muş ile cümle

muş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Patronunu seviyor musun?Do you like your boss?
Bu kitabı beğeniyor musunuz?Do you like this book?
İş arkadaşlarını seviyor musun?Do you like your coworkers?
Arkadaşımı beğeniyor musun?Do you like my friend?
Okulu seviyor musun?Do you like school?
Biraz muskata ihtiyacım var.I need some nutmeg.
Bana biraz muskat lazım.I need some nutmeg.
Nefes alıyor musun?Are you breathing?
O bir müstehcenlik!That is an obscenity!
Benimle oynamayı düşünür müsün?You think to play with me?
Tek başıma gitmem gerektiğini düşünüyor musun?Do you think I should go by myself?
Dükkana gidiyor musun? Bana bir oyuncak alır mısın?Are you going to the shop? Will you buy me a toy?
Bir şemsiye satın almak istiyor musun?Do you want to buy an umbrella?
Bir bardak istiyor musun? Masanın üzerinde bir tane var.Do you want a glass? There is one on the table.
Sen ölü müsün?Are you dead?
Parktaki insanları görüyor musun?Do you see people in the park?
Bu şarkıyı kimin söylediğini biliyor musun?Do you know who sings that song?
Buna inanmamı bekliyor musun?You expect me to believe that?
Paris'e gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the time we went to Paris?
Son müşteri ayrıldığında biz kapıları kapatırız.When the last customer leaves, we close the doors.
İnternette bilgi çekmek yangın musluğundan su içmek gibidir.Absorbing information on the internet is like drinking water from a fire hydrant.
İslam, Musevilik ve Hristiyanlık üç büyük tek tanrılı dindir.The three major monotheistic religions are Christianity, Islam and Judaism.
Marc, ketçap istiyor musun?Marc, do you want the ketchup?
Bunun iyi bir öneri olduğunu düşünür müsünüz?Would you consider this a good proposal?
Gelecek Cumartesi benim çocuklarıma bakmayı düşünür müsünüz?Would you consider taking care of my children next Saturday?
Benimle evlenmeyi düşünür müsünüz?Would you consider marrying me?
Bana küçük bir kredi vermeyi düşünür müsünüz?Would you consider giving me a small loan?
Şimdi mutlu musunuz?Are you happy right now?
Tom musluğu açtı.Tom turned the faucet on.
Tom musluğu kapattı.Tom turned the faucet off.
Babel'in ihtişamını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Babel's splendor?
Bir adam görüyor musun?Are you seeing a man?
Senin kılıcın. Onun önemini biliyor musun?Your blade... Do you know its significance?
Bir günlük tutuyor musun?Are you keeping a journal?
Arkamızdaki tüm araba kornalarının çaldığını duyamıyor musun?Can't you hear all the car horns beeping behind us?
İyi günler. Siz Bay Sherlock Holmes musunuz?Good day. Are you Mr. Sherlock Holmes?
Aileyi tanıyor musun?Do you know the family?
AMP'nin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?Do you know what AMP means?
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Sana ne dediğimi anlıyor musun?Do you understand what I am saying to you?
Şu anda meşgul müsün?Are you busy right now?
Doğru ve yanlış arasındaki farkı biliyor musun?Do you know the difference between right and wrong?
Beni işitiyor musunuz?Are you listening to me?
Benim dilimi konuşabiliyor musun?Can you speak my language?
Musluktan gelen su garip. Hoş bir kokusu var.The water coming from the faucet is strange. It has a good smell.
Bir ihtimal Tim Norton musunuz?Are you Tim Norton by any chance?
Hiç kendini üzgün bir panda gibi hissediyor musun?Do you ever feel like a sad panda?
Tibet'ten geri dönüyor musun?Do you come back from Tibet?
O benim arkadaşım. Onu tanıyor musun?He's my friend. Do you know him?
Tom'un gelmeyeceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that Tom won't come?
Büyük Balkabağı'na inanıyor musun?Do you believe in the Great Pumpkin?
Bizim düğün pastamızı beğeniyor musun?Do you like our wedding cake?
Onun bir ipucu olduğunu düşünüyor musun?Do you think that's a clue?
Onun babasının nasıl öldüğünü biliyor musun?Do you know how his father died?
'Kabartma'nın bir zıddını bilmiyor musun?Don't you know an opposite of 'relief'?
Duyuyor musun, bebek ?Are you hearing, baby?
Bulgar sirkini beğeniyor musun?Do you like the Bulgarian circus?
Kendi evinde mutlu musun?Are you happy at your own home?
Hala Okinawa lehçesini öğreniyor musun?Are you still studying the Okinawa dialect?
Oraya zamanında varacağımızı düşünüyor musunuz?Do you think we will get there on time?

İlgili Sayfalar