Gaz molekülleri arasında büyük boşluklar bulunur.Er is lege ruimte om de moleculen.
Tonyukuk'un emriyle burada ordu mola verdi.Onder het bevel van Timosjenko keerde het tij.
Çoğunlukla (kendi ismiyle de üretilen) ünlü Fransız Moleskine not defterlerini kullanmaktaydı.De meesten dienden onder een valse Fransklinkende naam.
TV programcısı John de Mol'ün kardeşidir.Het programma is bedacht door John de Mol.
Molly zafere giden yolda başarabilecek mi?Zal Malko erin slagen zijn doel te bereiken?
Göstericiler molotof kokteylleri ile özel mülklere saldırdı.Hongaren trachtten ze met Molotovcocktails tegen te houden.
En çok bilinen polimorf P4O10 moleküllerinden oluşur.De meest voorkomende, zoals in de afbeelding, bestaat uit moleculen met de formule P4O10.
Oylamanın ardından Romanya ile Moldova birleşme antlaşması imzalamıştır.Dit artikel gaat over een eventuele Roemeens-Moldavische hereniging.
SI sisteminin temel birimleri, kilogram, saniye, amper, kelvin, mol, Metre ve kandeladır.De volgorde wordt seconde, meter, kilogram, ampère, kelvin, mol, candela.
Ayrıca Mollie disleksi hastasıdır.Verder heeft ze dyslexie.
Molly ve Sam uçağa binerler.Jim en Maggie gaan met het vliegtuig ergens heen.
Uluslararası Kuantum Moleküler Bilimler Akademisi’nin de vakıf üyesidir.Tevens is hij lid van de International Academy of Quantum Molecular Science.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Van 1986 tot 1996 was hij directeur van het Laboratorium van Moleculaire Biologie.
OrbiMol Moleküler orbital veritabanıElektronenschil Moleculaire orbitaal Sferische harmoniek
Mola ana planlamaları yapan kişiydi ve komuta kademesindeki ikinci kişiydi.Mola was de leider van de organisatie, maar officieel de tweede in rang.
Yakın moleküllerin sınırlı dönme açısı asimetrik gruplanmalarından kaynaklanır.De eindige draaiingshoek resulteert van de asymmetrische pakking van de moleculen.
Örneğin, binlerce aktin molekülü bir araya gelerek mikrofilamanları meydana getirir.Zo worden met vele duizenden actinemoleculen een microfilament gevormd.
Eskiden moleküler bileşik terimi de kullanılırdı.Vroeger is de molen als schorsmolen in gebruik geweest.
Bir ucu hidrofilik, öbür ucu hidrofobik moleküllere amfifilik veya amfipatik denir.Een molecuul dat uit een hydrofiel en een hydrofoob deel bestaat heet een amfifiel molecuul.
Molekül formülü: CO.Niet-onderwerpsvorm: u.
Kozmik toz parçacıklarının çoğu boyutları 0,1 mikrometreye ulaşan az miktardaki moleküller topluluğudur.Kosmische stof bestaat uit deeltjes die variëren van een paar moleculen tot 0,1 mm in grootte.
1956 - Guy Mollet, Fransa Başbakanı oldu.Guy Mollet, premier van Frankrijk.
Brian Molko'nun profesyonel fotoğrafçı Helena Berg ile olan ilişkisinden Cody isimli bir oğlu olmuştur.Molko had een vaste relatie met fotografe Helena Berg, met wie hij sinds 2005 een zoon heeft, Cody.
Miguel de Molina 1957'de bir süreliğine İspanya'ya geri döndü.Vicente Aranda keert in 1959 naar Spanje terug.
Helmuth James Graf von Moltke - Nazi karşıtı hareketinin lideri.Helmuth James Graf von Moltke werd in het Derde Rijk als verzetsstrijder geëxecuteerd.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cis-trans-isomerie komt zowel voor in organische verbindingen als in anorganische coördinatieverbindingen.
