Ana içeriğe geç
Sözlük

muhammed ile cümle

muhammed kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.마호메트는 하늘을 나는 것처럼 산에서 둥둥 떠내려 온 것도 아니고
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahoma no regresó flotando de la montaña como si estuviera caminando en el aire.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahomet n'est pas redescendu de la montagne en flottant comme s'il marchait dans les airs.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Mahomet nie sfrunął z góry, unosząc się nad ziemią.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Maomé não veio a flutuar da montanha como se andasse no ar.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Maometto non fluttuò sopra la montagna come se fosse al settimo cielo.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Мохамед не се е носел над планината, сякаш реейки се във въздуха.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Мухаммед не летів у повітрі, коли спускався з гори.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.Мухаммед не спустился с горы паря в воздухе.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.מוחמד לא ירד מההר כשהוא מרחף כאילו היה מהלך על אוויר.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.لم يطفوا محمد من على الجبل كأنه يمشي في الهواء.
Muhammed dağa havada yürür gibi süzülerek gelmemişti.山から舞い降りてきた訳では ありません 「ハレルヤ!」 「神を祝福せよ!」などと
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohamed je še en deček, ki je igral nogomet, ko je bil Hamid ubit.
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammad adalah salah satu anak yang bermain sepak bola dengan Hamid ketika ia terbunuh,
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammad är en annan pojke som också spelade fotboll med Hamid den dagen han blev dödad,
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammad fut un des garçon qui jouaient au football avec Hamid lorsqu'il a été tué,
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammad war ein weiterer Junge, der mit Hamid Fußball spielte, als er getötet wurde.
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammad was een andere jongen die aan het voetballen was met Hamid toen hij werd gedood,
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.Mohammed to inny chłopiec, który grał w piłkę z Hamidem, gdy Hamida zabito.
Muhammed de Hamid'in bir diğer arkadaşı, Hamid öldürüldüğünde o da onunla birlikte top oynuyordu.محمد صبي آخر كان يلعب كرة القدم مع حميد لحظة مقتله،
Muhammed ElBaradei'nin hepimize getirdiği inanılmaz umut ve iyimserlik,2005년 노벨평화상 수상자인 모하메드 엘바라데이는 희망과 낙관론의
Muhammed ElBaradei'nin hepimize getirdiği inanılmaz umut ve iyimserlik,מוחמד אל-בראדי, והתקווה והאופטימיות העצומה שהוא
Muhammed ElBaradei'nin hepimize getirdiği inanılmaz umut ve iyimserlik,محمد البرادعي، والأمل والتفاؤل أنه
Muhammed ElBaradei'nin hepimize getirdiği inanılmaz umut ve iyimserlik,大いなる希望と楽観主義 ムハマド・ユヌスもです
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaבלילה אחד בשנת 610
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaفي تلك الليلة من عام 610
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaムハンマドが初めて コーランの啓示を受けたとき
Muhammed'in dört ünlü hadisini paylaştı.ومن ثم ادّعى أنه في حيرة من أمره.
Muhammed'in içinden ya da başka biri tarafından geldiğine inanın; belli ki, o bunları deneyimledi.그의 내부나 외부에서 나왔다고 생각하든, 분명한 것은 그가 경험했다는 사실입니다.
Muhammed'in içinden ya da başka biri tarafından geldiğine inanın; belli ki, o bunları deneyimledi.באו מתוך עצמו או מבחוץ, מה שברור הוא שהוא חווה אותם
Muhammed'in içinden ya da başka biri tarafından geldiğine inanın; belli ki, o bunları deneyimledi.جاءت من داخل نفسه أو من خارجها، الواضح أنه حقا مر بتلك التجربة،
Muhammed'in içinden ya da başka biri tarafından geldiğine inanın; belli ki, o bunları deneyimledi.確かなのは 彼がそれを経験したということ そしてその経験において 彼の自我や世界観を
Muhammed'in şüphelenmesi daha mantıklı geldi, çünkü şüphe; inanç için esastır.의혹은 믿음에 핵심적 요소이므로 그가 의문을 품었던 게 이치에 맞습니다.
Muhammed'in şüphelenmesi daha mantıklı geldi, çünkü şüphe; inanç için esastır.lebo pochybnosť je základom viery.
Muhammed'in şüphelenmesi daha mantıklı geldi, çünkü şüphe; inanç için esastır.זה נראה לי יותר הגיוני שהוא הטיל ספק, כי הספק חיוני לאמונה.
Muhammed'in şüphelenmesi daha mantıklı geldi, çünkü şüphe; inanç için esastır.زاد اتضاحا أنه فعلا شك، ﻷن الشك ضروري للإيمان.
Muhammed'in şüphelenmesi daha mantıklı geldi, çünkü şüphe; inanç için esastır.何故なら疑いは 信仰の本質だからです これが衝撃的な考えだと思うなら
Muhammed Yunus gibi isimler imdadımıza koştu.메세지를 전파해 이듬해 무하마드 유누스가 평화상을 수상했습니다.
Muhammed Yunus gibi isimler imdadımıza koştu.מביא לכולנו, ומוחמד יונס שלנו.
Muhammed Yunus gibi isimler imdadımıza koştu.جلبت لنا جميعا، و "محمد يونس" الخاصة بنا.
Muhammed Yunus gibi isimler imdadımıza koştu.そして私たちは天然痘を撲滅しました
Muhammed Yunus'un.Muhammada Yunusa.
Muhammed Yunus'un.Muhammadem Yunusem.
Muhammed Yunus'un.Muhammad Yunus.
Muhammed Yunus'un.Muhammad Yunus.
Muhammed Yunus'un.Muhammad Yunusin puheen.
Muhammed Yunus'un.Muhammad Yunus.
Muhammed Yunus'un.Μουχάμαντ Ιούνους.
Müslümanlar ise Muhammed.I musulmani,che è Maometto
Müslümanlar ise Muhammed.Los musulmanes dicen: Es Mohamed Yo digo:
Müslümanlar ise Muhammed.Мюсюлманите казват, че е Мохамед.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Anak saya, Mohammed, sedang ujian akhir-akhir ini.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Mein Kind, Mohammed, schreibt zurzeit Examen.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Mijn kind, Mohammed, heeft deze dagen zijn examens .
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Mio figlio, Mohammed, ha degli esami in questi giorni.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Mitt barn, Mohammed, har sina examensprov nu de kommande dagarna.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Moj otrok, Mohammed, ima izpite v teh dneh.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var."Mój syn, Mohammed, ma w tych dniach egzaminy.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.Mon enfant, Mohammed, a ses examens ces jours-ci.
Oğlum Muhammed'in şu günlerde sınavları var.ابني محمد لديه امتحانات هذه الأيام.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod