Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.Είναι ένα μικρό μόριο πέντε ατόμων άνθρακα.
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.Ось вона, це дуже мала п"ятивуглецева молекула.
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.Това е една много малка петвъглеродна молекула.
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.Это очень маленькая пятиуглеродная молекула.
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.זוהי מולקולה מאוד קטנה בעלת 5 פחמנים.
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.هو عباره عن جزيء يتكون من خمس عناصر كربون
Beş karbonlu oldukça küçük bir molekül bu.そこでわかった重要なことは
Beth Shapiro isimli bir moleküler biyolog tarafından halihazırda çıkarılmıştı.나그네 비둘기 DNA의 유전자 배열 순서를 밝힌 것을 알았습니다.
Beth Shapiro isimli bir moleküler biyolog tarafından halihazırda çıkarılmıştı.Molekularbiologin namens Beth Shapiro entschlüsselt.
Beth Shapiro isimli bir moleküler biyolog tarafından halihazırda çıkarılmıştı.על-ידי ביולוגית מולקולרית בשם בת' שפיירו.
Beth Shapiro isimli bir moleküler biyolog tarafından halihazırda çıkarılmıştı.من طرف عالمة الأحياء الجزيئيةبِيثْ شَابِيرُو.
Beth Shapiro isimli bir moleküler biyolog tarafından halihazırda çıkarılmıştı.この学者はスミソニアン博物館にある
--bilgi taşıyan bir molekül--여기 빨간색으로 보이는 것입니다
--bilgi taşıyan bir molekül--RNA je obdoba DNA.
--bilgi taşıyan bir molekül--RNAはこの粘土の表面に
--bilgi taşıyan bir molekül--היא מולקולה המכילה מידע --
--bilgi taşıyan bir molekül--إنه جزئ معلوماتي -
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.우리가 공기라는 것이 여러가지의 다른 분자들로 이뤄져 있는 걸 알고 그것으로 호흡을 한다는 사실을 알지만,
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.Nie traktowali powietrza jako zbioru cząsteczek, których wdychanie ma cel.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.שמדובר כאן, כאילו, בסוגים שונים של מולקולות, שאנו נושמים אותן למטרה מסוימת וכל זה.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.بخصوص تعرفون، هذه الأشياء هي أنواع عديدة من الجزيئات، ونحن نتنفسه لغرض وما إلى ذلك.
Bilirsiniz, bir amaç dahilince onlarca molekülü solurusuz, vesaire.現代人のようには 理解していませんでした 魚は水のことをあまり意識せず
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Je kunt het zien als de ruggegraat van ons molecuul en dus ook de ruggegraat van onze benaming.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .여러분을 이것을 이 분자의 등뼈라고 할 수 있고, 우리가 이름 짓는 것의 핵심이라고도 할 수 있습니다.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Můžete tak trochu vidět, že je to základ molekuly, a také základem našeho pojmenovávání.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Μπορείτε να τη θεωρήσετε σαν τη "ραχοκοκαλιά" του μορίου μας και κατά συνέπεια τη "ραχοκοκαλιά" της ονομασίας.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .Перед вами, так сказать, хребет нашей молекулы, а также основная часть нашего названия.
Bir anlamda molekülümüzün iskeleti olarak görebilirsin ve adlandırmamızın da. .و يمكن اعتبارها بمثابة العمود الفقري و أساس الجزئ وأيضا العمود الفقري للتسمية
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.클립 하나의 무게는 대략 아이소프렌 분자 900x10^21개의 무게와 비슷합니다.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Berat dari penjepit kertas ini sama dengan sekitar 900 zeta-liun -- 10 pangkat 21 -- molekul isoprena.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Egy gémkapocs súlya körülbelül 900 zéta-illion -- 10 a 21. hatványon -- izoprénnyi molekulányi.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.El peso de un clip es aproximadamente igual a 900 zeta-illones -- 10 a la 21 -- moléculas de isopreno.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Het gewicht van een paperclip is ongeveer gelijk aan 900 triljard -- 10 tot de macht 21 -- moleculen isopreen.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.La masse d'un trombone est à peu près égale à 10 puissance 21 fois celle d'une molécule d'isoprène.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.ll peso di una graffetta è approssimativamente uguale a 900 zilioni - ossia 10 alla 21 - molecole di isoprene.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.O peso de um clipe de papel é quase igual a um número enorme, 1 seguido de 21 zeros, de moléculas de isopreno.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Spinacz do papieru waży w przybliżeniu tyle co 900 tryliardów -- 10 do potęgi 21 -- cząsteczek izoprenu.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Trọng lượng của một chiếc kẹp giấy vào khoảng 900 zeta-illion -- 10 mũ 21 -- phân tử isoprene.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Vikten hos ett gem är förmodligen lika med 900 zetallioner -- 10 upphöjt i 21 -- antal molekyler av isopren.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Вага скріпки для паперу приблизно дорівнює 900 секстильйонам (дев"ятка з 21 нулем) молекулам ізопрену.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.Теглото на един кламер е равно приблизително на 900 зетильона - 10 на 21-ва степен - молекули изопрен.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.המשקל של מהדק שווה בערך 900 זטא-איליון, 10 בחזקת 21, מולקולות של איזופרן.
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.وزن مشبك الورق يبلغ حوالي 900 زيتا-ليون -- أي عشرة ضرب نفسها إحدى وعشرين مرة -- جزيء من ال"أيزوبرين".
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.イソプレン分子9百ゼタ(9千垓)個分に相当します。 しかしとても軽い重量にもかかわらず
Bir atacın ağırlığı yaklaşık 900 zeta-ilyon --10 üzeri 21-- izopren molekülüne eşittir.一個回形針的重量大概相當於 900 × 6 × 10^23-約10的21次方個異戊二烯分子
Biraz alüminyumunuz var. Birazda oksijen gazı, ya da çift atomlu oksijen molekülü de diyebiliriz.On a de l'aluminium on a de l'oxygène, sous forme de molécule de dioxygène
Biraz alüminyumunuz var. Birazda oksijen gazı, ya da çift atomlu oksijen molekülü de diyebiliriz.Tenemos un poco de aluminio, tenemos un poco de oxígeno gaseoso o una molécula de oxígeno diatómico.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Als molekularen Augenschmaus haben wir hier die Kinesine, welche orange sind.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Assim com um um bocadinho de cor, nós temos a cinesinas, que são as laranjas.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Avec une petite merveille moléculaire pour les yeux, nous avons la kinésine, ce sont les oranges.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Con un poquito de embellecimiento molecular, tenemos las kinesinas, las naranjadas.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Coś w temacie molekularnej rozkoszy dla oka: mamy tu kinezyny, w kolorze pomarańczowym.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Egy kis molekuláris szemfényvesztéssel megkapjuk a kinazineket, amik a narancssárga színűek.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Jadi dengan sedikit penarik perhatian ini, kita memiliki kinesin, yang merupakan daerah berwarna oranye.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.분자 눈요기거리로 키네신을 보여드리죠, 오렌지색의 것들이 그겁니다.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Nog wat leuke moleculaire dingen zijn de kinesinen, die oranje dingen.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Pentru puțină delectare moleculară a ochilor, iată kinezinele, cele portocalii.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Quindi, usando un po' di abbellimento molecolare, ecco le chinesine, quelle arancioni.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Så med en liten smula molekylärt ögongodis, har vi kinesin-proteiner, som är de orange sakerna.
Birazcık moleküler şeker ile, kinesislerimiz var, turuncu olanlar.Takže s trochou molekulárneho prikrášlenia máme kinesíny, ktoré sú oranžové.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod