muş ile cümle

muş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu çiçeğin adını biliyor musun?Do you know the name of this flower?
Bu yaz uzaklara gidiyor musun?Are you going away this summer?
Bu şal desenli kravatının sana yakışacağını düşünmüyor musun?Don't you think this paisley tie would look good on you?
Bu masayı taşımama yardımcı olur musun?Can you give me a hand with this table?
Bu bavulu taşımama yardımcı olur musunuz lütfen?Will you please help me carry this suitcase?
Bu takım elbise ile gidecek bir kravat seçmeme yardımcı olur musun?Will you help me pick out a tie to go with this suit?
Nasıl, bu viskiyi beğeniyor musun?How do you like this whisky?
Buraya yakın iyi bir restoran biliyor musunuz?Do you know of any good restaurant near here?
Burada masa lambaları satıyor musunuz?Do you sell desk lamps here?
Grace'in evde olup olmadığını biliyor musunuz?Do you know if Grace is at home?
Kathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Kathy had on at the party?
Hayaletlere inanıyor musunuz?Do you believe in ghosts?
Gerçekten yüzemiyor musunuz?Can you really not swim?
Kameranı getiriyor musun?Are you bringing your camera?
Bana öğle yemeği ısmarladığını hatırlıyor musun?Do you remember buying me lunch?
Birbirinizi tanıyor musunuz?Do you know each other?
Sesi duyamıyor musun?Can't you hear the sound?
Alkol Kullanıyor musunuz?Do you drink alcohol?
Oturmak istiyor musunuz?Do you want to sit down?
Pekala, onu seviyor musunuz?Well, do you like it?
Birbirimizin sinirlerini bozmuyor musunuz?Don't you get on each other's nerves?
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?Can you imagine the world without money?
Müşteriler için bir park yerimiz var.We have a parking lot for the customers.
Biz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz.We aim to please.
Müşteriler birkaç saat dışarıda yağmurda bekletildi.The customers were made to wait outside in the rain for several hours.
Müşterileri hoşnut tutmalıyız.We must keep the customers satisfied.
Müşterimiz yoktu, bu yüzden mağazayı erken kapattık.We had no customers, so we shut the shop early.
Onu zerre kadar tanıyor musun?Do you know him at all?
Bu davetiyeleri müşterilerimize ne zaman göndermemi istiyorsun?When do you want me to send these invitations to our customers?
Onun iyi bir kombinasyon olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's a good combination?
İyi bir restoran biliyor musun?Do you know a good restaurant?
Ann'in müşfik bir kalbi var.Ann has a kind heart.
Andy'yi arıyordum. Nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Andy'yi arıyordum. Onun nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
O yıllardır bu mağazanın bir müşterisi.He's been a patron of this store for many years.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını biliyor musun?Do you know if he has a girlfriend?
O kız ile ilgileniyor musunuz?Are you interested in that girl?
O kazanın saat kaçta olduğunu biliyor musun?Do you know what time that accident happened?
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?Do you know that nice-looking girl?
Ebeveynlerine saygı duyuyor musun?Do you look up to your parents?
Beyzbol biliyor musun?Do you know baseball?
Gece iyi uyumuyor musun?Don't you sleep well at night?
Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?Can you walk with your eyes closed?
İlginç bir kitap okuyor musun?Are you reading an interesting book?
Yarın okula gidiyor musun?Are you going to school tomorrow?
Yarın boş musunuz?Are you free tomorrow?
Her gün İngilizce çalışıyor musun?Do you study English every day?
Onu gerçekten istiyor musun?Do you really want it?
Onu gerçekten istiyor musunuz?Do you really want it?
Meşgul müsün?Are you busy?
Meşgul müsünüz?Are you busy?
Çalışıyor musun?Are you studying?
Yazarın söylediklerine anlam verebiliyor musun?Can you make sense of what the writer is saying?
Onu tanıyor musunuz?Do you know him?
Onlara bir teşekkür notu yazman gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think you ought to write them a thank-you note?
Onu dinliyor musun?Are you listening to him?
Onun adını tesadüfen biliyor musun?Do you happen to know his name?
Onun kitabını ödünç aldığını hatırlıyor musun?Do you remember borrowing his book?
Onun ne söylediğini anlayabiliyor musun?Can you make sense of what he says?

İlgili Sayfalar