muş ile cümle
muş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen müsait olduğunuz zaman cevap verin.Please respond at your earliest convenience.
Onun işe yarayacağını düşünüyor musun?Do you think it will work?
Duruma ciddi olarak bakıyor musunuz?Do you regard the situation as serious?
Bana inanıyor musun?Do you believe me?
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
Yeni sınıf arkadaşlarınla iyi geçiniyor musun?Do you get along well with your new classmates?
Yeni açılan kuyumcu, en iyi müşterilerimin bir kısmını elimden aldı.The newly-opened jewelry shop took away some of my best customers.
Allah'ın var olduğuna inanıyor musun?Do you believe that God exists?
Suda yüzen balığı görebiliyor musun?Can you see fish swimming in the water?
Bozuk olduğu için musluğu kullanamadık.We couldn't use the faucet because it was out of order.
Musluk suyu içmesen iyi olur.You'd better not drink the tap water.
Ufuktaki gemiyi görüyor musun?Do you see a ship on the horizon?
Ufukta bir yelkenli görebiliyor musun?Can you see a sail on the horizon?
Çarşamba günü beni ofise götürür müsün?Can you give me a ride to the office on Wednesday?
Yeterince uyuyor musun?Do you get enough sleep?
Seni uzun zamandır görmedim. Seni en son ne zaman gördüğümü hatırlıyor musun?I haven't seen you for ages. Do you remember when I saw you last?
Eskiden olduğumuzdan daha varlıklı olduğumuzu düşünüyor musun?Do you think we are better off than we used to be?
Doktor şimdi müsait değil.The doctor is not available now.
Burada önceden bilet satıyor musunuz?Do you sell advance tickets here?
Pencerenin yanında duran kızı tanıyor musun?Do you know the girl standing by the window?
Birçok müşteri danışma için avukata gelirler.A lot of clients come to the lawyer for advice.
Çoğu müşteri tüketim vergisine karşı çıktı.Many consumers rose up against the consumption tax.
Kilonu gözlüyor musun?Are you watching your weight?
Mutfakta yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the kitchen?
Lütfen yüksek sesle konuşur musun? Seni duyamıyorum.Could you speak up? I can't hear you.
Bizi British Museum'a götürür müsün?Can you take us to the British Museum?
Raftaki kitaba yetişemiyor musun?Can't you reach the book on the shelf?
O resme kimin baktığını biliyor musunuz?Do you know who is looking at that picture?
Bu resmi kimin yaptığını biliyor musun?Do you know who painted this picture?
Bu romanı kimin yazdığını biliyor musun?Do you know who wrote this novel?
Kimin çağrı aldığını biliyor musunuz?Do you know who took the call?
Birini bekliyor musun?Are you waiting for anybody?
Sen birini arıyor musun?Are you looking for someone?
Mikroskopu kimin icat ettiğini biliyor musun?Do you know who invented the microscope?
Onu kimin yaptığını biliyor musun?Do you know who made it?
Ona niçin kimsenin inanmadığını merak ediyor musun?Do you wonder why no one trusts him?
Siz hiç günlük turlar sunuyor musunuz?Do you offer any day tours?
Öğleden önce onun evine varacağımızı düşünüyor musun?Do you think we'll reach his house before noon?
Öğle yemeği yiyor musun?Are you eating lunch?
Öğle yemeğinden önce onu yapabileceğinizi düşünüyor musunuz?Do you think you could make it before lunch?
Kahvaltı için haşlanmış bir yumurta istiyor musunuz?Do you want a boiled egg for breakfast?
Tepesi karlı dağı görebiliyor musun?Can you see the snow-topped mountain?
Bahçedeki bütün ağaçları tanımlayabiliyor musun?Can you name all the trees in the garden?
Tavana ulaşabiliyor musun?Can you reach the ceiling?
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Hava müsait olursa, yarın çimleri biçeceğim.I'm going to mow the lawn tomorrow, weather permitting.
Hava müsait olursa yarın dağın tepesine varacağız.Weather permitting, we are going to get to the top of the mountain tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın gideceğim.I'll leave tomorrow, weather permitting.
Meteoroloji uzmanlarına güvenmiyor musunuz?Don't you trust the weathermen?
Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var.The store needs more clerks to wait on customers.
Telgrafı kimin icat ettiğini biliyor musun?Do you know who invented the telegraph?
Pil satıyor musunuz?Do you sell batteries?
Bir telefonun olması onun daha fazla müşteri bulmasına yardım etti.Having a telephone helped her find more clients.
Cumartesi günleri hastalara bakıyor musun?Do you see patients on Saturdays?
Adanın yakınındaki o gemiyi görüyor musun?Do you see that ship near the island?
Tokyo kulesinin nerede olduğunu biliyor musunuz?Do you know where Tokyo Tower is?
Tokyo'da yaşıyor musunuz?Do you live in Tokyo?
Şirketimizin ilk önceliği, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.Our company's first priority is meeting our customers' needs.
Politikamız müşterilerimizi tatmin etmektir.Our policy is to satisfy our customers.
Oraya nasıl gideceğini biliyor musun?Do you know how to get there?