morluk ile cümle
morluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.He had bruises all over after the fight.
Heriki bacağımdada morluklar var.I got bruises on both legs.
Tom'un sağ bacağında büyük bir morluk var.Tom has a huge bruise on his right leg.
Onun vücudunun her yerinde morluklar vardı.She had bruises all over her body.
Ben herhangi bir morluk göremiyorum.I can't see any bruises.
Tom'un yüzünde bir morluk var.Tom has a bruise on his face.
Tom kapıya çarptıktan sonra alnında büyük bir morluk vardı.Tom had a big bruise on his forehead after he walked into the door.
Konuşma dostça şakayla başladı fakat morluklarla sona erdi.The conversation started with friendly banter but ended in bruises.
Tom'un morlukları artık zar zor görünüyor.Tom's bruises are barely visible anymore.
Tom morluklarla kaplıydı.Tom was covered in bruises.
Bana herhangi bir morluk vermemeni söyledim!I've told you not to give me any hickies!
Tom'un kavgadan sonra vücudunda morlukları vardı.Tom had bruises all over his body after the fight.
Bacağındaki şu morlukları nasıl aldın?How did you get those blue spots on your legs?
O şokta ve her tarafında morluklar var.She's in shock and have bruises all over her.
Tom'un vücudu morluklarla kaplıydı.Tom's body was covered with bruises.
Tom sağ kolunda morlukları var.Tom has bruises on his right arm.
Fadıl Leyla'da morluklara neden oldu.Fadil caused bruises to Layla.
Sol bacağımda bir morluk var.I have a bruise on my left leg.
Tom'un yüzündeki morluklar geçti.The bruises on Tom's face have faded.
Kazanın ciddiyetine rağmen, Vehbi sadece ufak sıyrıklar ve morluklarla kazayı atlattı.Despite the severity of the accident, Wehbe suffered only minor cuts and bruises.
Maksimum morluk 6–12 saat arasında gözlenir.Maximum lividity occurs within 6–12 hours.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Earlier that day, I noticed some bruises on his face when he came from school.
Her yerin morluk içinde. Kendini nasıl böyle yaralamayı başardın?How bad was the crash that you're so bruised?
Bana bir morluk verdi?You gave me a hickey?
Selak, birkaç kesik ve morlukla kıyıya yüzdü. [2]Selak swam to shore with a few cuts and bruises.[3]
Kırık kalça ve yüzünde çizikler aynı zamanda morluklar da vardı.Das Stirnbein und die obere Kante der Augenhöhlen waren ebenfalls mit rauen Auswüchsen verdickt.
Maksimum morluk 6–12 saat arasında gözlenir.Період настання летального наслідку складає від 6 до 12 годин.
Kırık kalça ve yüzünde çizikler aynı zamanda morluklar da vardı.Tudi z zlomljenim nosom je bil obraz lep.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.Angelina Jolie wracała do domu cała posiniaczona.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.안젤리나 졸리가 완전히 멍이 들어서 집에 갔다고 읽은 것을 기억합니다.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.Анджелина Джоли частенько приходила домой вся в синяках.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.איך אנג'לינה ג'ולי הלכה הביתה עם חבלות שחורות וכחולות.
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.كيف أن أنجلينيا جولي كلنت لتذهب للمنزل مغطاة بندب زرقاء وسوداء
Angelina Jolie'nin eve tamamen morluklara bürünmüş halde gittiğini okumuştum.当然 アザはメークで隠します
Bana bir morluk verdi?Dałeś mi malinkę?
Bana bir morluk verdi?Ich gab dir Hickey?
Bana bir morluk verdi?Je gaf me een zuigzoen?
Bana bir morluk verdi?Me hiciste un chupetón...
Bana bir morluk verdi?Mi hai dato un succhiotto?
Bana bir morluk verdi?Tu m'as donné un suçon?
Bana bir morluk verdi?Ты дал мне засос?
Bana bir morluk verdi?منحكم لي هيكي؟
Her yerin morluk içinde. Kendini nasıl böyle yaralamayı başardın?A quel point le choc a été important pour que tu sois contusionnée comme ça ?
Her yerin morluk içinde. Kendini nasıl böyle yaralamayı başardın?Mekkora volt az ütközés, hogy ennyire összezúzta magát?
Her yerin morluk içinde. Kendini nasıl böyle yaralamayı başardın?Πώς τα κατάφερες να έχεις τέτοια μελανιά;
Her yerin morluk içinde. Kendini nasıl böyle yaralamayı başardın?كيف اديتي نفسك, بهذا الشكل السيء للحصول على كل تلك الكدمات؟
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Antes, naquele dia, eu tinha notado algumas contusões no seu rosto, quando ele veio da escola.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Eerder die dag had ik schrammen gezien op zijn gezicht, toen hij van school thuiskwam.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Ein paar Stunden davor hatte ich in seinem Gesicht ein paar blaue Flecken bemerkt, als er aus der Schule kam.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Ese mismo día, había notado algunos moretones en su cara cuando volvió del colegio.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Hari itu saya melihat beberapa luka di wajahnya ketika ia pulang sekolah.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Když se toho dne vrátil ze školy, všimla jsem si u něj několika modřin v obličeji.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.그 날 일찍 저는 아이가 학교에서 돌아왔을 때 얼굴에 있는 멍을 발견했습니다.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Korábban észrevettem néhány véraláfutást az arcán, amikor hazajött az iskolából.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Observasem mai devreme că avea niște zgârieturi pe față când s-a întors de la școală.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Plus tôt dans la journée, j'avais remarqué des bleus sur son visage quand il était rentré de l'école.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Quello stesso giorno, avevo notato alcuni lividi sulla sua faccia tornando da scuola.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Skôr v ten deň som si na ňom všimla modriny na jeho tváry, keď prišiel zo školy.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Tidigare samma dag såg jag blåmärken i hans ansikte när han kom hem från skolan.
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Trước đó vài ngày, tôi thấy trên mặt thằng bé có vết thâm tím sau giờ tan học.