaynaklı mutasyon geçirmiştir.Deze mutaties werden veroorzaakt door röntgenstraling.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutacje protoonkogenu K-ras są odpowiedzialne za 20-30% niedrobnokomórkowych raków płuca.
Bunun sonucu mutasyonlar meydana gelir.Do zmian dochodzi w wyniku mutacji.
Fonksiyon kaybına yol açan mutasyonların çoğu buna rağmen seçilmişlerdir.Większość mutacji utraty funkcji podlega więc negatywnej selekcji.
Çeşitli mutasyon tipleri vardır.Jeden z rodzajów mutacji genowych.
Bu, silinme tipi bir mutasyon olarak düşünülebilir.Jest traktowana jako potencjalny mutagen.
Diğer tip mutasyonlar, bazen daha önce kodlanmamış DNA'dan yeni genler oluşturur.Andra typer av mutationer skapar emellanåt nya gener från tidigare icke-kodande DNA.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Inte alla kända genetiska mutationer har prognostiska implikationer.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutationer i K-ras proto-onkogenen orsakar 10-30 % av lungadenocarcinom.
Somatik mutasyonlar Üreme hücrelerin dışındaki diğer somatik hücrelerde meydana gelen mutasyonlardır.Många andra organismer har processer för att eliminera i andra fall bestående mutationer på somatiska celler.
Rett sendromu genellikle çocuktaki bir mutasyon nedeniyle oluşur.Tillståndet orsakas oftast av en mutation på en specifik kromosom.
Y kromozomunda mutasyonlar oluştuğu zaman doğrudan babadan oğula, erkek sülalesi boyunca aktarılır.Y-kromosomen överförs uteslutande från far till son.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Мутації протоонкогена K-ras є причиною 10-30 % випадків аденокарциноми легень.
Proto-onkogen ise mutasyonlar veya artmış gen ekspresyonu nedeniyle onkogene dönüşebilen, normal genlerdir.Протоонкоген — це звичайний ген, який може стати онкогеном через мутації або підвищення експресії.
Morötesi ışınım ise, DNA yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur.Пошкодження радіацією ДНК викликає мутації.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Ne každá známá genetická mutace má vliv na prognózu.
Fakat daha sonraları bunun nedeninin de bir tür mutasyon olduğu öğrenilmiştir.Víme pouze, že to je nějaká jeho podmnožina.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutace protoonkogenu K-ras způsobují 10–30 % případů adenokarcinomu plic.
Mutasyonu ona üstün bir telepati ve telekinezi yeteneği vermiştir.Její znalosti jí umožňují používat telepatické a telekinetické schopnosti.
RAS ailesinde meydana gelen mutasyonlar çok sık görülmektedir.Na severních svazích Rodopů je často pozorován fénový jev.
Nokta mutasyonlar, genellikle bir veya birkaç nükleottitte meydana gelen mutasyonlardır.Takové poškození, které může být způsobené například jednou nebo několika mutacemi.
Bu mutasyonların bazıları da kansere yol açar.Některé mohou způsobovat také rakovinu.
Genetik mutasyonda bir otoritedir ve en büyük arzusu insanoğlu ile mutantların barış içinde yaşamasıdır.El este o autoritate în mutația genetică și un susținător al relațiilor pașnice între oameni și mutanți.
DNA dizileri, yeni aleller üreten mutasyonlar tarafından değiştirilebilirler.Secvențele ADN pot fi alterate prin mutații, care duc la producerea de noi alele.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.De exemplu, proteinele contractile actină și miozină sunt responsabile pentru contracția mușchilor scheletici.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Nem minden ismert genetikai mutációnak van prognosztikai jelentősége.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.A K-RAS prot-onkogénben végbement mutáció felelős a tüdő adenocarcinómáinak 10-30%-ért.