Bu moleküller elektron taşıma sisteminde yükseltgenecekler. .В тази верига тези молекули се окисляват.
Bu moleküller elektron taşıma sisteminde yükseltgenecekler. .המולקולות האלה מתחמצנות בשרשרת השינוע של האלקטרונים.
Bu moleküller elektron taşıma sisteminde yükseltgenecekler. .الحصول على تتأكسد هذه الجزيئات هنا في الإلكترون سلسلة النقل.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.Ale kiedy te sobie skaczą, wskakują do tych cząsteczek wody i nimi poruszają.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.Doch während sie sich bewegen, stoßen sie gegen die Wassermoleküle und bringen dadurch diese in Bewegung.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.Jak se pohybují okolo, tak narážejí do molekul vody, které tím rozpohybovávají.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.Але так як вони рухаються навколо, вони вдаряються в ці молекули води і заставляють їх рухатися.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.Но докато се блъскат наоколо, те ще се сблъскат с тези водни молекули и ще ги задвижат.
Bu moleküller hareket ettikçe, su moleküllerine de çarpar ve onları da hareket ettirir.لكن بينما تتصادم هذه الجزيئات مع بعضها فإنها ستتصادم مع جزيئات الماء و تدفعها للحركة
Bu molekülleri hormonlar gibi de düşünebilirsiniz.호르몬과 비슷한 것이라 생각하셔도 무방합니다.
Bu molekülleri hormonlar gibi de düşünebilirsiniz.Sie können sich die als eine Art Hormon vorstellen.
Bu molekülleri hormonlar gibi de düşünebilirsiniz.שניתן לחשוב עליהן כעל הורמונים,
Bu molekülleri hormonlar gibi de düşünebilirsiniz.بإستطاعتكم ان تفكروا بها كهرمونات
Bu molekülleri hormonlar gibi de düşünebilirsiniz.赤い三角で示しています 細菌が一つだけの時は
Bu moleküllerin çok detayına girmeyeceğim.Nebudu se pouštět do detailů ohledně těchto molekul,
Bu moleküllerin çok detayına girmeyeceğim.وأنا لن أخوض حتى في تفاصيل هذه الجزيئات
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Aceste molecule, cum aţi văzut la început, componentele aveau arcuri ce le legau unele de altele.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.A látott molekulák alkotóelemeit rugók kapcsolják össze egymással.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Các phân tử này như bạn đã thấy vừa nãy, các viên gạch xây có mạch vữa liên kết chúng với nhau.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Części cząsteczek, które widzieliście, są połączone sprężynami.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Diese Moleküle, die ihr zu Beginn gesehen habt, haben Bausteine, die mit Federn verbunden sind.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Estas moléculas, como vieron al comienzo, estos bloques tienen resortes que los conectan entre sí.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.흥미로운지 설명해 드리죠. 이 분자들에는, 여러분이 전에 보셨듯이, 기본 요소들을 서로를 연결해주는 스프링이 달려있지요.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Zoals je in het begin zag, zijn deze moleculen, deze bouwstenen, met elkaar verbonden.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Αυτά τα μόρια, όπως είδατε στην αρχή, τα δομικά στοιχεία είχαν ελατήρια που τα συνδέουν μεταξύ τους.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.Тези молекули, както видяхте в началото, строителните блокове имат пружини, които ги свързват един с друг.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.У этих молекул, как вы видели вначале, строительные блоки соединены друг с другом пружинами.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.מעוררת עניין. המולקולות האלה, כמו שראיתם בהתחלה, אבני הבניין מחוברות ביניהן ע"י קפיצים.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.مثيرة للإهتمام نوعا ما . هذه الجزيئات، كما رأيتم في البداية، هناك نوابض تربط اللبنات المكونة مع بعضها.
Bu molekullerin, en basta gordugunuz gibi, yapitaslarini birbirlerine baglayan kaynaklari var.お互いを繋ぐバネがついています その上 分子は
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Așa că am început examinând cum sunt construite aceste molecule.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Así que comenzamos mirando como estas moléculas se ensamblan.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Dus gingen we kijken naar hoe deze moleculen zijn samengesteld.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.E così ci siamo proposti di osservare il modo in cui queste molecole sono messe insieme.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Então, começámos por ver como é que estas moléculas se agrupam.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Jadi kami mulai dengan melihat bagaimana molekul ini disusun.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.세포 내의 미세 기계들이 어떻게 조립되는 지가 핵심이었습니다.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Tak więc zacznijmy od spojrzenia na to, jak molekuły łączą się ze sobą.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Takže vyrazíme na cestu pohledem na to, jak jsou tyto molekuly složeny dohromady.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Thế là chúng tôi bắt đầu bằng cách xem các phân tử này ghép lại với nhau như thế nào
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Wir haben also geschaut, wie diese Moleküle zusammengesetzt sind.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Έτσι ξεκινάμε κοιτώντας πως αυτά τα μόρια συγκεντρώνονται.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.В началото ние се опитахме да разберем как тези молекули работят заедно.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.Мы начали с изучения того, как соединяются молекулы.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.התחלנו בכך שבדקנו כיצד מולקולות אלה מצטרפות יחד.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.لذا فقد حددنا ذلك بالنظر في كيفية وضع هذه الجزيئات معاً.
Bu moleküllerin nasıl biraraya geldiklerini gözlemleyerek işe başladık.マクロファージという 毛細血管を流れる細胞を
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.Also jedes dieser Teilchen ist ein H2O- oder Wasser-Molekül
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.Takže každá tato molekula je H2O, tedy molekula vody.
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.Więc każda z tych to cząsteczka H2O, albo cząsteczka wody.
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.Всяка от тези молекули на Н2О или молекула на водата.
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.Отже, кожна з них є молекулою Н2О або молекулою води.
Bu moleküllerin tümü "H 2 O", yani su molekülü.إذاً كل واحدة من هذه هي جزيء H2O أو جزيء ماء
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Azt is megnéztük, hogy mik ezek a molekulák -- azaz a diákon lévő piros háromszögek.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.우리는 분자에 대한 연구도 병행했습니다. 슬라이드 상에서 보신 빨간 삼각형 말이죠.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Nato smo se vrnili tudi k molekulam, rdečim trikotnikom na slikah.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Potom jsme také začali zjišťovat, co to je za molekuly - myslím ty červené trojúhelníky na mých slidech.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Później przyjrzeliśmy się także molekułom -- to były czerwone trójkąty na moich poprzednich slajdach.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Sau đó chúng tôi cũng quan sát những phân tử này đó là những tam giác đỏ ở hình chiếu của tôi lúc trước.
Bu moleküllerin, yani kırmızı üçgenler ile betimlediklerimizin, ne olduklarını da araştırdık.Vi ville ta reda på hur dessa molekyler är uppbyggda - alltså de röda trianglarna i mina tidigare bilder.