Ana içeriğe geç
Sözlük

musa ile cümle

musa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uylakların, geceleri dışarıda dolaşan veya yolculuk eden kimselere musallat olduğuna inanılır.Gelovigen die onder de torii doorlopen verlaten het rijk van de nacht en gaan naar het licht.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Zij baarde hem vier kinderen, die echter allen jong stierven.
Musa'ya inanırlar ve ona dînî hukuk verildiğini kabûl ederler.Mozes roept hen op gelovig het verbond dat God met hen gesloten had trouw te blijven.
Musa bin Boğa Muhtedi'yi hemen bir ata bindirip kendi ordugahına götürdü.God gaf dan aan Mozes de opdracht om met zijn staf op een rots te slaan om een bron te laten ontspringen.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Volgens de Koran is Mozes een boodschapper en profeet.
Orta Çağ Japonyasında Kanagawa, Sagami ve Musashi vilayetlerinin bir parçasıydı.Tijdens het middeleeuwse Japan maakte Kanagawa deel uit van de provincies Sagami en Musashi.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."De belangrijkste zijrivieren zijn de Moesa, Maggia en Toce.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Zij werden bedekt door een wolk en God waarschuwde Mozes en Aäron om te gaan liggen.
Ayrıca Ermeni Apostolik Kilisesi Musa'yı Kutsal Çeviricilerden biri olarak kabul eder.Door de Armeense Apostolische Kerk wordt hij beschouwd als een van de Heilige Vertalers.
Musa ile Harun, birlikte Firavunun karşısına çıkarlar.Er wordt verhaald over Musa en de farao.
Ahit Sandığı'nın, Sina Dağı'nda Musa'ya Tanrı tarafından verilen On Emir'i barındırdığı kabul edilir.Het is de berg waar God volgens de overlevering de Tien geboden aan Mozes gaf.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.Op het achterpaneel staat Mozes, die de tafelen met de tien geboden vasthoudt.
İo'ya bir at sineği musallat ederek.In de hemel zorgt hij voor het Hemels Paard (天馬).
Yitro'nun kızı olan Tsipora'dan Musa'nın iki oğlu olmuş Musa bunlara Gerşom ve Eliezer adlarını takmıştır.Musan (ook wel Musian of Musa) is een van de twee talen, naast Amto, die tot de Amto-Musantaalfamilie behoren.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Er is consensus binnen de islam dat Mozes op de berg Sinaï tien geboden kreeg.
Takımda Musa’yı tanıyorum.Hij wordt ingedeeld in de ploeg van Toni.
Adını eski Musashi vilayetinden almaktadır.Het was genoemd naar de voormalige Japanse provincie Musashi.
Musa’nın kardeşidir.Ze is Musa's kamergenoot.
Geleneğe göre bebek Musa'nın bulunduğu yerdir.In de Bijbel wordt gesproken over de staf van Mozes.
Heykelde tasvir edilen kişi Musa peygamberdir.Het stelt de profeet Mozes voor.
Musa ile kastedilen şunlardan biri olabilir: Musa, İbrahimi dinlerde bir peygamber.Abraham wees erop dat er genoeg waarschuwingen staan in Mozes en de profeten.
Köye ilk yerleşenlerin Musaköyden gelenler olduğu söylenmektedir.Vermoedelijk kwamen de eerste bewoners vanuit het zuiden.
Yitro, ona iyi davranır ve Musa’yı kızı Tsipora ile evlendirir.Daar ontmoet hij Jetro en Mozes trouwt met zijn dochter Sippora.
Musa yangını söndürdü.In 1987 brak er brand uit.
Musa Çelebi yaralandı ve kaçmaya başladı.Hermelien is gekwetst en loopt weg.
Kehat'ın oğlu Amram, Meryem, Harun ve Musa'nın babasıydı.Zijn vader was Kehat, een zoon van Levi en een van zijn broers was Amram, de vader van Aäron, Mozes en Mirjam.
Musa sadece babasının cesedini alır ve kaçar.Amsterdam grijpt het mes waarmee zijn vader gedood werd en vlucht weg.
Musa Çelebi Timur'dan beratlı olan bir emir olarak Bursa'da hükûmet etmeye başladı.In opdracht van Mozes bracht Aäron een reukoffer aan God ter verzoening.
Şeki Hanlığı Şeki ^ a b Namiq Musalı.Model 44A; commerciële negentienpassagiers versie van H-21B.
Musa Mahmut 1975 yılında ülkesine geri döndü.Cheng keerde in 1950 naar China terug.
Cami şehir merkezinde,Jabal Hammam Saidna Musa'da, Gebeil'de ve Ras Rayah'ta da mevcuttur.De moskee bevat het graf van Hamzah, zoon van Moesa al-Kazim, een van de twaalvers.
