Ana içeriğe geç
Sözlük

molekül ile cümle

molekül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı şeker molekülleri vardır.Teraz je vo vode aj zopár molekúl cukru.
Bazı şeker molekülleri vardır.А вътре в тези водни молекули, имам няколко молекули захар.
Bazı şeker molekülleri vardır.砂糖は、このピンク色にしようか。
Belki başta bulunduğu klorofil A molekülündeki enerji seviyesinden birazıcık fazla bir enerji seviyesinde.광계II의 엽록소 A에 들어가던 원래 상태보다는 약간
Belki başta bulunduğu klorofil A molekülündeki enerji seviyesinden birazıcık fazla bir enerji seviyesinde.높은 에너지일지도 몰라요.
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.우리는, 평균적으로, 이만큼의 분자가 이 만큼의 시간안에 이 벽의 운동량을 바꾸고 있을때
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.Możemy więc stwierdzić, że średnio ileś cząsteczek zmienia swój pęd uderzając w ścianą w jednostce czasu.
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.Můžeme ale říci: "Takový průměrný počet částic mění svou hybnost na této stěně za takový čas."
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.Vieme ale povedať, že priemerne toľko častíc mení svoju hybnosť na tejto stene za takýto čas.
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.Vi kan sige, at i gennemsnit ændrer så mange partikler deres momentum på denne mur på dette stykke tid.
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.אנחנו יכולים לומר, שבממוצע, כל ההחלקיקים הללו משנים תנע על הדופן הזו במשך זמן מסוים.
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.و لكن سنقول أنه هناك متوسط لتغير زخم الجسيمات في مده محدده
Belli bir zaman içinde birçok molekülün momentumu değişir.この量の粒子の運動量が変わると言えます。 この壁またはこの表面に作用する力は
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Así que me uní al creciente grupo de personas que intentan hacer hechizos moleculares usando ADN.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Deci m-am alaturat unui grup de oameni care incearca sa faca vraji moleculare utilizand ADN.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.그래서 저는 DNA를 이용하여 마법의 주문을 만들려고
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım. DNA'yı kullanıyoruz, çünkü daha ucuz.Olyan emberek egy növekvő csoportjához csatlakoztam, akik megpróbálnak molekuláris varázsigéket írni DNS-sel.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Dus kwam ik bij een groeiende groep mensen die pogen moleculaire spreuken met DNA te maken.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Jadi saya bergabung dengan orang - orang yang mencoba membuat mantra molekuler dengan DNA.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Juntei-me a um grupo de pessoas que tentam criar feitiços moleculares usando ADN.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Perciò mi sono unito a un gruppo che prova a fare magie molecolari con il DNA.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Så jag har anslutit mig till en växande skara människor som försöker skapa molekylära trollformler med DNA.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Vì vậy, tôi đã gia nhập một nhóm người đang cố gắng tạo ra những "bùa mê" phân tử từ ADN.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Я приєднався до спільноти, що росте і намагається створити молекулярне заклинання з допомогою ДНК.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.Я присоединился к растущему сообществу тех, кто пытается создать молекулярное заклинание с помощью ДНК.
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.אז הצטרפתי לחבורה הולכת וגדלה של אנשים
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.لذا فقد أنضممت لمجموعة من الناس تحاول إنشاء
Ben de DNA'yı kullanarak "molekuler büyüler" yapan, bir gruba katıldım.挑戦している団体に加入しました DNAを使う理由は安くて
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.A jeho práca pre mňa objasnila, aký je molekulárny život v našom vnútri.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.E o seu trabalho trouxe luz acerca do mundo molecular dentro de nós.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.És az ő munkája világossá tette számomra, hogy milyen a bennünk lévő molekuláris világ.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Et son travail a éclairé pour moi ce qu'est le monde moléculaire en nous.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Jeho práce mi osvětlila, jak vypadá molekulární svět uvnitř nás.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Karyanya mencerahkan saya tentang bagaimana rupa dunia molekular dalam diri kita.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.그의 그림들은 우리 신체내의 분자세계가 어떻게 생겼다는 것을 저한테 보여 줬지요.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.La sua opera mi ha chiarito com'è il mondo molecolare dentro di noi.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Lucrările lui mi-au dezvăluit lumea moleculară din interiorul nostru.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Những bức vẻ của ông đã giúp tôi thấy rõ thế giới phân tử bên trong chúng ta như thế nào.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Njegovo delo mi je osvetlilo razumevanje molekularnega sveta znotraj nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Och hans arbete fick mig att förstå hur den molekylära världen inom oss ser ut.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Prace te rozjaśniły mi obraz molekularnego świata wewnątrz nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Su trabajo me aclaró cómo es el mundo molecular dentro de nosotros.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Zijn werk toont me hoe de moleculaire wereld in ons eruit ziet.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Και η δουλειά του μου φανέρωσε πώς είναι ο μοριακός κόσμος μέσα μας.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Его работы пролили свет на то, как выглядит молекулярный мир внутри нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.І його роботи показали мені, як виглядає молекулярний світ всередині нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Неговия труд ми показа, какъв е молекулярният свят.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.עבודותיו האירו לי איך נראה העולם המולקולרי מבפנים.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.وعمله انار لي ماهية عالم الجزيئات وكيف يبدو
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.彼の作品では理解できました 例えば 血液の断面図です
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.Jedoch denke ich über die molekularen Dinge nach.
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.그러나, 저는 분자 수준에서 생각해봅니다.
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.Men jag tänker på det molekylära.
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.Втім, власне я думаю про молекулярні речі.
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.אני מטפלת בחלק המולקולרי.
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.ولكن عندما افكر في الامور الجزيئية
Ben, moleküler iletişim kısmıyla ilgileniyorum.身体の内部でまさしく起きていることです
Ben sadece onun arkasındaki molekülü buldum.Am descoperit molecula moralității.
Ben sadece onun arkasındaki molekülü buldum.Én pedig rábukkantam az ezt előidéző molekulára.
Ben sadece onun arkasındaki molekülü buldum.Eu apenas descobri a molécula por detrás disso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod