Yiyecek istiyor musun?Do you want food?
Meyve istiyor musun?Do you want fruit?
Zaten gidiyor musun?Are you leaving already?
Sarı eşarbımı beğenmiyor musunuz?Don't you like my yellow scarf?
Tom'u neyin rahatsız ettiğini biliyor musun?Do you know what's bothering Tom?
Tom'un sana göre biraz genç olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that Tom is a little young for you?
Kızlardan korkuyor musun Tom?Are you afraid of girls, Tom?
Tom'un bilgiyi nasıl elde ettiğini biliyor musun?Do you know how Tom obtained the information?
Tom'un gerçeği söylediğine sahiden inanıyor musun?Do you honestly believe Tom is telling the truth?
Tom'u nerede bulabileceğimi biliyor musunuz?Do you know where I can find Tom?
Tom'un neden bugün okulda olmadığını biliyor musun?Do you know why Tom wasn't at school today?
Tom'un öyle bir şey hakkında yalan söyleyeceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think Tom would lie about something like that?
Gerçekten Tom'un istifa etmesi gerektiğini düşünüyor musun?Do you really think Tom should resign?
Tom'a bundan bahsetmemiz gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we should tell Tom about this?
Herhangi birini görebiliyor musun?Can you see anyone?
Onu göremiyor musun?Can't you see that?
Herhangi birini görüyor musun?Do you see anybody?
Şimdi sen benim noktamı görüyor musun?Now do you see my point?
Tom'u herhangi bir yerde görüyor musun?Do you see Tom anywhere?
Bağlantıyı görüyor musun?Do you see the connection?
Onun kim olduğunu göremiyor musun?Can't you see who it is?
Tom'un hasta olduğunu göremiyor musun?Can't you see Tom is sick?
Tom'un öldüğünü görmüyor musun?Can't you see Tom is dying?
Başka birini görüyor musun?Are you seeing someone else?
Tom'un acı içinde olduğunu göremiyor musun?Can't you see Tom is in agony?
Tom'un yaralı olduğunu göremiyor musun?Can't you see Tom is injured?
Tom'un üzgün olduğunu görmüyor musun?Can't you see Tom is upset?
Molada olduğumuzu görmüyor musun?Can't you see we're on a break?
Konuştuğumuzu göremiyor musun?Can't you see we're talking?
Az önce ne olduğunu göremiyor musun?Can't you see what just happened?
Tom'un ne yaptığını göremiyor musun?Can't you see what Tom is doing?
Ne yapıyor olduğumuzu göremiyor musun?Can't you see what we're doing?
Ne olduğunu görmüyor musun?Can't you see what's happening?
Bunu Tom'un aldığını görebiliyor musun?Could you see that Tom gets this?
Bunun ne anlama geldiğini anlıyor musun?Do you see what this means?
Tom'un ne yapıyor olduğunu görüyor musun?Do you see what Tom is doing?
Tom'un başka biriyle görüştüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom is seeing someone else?
Tom'un bir şey gördüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom saw anything?
Sen de onu Tom'un gördüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom saw it, too?
Tom'un onu gördüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom saw it?
Bunun ne anlama geldiğini anlamıyor musun?Don't you see what it means?
Bir büzülme görüyor musun?Have you been seeing a shrink?
Bir terapisti ziyaret ediyor musun?Have you been seeing a therapist?
Geri geliyor musun?Are you coming back?
İçeri geliyor musun?Are you coming in?
İçeri gelmiyor musun?Aren't you coming inside?
İçeri gelmiyor musunuz?Aren't you coming inside?
Bizimle gelmiyor musun?Aren't you coming with us?
Daha iyi yapabileceğini düşünüyor musun?Do you think you could do better?
Onu benim için yapabileceğini düşünüyor musun?Do you think you could do that for me?
Bunun daha iyi yapılabileceğini düşünüyor musun?Do you think it could've been done better?
Tom gibi bir şehirli züppenin bir çiftlikte yaşamaktan mutlu olacağını düşünüyor musun?Do you think a city-slicker like Tom would be happy living on a farm?
Bir saç tıraşına ihtiyacım olduğunu düşünüyor musun?Do you think I need a haircut?
Tom, kendini iyi hissediyor musun?Tom, are you feeling alright?
Endişelenmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we should worry?
Endişelenmemiz gerektiğini düşünüyor musunuz?Do you think we should worry?
Bugün Tom ve diğerleriyle bir karaoke bara gidiyorum. Geliyor musun?I'm going with Tom and the others to a karaoke bar today. Are you coming?
Beni çekici buluyor musun?Do you find me attractive?
Bunun gerçekten fark yaratacağını düşünüyor musun?Do you think it would actually make a difference?
Gerçekten biraz para kazanmak istiyor musun?Do you really want to make some money?