muta ile cümle

muta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Perdita di cellule, mutazioni di cromosomi, mutazioni del mitocondrio e via così.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Perte de cellules, mutations dans les chromosomes, mutations dans les mitochondies et ainsi de suite.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Pierderea celulelor, mutatii in cromozomi, mutatii in mitocondrii si asa mai departe.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Sejtpusztulás, mutáció a kromoszómán, mutáció a mitokondriumban, stb.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Zellverlust, Chromosomen-Mutationen, Mitochondrien-Mutationen und so weiter.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Η κυτταρική απώλεια, μεταλλάξεις στα χρωμοσώματα, μεταλλάξεις στα μιτοχόνδρια κλπ.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Загуба на клетки, мутации в хромозомите, мутации в митохондриите и така нататък.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.Потери клеток, мутации хромосом, мутации в митохондриях и т.д.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.איבוד תאים, מוטציות בכרומוזומים, מוטציות במיטוכונדריה וכו'.
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.خسارة الخلايا، تحوّلات في الكروموسومات، تشوّهات في الميتوكندريا...إلخ
Hücre kaybı, kromozomlardaki mutasyonlar, mitokondrideki mutasyonlar ve böyle devam ediyor.最初に なぜこのリストで完全なのかお話しましょう
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.2차 발병은 돌연변이된 바이러스로인해 매우 치명적이었습니다.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Al doilea val a fost valul cu super mutații ucigașe.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Cơn dịch thứ hai là cơn dịch sát thủ đột biến.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.De tweede golf was de gemuteerde, superdodelijke golf.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Die zweite Welle war die mutierte, äusserst tödliche Welle.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Druga fala, ze zmutowanym wirusem, zabiła najwięcej.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La deuxième vague était la vague du super tueur qui avait muté.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La seconda ondata fu quella del virus mutato super letale.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.La segunda ola fue la ola de super asesinos mutados.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Втората вълна била мутираната супер убийствена вълна.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.Ко второй волне вирус мутировал и убивал всё живое на своём пути.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.הגל השני היה הנגיף שעבר מוטציה, הגל הקטלני ביותר.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.الموجة الثانية منه كانت أكثرهم تحوراً و فتكاً.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.第1波では 医療従事者が十分足りていました
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Det har värde därför att folk kommer överens om att det har värde.
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Het heeft van zichzelf geen waarde.
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Má hodnotu, protože všichni lidé souhlasí, že mají hodnotu.
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Sam w sobie nie ma żadnej wartości.
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Sillä on arvoa koska ihmiset ovat päättäneet että sillä on arvoa.
İnsanlar değeri olduğu konusunda mutabık oldukları için değeri vardır.Δεν έχει αξία από μόνο του. Έχει αξία γιατί οι άνθρωποι συμφωνούν ότι έχει αξία.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Astea erau cele trei lucruri de care m-am ţinut tot timpul.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.C"était les 3 choses auxquelles je me tenais tout le temps.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Das waren drei Regeln, denen ich fast immer treu blieb.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Det var tre ting jeg holdte mig ret meget til hele tiden.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Esas fueron las tres cosas a las que me apegué todo el tiempo
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Estas eram as três coisas que eu seguia sempre à risca.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Három dologhoz ragaszkodtam mindig.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Ketiga peraturan itu yang selalu saya pegang kuat setiap saat.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.이 세가지들이 제가 항상 준수했던 것들이었습니다.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Quelle erano tre cose sulle quali sono rimasto pressoché sempre irremovibile.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Toto boli tri pravidlá, ktorých som sa držal celý čas.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Tych trzech zasad trzymałem się ściśle przez cały czas.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Vậy đó là ba nguyên tắc mà tôi luôn tuân theo.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Ήταν τρία στοιχεία στα οποία έμεινα "κολλημένος" με αρκετή συνέπεια όλο τον καιρό.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Вот этих трёх правил я чётко придерживался всё время.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Такі були три правила, яких я досить чітко дотримувався весь час.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.Това бяха три неща, към които се придържах доста плътно през цялото време.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.אלו היו שלושת הדברים שהקפדתי עליהם כל הזמן.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.لقد كنت صارمًا مع تلك القواعد الثلاثة كل الوقت.
İşte bu üçü, her zaman mutabık kaldığım değerlerdi.これは実は私の父から教えられた
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.여기는 덩 샤오핑의 딸 덩 랑 여사인데요 -- 중국이 요람에서 요람으로를 수용하도록 했죠.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.הנה גברת דנג לאן, ביתו של דנג שיאופינג, שסין תאמץ את ערש אל לערש.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.هنا السيدة دنغ لان ، ابنة دنغ شياو بينغ -- مع الصين لتعتمد نهج من المهد الى المهد.
- işte Deng Xiaoping'in kızı Bayan Deng Lan - bir Mutabakat Anlaşması imzaladık.覚書に署名しました 中国が 土地や空気を汚染しながら 低コストで製品を作り
Kanser, hücrelerin hızlı büyüme ve metastaz gösterdiği bir sürü mutasyonu kapsıyor.암은 빠른 성장과 전이를 보여주는 돌연변이의 총체적 질병입니다
Kanser, hücrelerin hızlı büyüme ve metastaz gösterdiği bir sürü mutasyonu kapsıyor.Rakovina je celá sbírka mutací, kdy se buňky začnou velmi rychle invazivně množit a metastázovat.
Kanser, hücrelerin hızlı büyüme ve metastaz gösterdiği bir sürü mutasyonu kapsıyor.Ракът представлява поредица от мутации, при която клетките започват да се делят много бързо и метастазират.
Kanser, hücrelerin hızlı büyüme ve metastaz gösterdiği bir sürü mutasyonu kapsıyor.סרטן הוא מחלה של קבוצה שלמה של מוטציות בעלות יכולת חדירה וגדילה ויצירת גרורות מתפשטות.
Kanser, hücrelerin hızlı büyüme ve metastaz gösterdiği bir sürü mutasyonu kapsıyor.السرطان هو فئة كاملة من الطفرات حيث الخلايا تبدأ اظهار هذا النمو السريع المجتاح وهذا ورم خبيث.

İlgili Sayfalar