Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Тя се върти, поради обграждащата я група молекули, които съм изчистил, за да можете да видите нещо.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzündenהוא נע ומתנודד בגלל מרק המולקולות שמקיף אותו,
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzündenوهو يتأرجل و يهتز بسبب السوائل المليئة بالجزيئات المحيطة به
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden見やすいように液体を取り除きました
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.Če je okušalna brbončica, lahko signal sproži sol ali molekula sladkorja.
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.Czyli cząsteczka soli albo cukru wywoła reakcję.
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.아니면 이 것은 어떤 곳의 미뢰일 수 있습니다. 그래서 소금 분자나
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.Tak, to může být například konečná část jiných axonů neuronů, jako například v mozku.
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.Vous vous demandez surement qu'est-ce qui induit des signaux aux nouveaux de ces dendrites ?
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.А може да имаме и някой вид стресов сензор.
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.זה יכול להיות על מקום בו חשים בטעם, לכן מולקולות של מלח
Bir tat duyusundan algılamış olabilirsiniz yani bir tuz molekülü, veya şeker molekülü olabilir.قد تصل الى اللسان لتحدد الطعم
Biz bu elektronların bir molekülden başkasına geçişlerini anlatıyoruz.Eso es otra pregunta mi cabeza es, hablamos de
Biz bu elektronların bir molekülden başkasına geçişlerini anlatıyoruz.Estos electrones pasando de una molécula a otra.
Biz bu elektronların bir molekülden başkasına geçişlerini anlatıyoruz.다른 분자로 이동하면서,
Biz bu elektronların bir molekülden başkasına geçişlerini anlatıyoruz.자 이제 제가 드는 의문점은, 이 전자가 한 분자에서
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.מה שמאפשר לקודד את המידע
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.الآن، ما يجعلنا نشفر المعلومة
Bizim bilgiyi şifrelememizi sağlayansa bu köprüleri oluşturan ve farklı moleküllerden oluşan yapılardır.様々な種類の分子なのです。
Bizi moleküler düzeyde serinleten şey de işte budur.A tak se ochlazujeme na molekulární úrovni.
Bizi moleküler düzeyde serinleten şey de işte budur.Das passiert also auf der molekularen Ebene, wenn man abkühlt.
Bizi moleküler düzeyde serinleten şey de işte budur.I to właśnie to ochładza nas na poziomie cząsteczek.
Bizi moleküler düzeyde serinleten şey de işte budur.Ось, що нас охолоджує на молекулярному рівні.
Bizi moleküler düzeyde serinleten şey de işte budur.و هذا ما يبردك على المستوى الجزيئي
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.Tělesná teplota a její vnímání je ve skutečnosti pouze pohyb molekul.
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.Temperatura, to co postrzegamy jako temperaturę, jest tylko ruchem cząsteczek czegoś.
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.Was wir als Temperatur bezeichnen, ist in Wirklichkeit nur die Bewegung irgendwelcher Moleküle.
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.Під температурою ми розуміємо рух молекул.
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.Температура, това, което възприемаме като температура е всъщност движението на молекулите.
Bizim "sıcaklık" olarak algıladığımız olgu, bir şeyin moleküllerinin hareketidir.درجة الحرارة,ما ندركه على أنه درجة حرارة, ليس إلا حركة جزيئات شيء ما.
Biz oksijen molekülleri bilmiyorum biliyorum-산소분자는 산소가 적다는 사실을 알지 못하지만
Biz oksijen molekülleri bilmiyorum biliyorum-אנו כמובן יודעים, שמולקולות החמצן אינו מודעות לכך שיש כאן פחות חמצן, אבל אם ראיתם את הסרטון על דיפוזיה
Biz oksijen molekülleri bilmiyorum biliyorum-ونحن نعلم أن جزيئات الأكسجين لا أعرف أن
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.Chiralne cząsteczki poddane działaniu takiego światła inaczej reagują na różne rodzaje skrętności.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.비대칭분자는 이러한 빛줄기 안에서, 두 비대칭 요소와 서로 다르게 상호작용을 하는 것입니다.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.מולקולות כיראליות המוכנסות לקרן אור כזו, מגיבות באופן שונה עם שני הרכיבים הכיראליים שלה.
Böyle bir ışık demetine yerleştirilmiş kiral moleküller, iki kiral bileşenle farklı etkileşir.جزيئات الكايرال إن وضعت في شعاع من هذا الضوء فإنها تتفاعل بشكل مختلف مع مكونات من الكايرال
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Alors j'ai eu cette idée que l'ocytocine pourrait être la molécule morale.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.A tak mě napadlo, že by oxytocin mohl být onou molekulou morálky.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Dus dacht ik dat oxytocine de morele molecule zou kunnen zijn.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Ezért gondoltam, hogy az oxytocin lehet a moralitás molekulája.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.M-am gândit că oxitocina ar putea fi molecula moralității.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.그래서 저는 옥시토신(oxytocin)이 도덕 분자일지도 모른다는 아이디어를 가졌지요
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Pomyślałem, że może to oksytocyna jest cząsteczką moralności.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Por isso eu tinha esta ideia de que a oxitocina poderia ser a molécula moral.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Quindi ho avuto questa idea che l'ossitocina potrebbe essere la molecola morale.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Så jeg fik en idé at oxytocin måske var det moralske molekyle.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Takže som mal ideu, že oxytocín by mohol byť molekulou morálky.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Tôi có ý tưởng rằng oxytocin có thể là phân tử đạo đức.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Σκέφτηκα λοιπόν πως η ωκυτοκίνη μπορεί να είναι το ηθικό μόριο.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.И така ми дойде идеята, че окситоцинът може би е молекулата на морала.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Итак, у меня была идея, что окситоцин может быть молекулой морали.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.Отже, у мене була ідея, що саме оксицонин може бути молекулою моральності.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.לכן צץ אצלי הרעיון שאוקסיטוצין עשויה להיות מולקולת המוסר.
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.فخطر لي فكرة عن إحتمالية أن يكون الأوكسيتوسين هو هرمون الأخلاق
Böylece, aklıma oksitosinin ahlak molekülü olabileceği fikri geldi.研究者なら誰でもするように まずは同僚にぶつけたのです
Böylece buradaki bu molekülün adlandırması-- aslında, düşünmemiz gereken bir şey daha var. . .그래서 여기에 있는 분자의 이름은 이랬을 것입니다 그리고 실은 우리가 생각해 보아야 하는 문제가 하나 있는데,
Böylece buradaki bu molekülün adlandırması-- aslında, düşünmemiz gereken bir şey daha var. . .Rozgałęzia się w pewnym miejscu.
Böylece buradaki bu molekülün adlandırması-- aslında, düşünmemiz gereken bir şey daha var. . .Takže tato molekula zde bude nazvaná a vlastně, ještě je tu jedna věc, o které musíme přemýšlet.
Böylece buradaki bu molekülün adlandırması-- aslında, düşünmemiz gereken bir şey daha var. . .Так будет называться вот эта молекула --и вообще-то, есть еще одна вещь, о которой мы должны подумать.