Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.OK, stellen Sie sich das wie extreme Selbstmotivierung vor.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.Tänk på det som extrem självmotivering.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.Іншими словами, крайня цілеспрямованість.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.Мислете за това като за екстремна само-мотивация.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.אוקיי. תחשבו על זה כמוטיבציה עצמית קיצונית.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.حسناً. فكروا في ذلك كدافع ذاتي هائل.
Tamam. Bunu aşırı kendini motive etme gibi düşünün.楽観的即行は
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.Fatores de motivação intrínsecos versus fatores de motivação extrínsecos.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.그렇지 않습니까? 내적 동기부여 대 외적 동기부여 모델.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.Sisäiset motivaattorit vastaan ulkoiset motivaattorit.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.Wewnętrzne bodźce kontra zewnętrzne bodźce.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.Έτσι; Εσωτερικά κίνητρα εναντίον εξωτερικών κινήτρων.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.תמריצים פנימיים נגד תמריצים חיצוניים.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.حسناً؟ المحفزات الداخلية مقابل المحفزات الخارجية.
Tamam mı? İçsel motive edicilere karşı dışsal motive ediciler.自主性 成長 目的 vs アメとムチ
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Ako ich udržať dlhodobo motivované?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Bagaimana cara menjaga mereka untuk tetap termotivasi dalam jangka panjang?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Come li mantengo motivati nel lungo periodo?
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Comment je dois faire pour qu'ils restent motivés sur la durée ? "
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"¿Cómo los mantengo motivados para el largo plazo?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Cum să-i motivez pe termen lung?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hoe hou ik ze voor langere tijd gemotiveerd?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hogyan motiválhatom őket hosszú távon?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?""Hur håller jag dem motiverade på lång sikt?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Hvordan holder jeg dem motiverede på den lange bane?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Jak je udržím motivované na delší dobu?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Jak zapewnić im długotrwałą motywację?
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Kako naj otroke obdržim motivirane na dolgi rok?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?""어떻게 하면 아이들이 학습 동기를 오래 유지할 수 있을까요?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Làm thế nào để tôi có thể khiến chúng luôn luôn cảm thấy có động lực?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Miten pidän heidät motivoituneena?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Wie halte ich sie für Distanzläufe motiviert?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Πώς μπορώ να διατηρήσω τα κίνητρά τους για καιρό;"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Как да ги задържа мотивирани за дълго?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Как сохранить их мотивацию?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"Як зберегти їхню мотивацію?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"כיצד לשמר את המוטיבציה שלהם לתקופה ארוכה?"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"كيف يمكنني إبقائهم متحفزين للمدى الطويل؟"
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"我點樣做可以令佢哋 毅力地堅持到底?」
Uzun vadeli bir başarı için onları nasıl motive halde tutarım?"正直なところ 分かりません(笑)
Ve aslında ilginç olan şey para değil. Paranın motive ettiği şey.Và đó không phải là tiền bạc mà đó là động lực được tiền bạc thúc đẩy.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.Das Bedürfnis vom Weissen Mann anerkannt zu werden trieb uns in viellerlei Hinsicht an.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.foi o nosso desejo de sermos amados pelos homens brancos.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.I wiele razy, to, co najbardziej nas motywowało, to pragnienie bycia kochanym przez białego człowieka.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.그리고 거기에 많은 방법으로, 어디 무슨 정말 우리 동기 백인 남자에 게 사랑을 우리의 욕망이 이었다.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.وهناك العديد من الطرق ، حيث ما يحثنا حقيقة هو رغبتنا أن نكون محبوبين من قبل الرجل الأبيض.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.白人に愛されたい願望である。 マルコムは黒人の劣等感に切り込んだ。
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Dat motiveerde mensen echt om de beste verhalen te zoeken.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.E motivavano davvero le persone a trovare le storie migliori.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Et ça motivait vraiment les gens à chercher les meilleures histoires.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Ezzel ténylegesen motiválták az embereket arra, hogy megtalálják a legjobb híreket.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.이 것은 정말로 사람들에게 최고의 소식을 찾도록 하는 동기 부여를 주었습니다.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Motywowało to ludzi do znajdowania najlepszych artykułów.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Og det motiverede virkelig folk til at finde de bedste historier.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Și asta chiar motiva oamenii să găsească cele mai bune relatări.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Und das hat die Menschen wirklich motiviert, die besten Geschichten zu finden.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Y eso realmente motivaba a la gente a encontrar las mejores historias.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.Αυτό παρακίνησε τον κόσμο να βρει τις καλύτερες ιστορίες.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.И това наистина мотивира хората да намерят най-добрите истории.
Ve bu insanları en iyi makaleleri bulmak için gerçekten motive ediyor.И это очень сильно мотивирует людей искать самые лучшие статьи