Amr Musa, eski milletvekili Muhammed Musa'nın oğludur.Meisen is de zoon van voormalig veldrijder Josef Meisen.
Halk Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun'un çevresine toplandı.Als Mozes terugkeert roept hij het volk bijeen en legt hij hun de regels uit die hij van God ontvangen heeft.
(En'am Suresi, 154. ayet) "Ondan önce de bir rahmet ve rehber olarak Musa'nın kitabı vardır.Oskarżycielem jest Trinity Moses, a obrońcą Fatty (Haben alle Zuschauer Bilette?).
Asıl adı Şeyh Musa Azmi'dir.Wtedy też Bóg objawił Mojżeszowi swoje imię.
Musa Çelebi'nin askerleri bu sıralarda iyice moral yitirmiş ve ümera da Musa Çelebi'ye yüz çevirmişti.Wzniesiono go w widłach rzek Mēmele (Niemenek) i Musa (Musza), które łącząc się tworzą Lelupę.
Bu vahiyden bir süre sonra Musa, Moav’da vefat eder ve defnedilir.Twarz Mojżesza zgodnie z przekazem rozpromienia blaskiem po spotkaniu z Panem.
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.Mojżesz rozmawia z faraonem prawie zawsze w obecności Aarona.
Bunlardan Köse Musa obası, Sandıklı’da iskan edildi.Moses Cordovero: Tomer Devorah (The Palm Tree of Deborah) (ang.).
Musa, Davut, Lut ve Salih’in hikâyeleri kısaca Süleyman ve Belkıs'ın hikâyesi ise ayrıntılı olarak anlatılır.Obok wymienionego już Abd Allaha najsłynniejszymi spośród nich byli Urwa, Hamza i Musab.
Musa Çelebi, savaşın ardından yakalandı ve boğularak öldürüldü.Następnie Mojżesz zebrał synów Lewiego i nakazał im zabicie pozostałych mężczyzn (około trzech tysięcy).
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Żonaty (żona Ewa), ma czwórkę dzieci (trzech synów i córkę).
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Mojżesz przyjmuje dziesięć przykazań na górze Synaj.
Musa Kazım Göksu, Şeriye Vekili.Józef Kędzierski „Jaszczur”; zastępca sierż.
Musa: Müziğin gücünü kullanır.Wierzy on w magiczną moc muzyki.
Bene Israel Musa'nın kardeşi Harun soyundan geldiklerine dolayısıyla Kohen olduklarına inanırlar.Aaron jest bratem Mojżesza i jego wiernym towarzyszem w wypełnianiu Bożych rozkazów.
Köye ilk yerleşenlerin Musaköyden gelenler olduğu söylenmektedir.Tropawa), skąd mogli przybyć pierwsi osadnicy.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Bóg ukazuje się Mojżeszowi pod Horebem (Synajem) w krzewie gorejącym.
Bu köyün Şiaların yedinci imamı Musa b.Jest siódmą co do wielkości miejscowością gminy Dąbrowa Biskupia.
Geleneğe göre bebek Musa'nın bulunduğu yerdir.Jako jedyny z braci pozostał przy wierze mojżeszowej.
Şu anda Musa vadisinde bulunmaktadır.Obecnie występuje w Dinamo Moskwa.
Dedesinin adı Mecduddin İsa ve babasının adı Muslihhidin Musa'dır.Jego prorok to Mojżesz, czyli Musa.
Bunun üzerine Mehmed Çelebi uzun bir sure, kaçan kardeşi Musa Çelebi'yi yakalamak için uğraşıya geçti.Al–Otaibi rozpoczynał swoją karierę w Al-Shabab, z którego przeszedł do Al-Ittihad.
1934-8 Musa ve Tek Tanrıcılık.1938; O Bogu i o człowieku.
Musa Qala Savaşı 2007 Aralık ayında gerçekleşti.Ciężkie walki w Mogadiszu wybuchły w marcu 2006.
Muhammed Musa (d.Mojżesz (Dawid?)
Firavun da olayı duyar ve Musa’nın idâmını ister.Suran fortsätter med berättelsen om Mose (Musa) och farao.
Bunlar Musa ile İlyas’tı.Detta förargade farao och han lyssnade därför inte till Mose och Aron.
Başta Musa olmak üzere peygamberler Kanun'un koruyucularıdırlar.Han blir den förste (och ende) faraon av den tjugoåttonde dynastin.
Tanrı tarafından Musa'ya vahyedildiğine inanılır.I koranen berättas att Musa blir beordrad av Gud att följa en mycket vis man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod