Ana içeriğe geç
Sözlük

mora ile cümle

mora kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.씁쓸하고 사기도 저하됐겠죠.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Saya membayangkan betapa pahit dan jatuhnya semangat mereka.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Sie waren ziemlich verbittert und demoralisiert.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Umím si představit, že to bylo dost hořké a demoralizující.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Verjamem, da so bili precej zagrenjeni in demoralizirani.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Wyobrażam sobie, że musieli czuć się rozgoryczeni.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Τους φαντάζομαι πικραμένους και με πεσμένο ηθικό.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Думаю, они были сильно ожесточены и деморализованы.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Можу собі уявити їх біль та розчарування.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.ואני מניח שהיו די ממורמרים ומיואשים.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.أتصور مدى الإحباط والمرارة الذي وجدوه.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.引き返して 海岸へ戻ろうとした帰路で
Tamam, sonuç nedir? Okyanuslar büyük ihtimalle mora dönerler.그럼, 그 다음엔 어떻게 될까요? 아마 대양은 보라색으로 변할 것입니다.
Tamam, sonuç nedir? Okyanuslar büyük ihtimalle mora dönerler.Ωραία, ποια είναι η συνέπεια; Οι ωκεανοί κατά πάσα πιθανότητα θα γίνουν μοβ.
Tamam, sonuç nedir? Okyanuslar büyük ihtimalle mora dönerler.טוב, מה התוצאה? האוקיינוסים כנראה ייעשו סגולים.
Tamam, sonuç nedir? Okyanuslar büyük ihtimalle mora dönerler.حسنا، ما هي العواقب؟ ستتحول المحيطات للون الزهري.
Tamam, sonuç nedir? Okyanuslar büyük ihtimalle mora dönerler.私たちは これが高等な生命が発展するのに
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."A nie je dobré, aby čerstvo ženatý muž prišiel domov v zlej nálade."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."A to nie jest dobre dla młodego, żonatego mężczyzny."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Dan itu tidak bagus, untuk anak muda yang baru menikah pulang dengan perasaan yang tidak baik.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."E non va bene che un giovane sposato torni a casa di cattivo umore."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."És az nem jó, ha egy ifjú férj rosszkedvűen megy haza."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Et ce n'est pas bon, pour un jeune homme de rentrer chez lui de mauvaise humeur."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."그것은 않좋아요, 새신랑이 않좋은 기분으로 집에 돌아가는것은 말이에요.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz.""Não é bom para um jovem recém-casado chegar a casa de mau humor."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Og det er ikke godt, for en ung nygift mand at komme hjem i dårligt humør.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Şi nu e bine ca un tânăr soţ să meargă acasă prost dispus."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Und ein junger, verheirateter Mann sollte nicht schlechtgelaunt nach Hause gehen."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Và một người đàn ông trẻ mới cưới vợ mà về nhà trong tâm trạng bực bội thì không tốt.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Y eso no es bueno, para un hombre recién casado irse a casa de mal humor."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."Και δεν είναι καλό, για έναν νιόπαντρο να πηγαίνει σπίτι κακοδιάθετος."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."А женатому человеку противопоказано идти домой не в духе.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."А това не е добре, един младоженец да се прибира у дома в лошо настроение."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."І нема нічого доброго в тому, щоб молодий одружений чоловік йшов додому в поганому гуморі.
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz.""וזה לא טוב לנשוי צעיר וטרי להגיע הביתה במצב רוח רע."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."وهذا ليس جيدًا لشاب حديث عهد بالزواج, ان يعود إلى المنزل في مزاجٍ سيئ."
Ve genç evli bir adamın eve kötü moralle gitmesi iyi olmaz."まあ 年を取れば大した問題ではなくなるが...
Venezuela'daki Chávez gibi, Evo Morales yeni bir demokrasi ve yeni bir başlangıç teklif etti.Kot Chavez v Venezueli, je Evo Morales ponudil novo demokracijo in nov začetek
Venezuela'daki Chávez gibi, Evo Morales yeni bir demokrasi ve yeni bir başlangıç teklif etti.Liksom Chavez i Venezuela, erbjöd Evo Morales en ny demokrati och en ny början.
Venezuela'daki Chávez gibi, Evo Morales yeni bir demokrasi ve yeni bir başlangıç teklif etti.Wie Chávez in Venezuela, bot Evo Morales eine neue Demokratie und einen neuen Anfang.
Venezuela'daki Chávez gibi, Evo Morales yeni bir demokrasi ve yeni bir başlangıç teklif etti.Όπως ο Τσάβες στη Βενεζουέλα... έτσι και ο Έβο Μοράλες προσέφερε μια νέα δημοκρατία και μια νέα αρχή.
Venezuela'daki Chávez gibi, Evo Morales yeni bir demokrasi ve yeni bir başlangıç teklif etti.Ево Моралес дава нова демокрация и ново начало.
Ve onlara şunu anlatırım, "İdmanlara gecikmeyin. Çünkü eve kötü moralle gidersiniz."Überzieht das Training nicht, weil sonst das Ganze in schlechter Stimmung endet.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.A jak jsem tam seděla, padla na mě deprese.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.E mentre me ne stavo seduta lì, mi sono sentita molto depressa.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Et lorsque je me suis assise, je me suis sentie complètement anéantie,
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Ik zat daar, en werd erg depressief.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Khi tôi ngồi đó, tôi vô cùng chán nản.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.제가 그 장소에 서있었을때, 큰 절망을 느꼈습니다.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Siedziałam tam, bardzo przygnębiona.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Stând acolo, am devenit foarte deprimată.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Y mientras me quedaba allí, me deprimí mucho.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Седях много депресирана.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.Я сидела там и чувствовала себя подавленной.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.וישבתי שם, והייתי מאוד מדוכאת.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.وبينما كنت أجلس هنا، أصبت بالإحباط الشديد.
Ve orada oturduğum gibi, moralim çok bozuldu.会場の壁をながめました
Yanıt bence onların moral elemanlar arasındaki her elemanı kullanmış olmalarıdır.Volgens mij is het antwoord dat ze elk beschikbaar gereedschap hebben gebruikt.
Yanıt bence onların moral elemanlar arasındaki her elemanı kullanmış olmalarıdır.И ответ, мне кажется, в том, что они сделали всё, что могли.
Yanıt bence onların moral elemanlar arasındaki her elemanı kullanmış olmalarıdır.Η απάντηση είναι, νομίζω, ότι χρησιμοποίησαν κάθε διαθέσιμο εργαλείο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod