Ana içeriğe geç
Sözlük

motive ile cümle

motive kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Ľudia sú veľmi motivovaný pojmom " teraz".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Ludzie są silnie zmotywowani poprzez "teraz".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Människor är väldigt motiverade av "nuet".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Manusia benar-benar termotivasi oleh "saat ini."
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Mennesker er meget motiverede af "nu".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Mensen worden erg gemotiveerd door het 'nu'.
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Oamenii sunt foarte motivați de "acum."
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Os seres humanos são muito motivados pelo "agora".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Οι άνθρωποι βρίσκουν κίνητρο στο "τώρα".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Люди очень заинтересованы тем что есть "сейчас".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.Човешките същества се мотивират лесно от думата "сега".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.אנשים מונעים מה"עכשיו".
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.ان البشر بصورة عامة يحفزون بسهولة بالمعلومات الواقعية التي تحدث الان
Insanoglu 'simdi' ile motive olur.家に小さなメーターを取り付けて
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.A právě to jsem zjistila v Bostonu - ta frustrace mě hodně motivovala.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Asta am descoperit în Boston - că frustrarea mă stimula.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Dan inilah yang terjadi pada saya di Boston -- rasa frustasi itu amat membangkitkan semangat saya
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Dit is wat ik ontdekte in Boston: dat frustratie erg stimulerend was.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Đó là điều tôi khám phá được khi ở Boston -- sự thất vọng đó rất kích thích.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.E questo è quello che ho scoperto a Boston, quella frustrazione era molto stimolante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.És ezt fedeztem fel Bostonban, hogy a [nyelvi] frusztráció nagyon ösztönző lehet.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Et c'est ce que j'ai découvert à Boston - que la frustration était très stimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Foi o que eu descobri em Boston — essa frustração era muito estimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.제가 보스턴에서 발견한 게 이거예요. 당황스러움은 좋은 촉진제죠.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Och det var detta jag upptäckte i Boston - att frustration var väldigt sporrande.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.To własnie odkryłam w Bostonie -- tamta frustracja była bardzo ożywiająca.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Und das habe ich in Boston entdeckt -- dass Frustration sehr anregend sein kann.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Y esto es lo que descubrí en Boston -- esa frustración era muy estimulante.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Αυτό συνειδητοποίησα στη Βοστόνη, πως η αναστάτωση προκαλεί διέγερση.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.И ето това открих в Бостън -- това дразнене беше много стимулиращо.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.У Бостоні я зрозуміла - розчарування заохочує.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.Это то, что я поняла в Бостоне - разочарование может стимулировать.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.וזה מה שגיליתי בבוסטון - שתסכול היה מאד מדרבן.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.وهذا ما اكتشفته في بوسطن .. وهو أن الإحباط كان شديد التحفيز.
İşte benim Boston'da keşfettiğim buydu -- yaşadığım dilsel hüsran aynı zamanda motive ediciydi.当時 祖母は 私の身の振り方を
Motive öğrenciler için iyi. Belki evden dersleri takip edenler için iyi. ""Dobře, možná je to dobrý doplněk, užitečný pro motivované studenty nebo rodiče, co vzdělávají své děti doma."
Motive öğrenciler için iyi. Belki evden dersleri takip edenler için iyi. "Nadają się one dla uczniów zmotywowanych do nauki i nadają się dla uczących się w domu."
Motive öğrenciler için iyi. Belki evden dersleri takip edenler için iyi. ""Ну що ж, це непогана підмога для мотивованих учнів або для тих, хто навчається вдома".
Motive öğrenciler için iyi.C'est bien pour les étudiants motivés.
Motive öğrenciler için iyi.Det är bra för motiverade elever.
Motive öğrenciler için iyi.Det är bra för motiverade studenter.
Motive öğrenciler için iyi.Det er godt for motiverede elever.
Motive öğrenciler için iyi.É bom para estudantes motivados.
Motive öğrenciler için iyi.E bun pentru elevi motivaţi.
Motive öğrenciler için iyi."Es bueno para estudiantes motivados."
Motive öğrenciler için iyi.Es ist gut um Schüler zu motivieren.
Motive öğrenciler için iyi.Het is goed voor gemotiveerde leerlingen.
Motive öğrenciler için iyi.Ini bagus untuk pelajar yang bermotivasi tinggi.
Motive öğrenciler için iyi.Je to dobré pre motivovaných študentov.
Motive öğrenciler için iyi.Jó a lelkes diákoknak.
Motive öğrenciler için iyi.그것은 의욕을 가진 학생들에게 좋습니다.
Motive öğrenciler için iyi.Nó tốt những học sinh có động lực.
Motive öğrenciler için iyi."Ok, talvez seja um bom suplemento, para alunos motivados,
Motive öğrenciler için iyi.Se on hyödyksi motivoituneille oppilaille.
Motive öğrenciler için iyi.Va bene per motivare gli studenti.
Motive öğrenciler için iyi."Ок, возможно, это хорошее подспорье. Для мотивированных учеников.
Motive öğrenciler için iyi.Помага на мотивирани ученици.
Motive öğrenciler için iyi.ואפילו בנקודה זו עדיין חשבתי, "אולי זה טוב בתור תוספת.
Motive öğrenciler için iyi.إنه شئ جيد لتحفيز الطلاب
Motive öğrenciler için iyi.انها جيدة للطلاب الدوافع.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod