mut ile cümle

mut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mutlu olman gerektiğini biliyorum.I know you must be happy.
Mutlu olmak istediğini biliyorum.I know you want to be happy.
Mutlu olmak istediğinizi biliyorum.I know you want to be happy.
Er ya da geç mutluluğu bulacağını biliyorum.I know you'll find happiness eventually.
Mutlu olduğunu biliyorum.I know you're happy.
Bir mutfak bıçağına ihtiyacım var.I need a kitchen knife.
Tom'un mutlu olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know that Tom is happy.
Mutlu olmadığımı hiç söylemedim.I never said I wasn't happy.
Gerçekten Tom'un mutlu olduğunu düşünüyordum.I really thought Tom was happy.
Bu gerçekten seni mutlu eder mi?Does this actually make you happy?
Mütevazı ol, Tom.Don't sell yourself short, Tom.
Sanırım Tom ve Mary birlikte çok mutlu olacak.I think Tom and Mary are going to be so happy together.
Mutlu olduğumuzu düşündüm.I thought we were happy.
Yangın alarmımız annem mutfakta yemek pişiriyorken bazen çalar.Our fire alarm sometimes goes off when my mother is cooking something in the kitchen.
Tom Mary'nin olduğu kadar mutlu görünmüyor.Tom doesn't seem to be as happy as Mary is.
Tom mutfakta mikrodalgada patlamış mısır yapıyor.Tom is in the kitchen microwaving popcorn.
Tom şimdi muhtemelen mutlu değil.Tom is probably not happy right now.
Tom bir mutfak bıçağı ile bıçaklandı ama iyi olacak.Tom was stabbed with a kitchen knife, but he's going to be OK.
Bence Tom'un yaptığı müthiş.I think what Tom is doing is terrific.
O hala mutfakta.She is still in the kitchen.
Mutfak lavabosu kirli bulaşıklarla doluydu.The kitchen sink was full of dirty dishes.
Zenginliğine rağmen, hiç de mutlu değil.Despite his wealth, he is not at all happy.
Mary'nin ona gülümsediği her zaman, Tom mutlu hisseder.Every time Mary smiles at him, Tom feels happy.
Size hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyacağım.I will be very glad to serve you.
Herkesi mutlu edemezsin.You can't make everyone happy.
Fince bir şey söylediğim her zaman Marika mutlu olurdu.Marika was happy every time I said something in Finnish.
Senin konuştuğunun yarısı kadar iyi Fransızca konuşabilsem, mutlu olurum.If I could speak French half as well as you, I'd be happy.
Mutlu olduğun en son şey nedir?What's the last thing you were ever happy about?
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat, so I used my pocket knife.
Mutfakta oturuyorlar ve çay içiyorlar.They are sitting in the kitchen and drinking tea.
Onlar mutfakta oturup çay içiyorlar.They are sitting in the kitchen and drinking tea.
Onlar mutfakta oturup çay içtiler.They sit in the kitchen and drink tea.
Konu mutluluktur.The topic is happiness.
O, erkek arkadaşının yanında mutludur.She is happy next to her boyfriend.
Bir işin olduğu için mutlu olmalısın.You should be happy to have a job.
O yalnız ve mutsuz.She's lonely and unhappy.
Sanırım mutabakata varabileceğiz.I think we'll be able to come to an understanding soon.
Toz biber büyük ölçüde Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is greatly used in Indian cooking.
Kırmızı biber tozu genellikle Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is often used in Indian cooking.
Senin için gerçekten mutluyum.I am truly happy for you.
Mutlu olmak ve başka soru sormamak en iyisi olur.To be happy and not ask any more questions would be best.
Mutlu ol ve başka soru sorma... bu en iyisi.Be happy and don't ask any more questions...that is best.
Çocuklar mutlu ve hayvanlar ve kadınlar, ama biz insanlar değiliz.Children are happy, and animals, and women, but we humans are not.
Bu, beni mutlu eden şey.That's what makes me happy.
Bu, beni mutlu eden şeydir.That's what makes me happy.
O, mutlu görünmüyor.She doesn't look happy.
Her zaman herkesi mutlu yapamazsın.You can't always make everyone happy.
Ben de mutluluğu hak ediyorum.I deserve happiness, too.
O gerçekten mutlu olacak, değil mi?He'll really be happy, won't he?
Tom sağ elinde bir sineklik ile mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen with a fly swatter in his right hand.
Tom Mary'nin davranma tarzından mutlu değildi gibi görünüyordu.Tom looked like he wasn't happy with the way Mary was behaving.
Mary mutfağa geldiğinde Tom bir sandviç yapıyordu.Tom was making a sandwich when Mary came into the kitchen.
Tom kendine biraz kahve almak için mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen to get himself some coffee.
Seni görmekten mutlu olmadığımı düşünmeni istemem.I wouldn't want you to think I wasn't happy to see you.
Tom'a onun davranma tarzından mutlu olmadığımı söyledim.I told Tom I wasn't happy with the way he was acting.
Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.Tom keeps the garbage bags under the kitchen sink.
Hem Tom hem de Mary birbirlerini mutlu etmek istediler.Tom and Mary both wanted to make each other happy.
Ben mutlu bir şekilde evliyim, herkesin ne dediği önemli değil.I'm happily married, no matter what anyone says.
Tom bir fincan kahve almak için mutfağa gitti.Tom went to the kitchen to get a cup of coffee.
Tom Mary'yi mutlu etmek için ne yapmak zorunda olduğunu biliyor.Tom knows what he has to do to make Mary happy.

İlgili Sayfalar