mut ile cümle
mut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un çok mutlu olduğuna eminim.I bet Tom was very happy.
Ben doğduğum için mutluyum.I'm happy that I was born.
Amacım mutlu olmaktır.My goal is to become happy.
Benim amacım mutlu olmak.My goal is to be happy.
Onun mutluluğu sadece kısa bir zaman sürdü.His happiness lasted only a short time.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!What an awful world we live in!
Senden bir mesaj aldığımız için çok mutluyuz.We are very happy to have received a message from you.
Seninle tanıştığım için çok mutluyum.I am so happy that I met you.
İlk bakışta, onlar mutlu bir ailedirler.At first glance, they're a happy family.
Bir saat içinde mutlaka geri dönmüş olacağım.I'll be back in one hour without fail.
Tom mutfağa yürüdü, bir yiyecek çantası taşıyordu.Tom walked into the kitchen, carrying a bag of groceries.
Ben sadece onun mutlu olmasını istiyorum.I just want her to be happy.
Tom kutuyu mutfağa taşıdı ve masaya koydu.Tom carried the box into the kitchen and put it on the table.
Tom'un mutfakta bulaşıkları yıkadığını duyabiliyorum.I can hear Tom in the kitchen washing dishes.
Tom mutfakta bize yiyecek bir şey pişiriyor.Tom is in the kitchen cooking us something to eat.
Tek mutluluk kaynağım oldu.He was my sole source of happiness.
Git ve mutlu ol!Go and be happy!
O mutlu olmak için her şeyi yaptı.He did everything to become happy.
Onu mutfak sobasının altında bulacaksın.You'll find it under the kitchen stove.
Okul mutfağından kim sorumlu?Who's in charge of the school kitchen?
Mutfakta yemenin bir sakıncası var mı?Do you mind eating in the kitchen?
Seni yeniden gördüğüm için çok mutluyum.I am so happy to see you back.
Onlar çok mutlu görünmüyorlar.They don't look very happy.
O, çok mutlu görünmüyor.He doesn't look very happy.
O çok mutlu görünmüyor.She doesn't look very happy.
Kendimi öldürürsem herkes mutlu olur, değil mi?If I killed myself, everyone would be happy, wouldn't they?
Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir bellektir.Happiness is good health and a poor memory.
Ona mutlak hakikat dışında hiçbir şey söyleme.Don't tell her anything except the absolute truth.
Doktorun önerdiği merhem gerçekten işe yaradığı için mutluyum.I am happy the ointment the doctor has recommended really works.
Köpeği mutfağa kilitleyin.Lock the dog in the kitchen.
O haber için çok mutluyum.I am very happy about that news.
Daha mutlu olmak istiyorum.I want to be happier.
Tom mutlu sonu olan bir trajedi yazdı.Tom wrote a tragedy with a happy ending.
Mutlu Alman Birlik Günü!Happy German Unity Day!
Öğrencim olmandan mutluyum.I'm happy to have you as a student.
Onun mutlu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether she's happy or not.
Mutfakta çorba yiyorum.I'm eating soup in the kitchen.
Seni tanımaktan çok mutlu ve onurluyum.I'm very happy and honored to know you.
Gülmek beni mutlu eder.Smiling makes me happy.
Gülmek beni mutlu ediyor.Smiling makes me happy.
Sanırım o yeni bir bilgisayar almaktan mutlu olur.I think she would be happy to receive a new computer.
Seni çok mutsuz ettiğim için üzgünüm.I'm sorry that I've made you so unhappy.
Onu koklama! Mutajenik olabilir.Don't smell it. It might be mutagenic.
At yarışlarında 10,000 yen kazandığım için gerçekten mutluyum.I'm really happy because I won 10,000 yen at the horse races.
Mutlu evlilik yıldönümü.Happy wedding anniversary.
Seni tekrar gördüğüm için çok mutluyum.I'm very happy to see you again.
Çok şükür ki, şehrin daha eski kısımları müttefiklerin bombalarından korundu.Fortunately, the older part of the city was spared from the Allies' bombs.
Beni mutlu edebilir misin?Can you make me happy?
Sadece mutlu olmak istiyorum.I just want to be happy.
Sadece mutlu olmak istedim.I just wanted to be happy.
Tom dünün hayatının en mutlu günü olduğunu söyledi.Tom said yesterday was the happiest day of his life.
Tom ve Mary mutfakta akşam yemeği hazırlıyorlar.Tom and Mary are in the kitchen, preparing dinner.
Tom bunu yapmak için çok mutluydu.Tom was more than happy to do it.
Tom bizi görmekten mutlu görünmüyordu.Tom didn't look happy to see us.
Tom bu konuda mutlu değildi.Tom wasn't happy about it.
Tom açıkça mutluydu.Tom was obviously happy.
Tom çok mutlu olmalı.Tom must be very happy.
Tom mutlu görünmüyordu.Tom didn't look happy.
Onun yüzünde mutlu bir gülümseme gördüm.I saw a joyful smile on his face.
Aç kedi çöpü mutfağın her yerine saçtı.The hungry cat scattered the trash all over the kitchen.