MTA kameranıza el koyacak."Die MTA [Anm. Transportgesellschaft NYC] wird ihre Kamera beschlagnahmen."
MTA kameranıza el koyacak."지하철 직원이 와서 카메라 압수해가요!."
MTA kameranıza el koyacak."la sécurité ferroviaire confisquera votre appareil."
MTA kameranıza el koyacak."L'MTA ti sequestrerà la macchina fotografica".
MTA kameranıza el koyacak."Los del metro confiscarán tu cámara."
MTA kameranıza el koyacak."MTA akan menyita kamera anda."
MTA kameranıza el koyacak."MTA sẽ tịch thu camera."
MTA kameranıza el koyacak.""Tu nie wolno robić zdjęć. Przedsiębiorstwo komunikacji miejskiej skonfiskuje pani aparat."
MTA kameranıza el koyacak."Η αρμόδια αρχή θα κατάσχει τη μηχανή σας."
MTA kameranıza el koyacak."Градските Транспортни власти на Ню Йорк ще конфискуват апарата ви."
MTA kameranıza el koyacak."Управление городского транспорта может конфисковать Ваш фотоаппарат".
MTA kameranıza el koyacak."רשות התחבורה תחרים את המצלמה שלך."
MTA kameranıza el koyacak."لأن هيئة النقل ستصادر آلة تصويرك."
MTA kameranıza el koyacak."私はかなりびっくりしました
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.템페스트: 어쩌면 그런 장비로 다른 행성과 통신할 수 있다는 말을 안했으면 더 나았을지도 모르겠네요.
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.No, morda bi bilo bolje ne povedati, da bi se s tem dalo kontaktirati druge planete.
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.Vâng, có lẽ ông không nên nói với họ rằng nó có thể dùng để liên lạc với các hành tinh khác
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.מ"ט: אולי לא הייתי צריך להגיד להם שזה יכול לשמש לתקשורת עם פלנטות רחוקות.
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.م.ت: ربما ما كان يجب عليك أن تخبرهم أنه يمكن استخدامه للتواصل مع الكواكب الأخرى.
MT: Belki de onlara bu buluşun diğer gezegenlerle bağlantı kurabileceğinden bahsetmemeliydin.「確かに失敗だったよ」
MT: Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.마코 템페스트: 저는 제가 정직한 마술사라고 생각하는 것을 좋아하지요.
MT: Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.מארקו טמפסט: אני אוהב לחשוב על עצמי כקוסם כן.
MT: Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.م.ت.: أحب أن أفكر في نفسي كساحر نزيه.
MT: Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.いろいろなトリックを使い
MT: Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.馬高:我好樂意認為自己係一個誠實嘅魔術師
MT: Bir deste kartta iki renk vardır.발표자: 한 벌의 카드에는 두가지 색이 있습니다.
MT: Bir deste kartta iki renk vardır.מרקו: ישנם שני צבעים בחפיסת קלפים,
MT: Bir deste kartta iki renk vardır.م. ت: هناك لونان في ورق اللعب.
MT: Bir deste kartta iki renk vardır.赤いカードと
MTB nasıl olur?Bagaimana dengan sepeda gunung MTB?
MTB nasıl olur? Bütün teçhizat yerli yerinde.ماذا عن (إم تى بى) سباق الجبلى بالدراجة ؟ كل المعدات مازالت فى مكانها
MTB nasıl olur?Che ne dici di una gara in mountain bike?
MTB nasıl olur?Đua xe thế nào?
MTB nasıl olur?Mit szólnál egy kis terepbicajhoz?
MTB nasıl olur?Sur un VTT.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Dalam hal itu, trik sulap seperti lelucon.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Din aceast punct de vedere, trucurile de magie sunt ca şi glumele.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Ebből a szempontból, a bűvésztrükkök olyanok, mint a viccek.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.In quel senso, i trucchi di magia sono come barzellette.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Về khía cạnh đó, trò ảo thuật cũng như truyện cười.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Wenn man es so sieht, sind Zaubertricks wie Witze.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.Από αυτή την άποψη, τα μαγικά κόλπα είναι σαν τα ανέκδοτα.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.В цьому плані магічні трюки схожі на жарти.
MT: Bu açıdan sihir numaraları bir şaka gibidir.В этом отношении магические трюки похожи на шутки.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje.Đó là một ý tưởng tuyệt vời, một dự án khổng lồ.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje.Krasna ideja; velikanski projekt je bil.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..템페스트: 멋진 아이디어였지만 엄청나게 크고 비싼 프로젝트였죠.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..מ"ט: זה רעיון מצויין. זה היה פרוייקט ענקי. ויקר.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..م.ت: إنها فكرة رائعة، كانت مشروعاً ضخماً و مكلفا أيضاً.
MT: Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..「金が集まらない」
MT: Bu da sihrin bir tiyatro ve her numaranın da bir hikâye olduğu anlamına gelir.Ceea ce înseamnă că magia este teatru și fiecare truc este o poveste.
MT: Bu mu?마코 템페스트: 이건가요?
MT: Bu mu?מארקו טמפסט: כאן?
MT: Bu mu?م.ت.: هذه؟
MT: Bu mu?お生憎様 ハズレです
MT: Bu mu?馬高:哩張?
MT: Bye Bye.Do widzenia.
MT: Bye Bye.Hasta pronto.
MT: Bye Bye.발표자: 안녕!
MT: Bye Bye. (Müzik)どうもありがとう (歓声)