Daha sonra New York'ta P.R. Mollary Company'nin patent bölümüne girdi.Uiteindelijk werd hij hoofd van de octrooi-afdeling bij P. R. Mallory Company.
Bu yapının iskeleti, molekülün içindeki bazlar arasındaki hidrojen bağlarıyla ortaya çıkar.Ze doet dit door haar atomen tussen de ruimtes binnen de moleculen van dit voorwerp heen te laten bewegen.
2005'ten bu yana Palais Mollard-Clary'de hizmet vermektedir.In het Palais Mollard-Clary wordt sinds 2005 de verzameling oude globes en armillaria bewaard.
DNA ligaz enzimi moleküler biyoloji laboratuvarlarında rekombinant DNA uygulamalarında kullanılır.DNA-ligasen worden veel gebruikt in de moleculaire biologie voor recombinatie-experimenten.
Azerbaycan, Makedonya ve Moldova yarışmadan çekilmişlerdir.Armenië, Moldavië en Oekraïne traden niet toe.
Arma ayrıca Moldova bayrağında da kullanılmaktadır.Het Moldavische wapen staat ook in het midden van de vlag van Moldavië.
Çekirdek örtüsünde bulunan gözenekler moleküllerin girip çıkmasını sağlar.Door de poort aan de toenmalige Crispijnlaan reden de ambulances in en uit.
Moleküler formulü C3H4N2O 'dür.De brutoformule van deze pyrazolonen is C3H4N2O.
Molotof kokteyllerinden bazıları parfüm reyonuna atıldı.Er wordt zelfs een molotovcocktail naar binnen gegooid.
Molok, yaşayabilmek için çöle çok iyi uyum sağlamıştır.Oryxen zijn goed aangepast aan het leven in de woestijn.
Kitap Molly Lane'in cenaze töreniyle başlar.Het seizoen begint met de begrafenis van Charlie Harper.
Örneğin, Molière'in cimrisi tiptir.Bij Molière neemt dit echter komische vormen aan.
Moldova, eski Sovyetler Birliği ile ilgili tüm silahların kontrolü yükümlülüklerini kabul etmiştir.Alle landen werden herinnert aan hun verplichtingen inzake het wapenembargo.
Bir molekül atomlardan yapılmıştır.Een molecuul bestaat uit atomen.
Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.Hij hervatte zijn werk na een korte pauze.
Kısa bir moladan sonra çalışmasına devam etti.Na een korte pauze ging hij weer verder met zijn werk.
Kısa bir moladan sonra çalışmasına devam etti.Hij hervatte zijn werk na een korte pauze.
Çocuklar, biraz mola vermeliyiz.Jongens, we moeten even een stop inlassen.
Moldavya'yı özleyeceğim.Ik zal Moldavië missen.
Molada sigara içebilir miyiz?Mogen we gedurende de pauze roken?
2005'ten bu yana Palais Mollard-Clary'de hizmet vermektedir.Od 2005 roku część zbiorów znajduje się także w Palais Mollard-Clary.
Sam ve Molly birbirlerini çok seven bir çifttir.Sam i Molly są zgodną i kochającą się parą.
Molek, Arapça'daki söyleniş şekliyle Malik'tir.Malek to jedna z form arabskiego słowa Malik.
1991 yılından bu yana, şehir Moldova ve Transdinyester Cumhuriyeti arasında tartışmalıdır.Od 1991 roku Jedysan znajduje się na terytorium Republiki Ukrainy oraz Naddniestrza w Mołdawii.
1956 - Guy Mollet, Fransa Başbakanı oldu.1956: Guy Mollet został premierem Francji.
Molde 1 Ocak 1838 tarihinde belediye olarak kurulmuştur (formannskapsdistrikt).Gmina Molde została ustanowiona 1 stycznia 1838 (formannskapsdistrikt).
Nelea Ciobanu (28 Ekim 1974, Cania), Moldovalı şarkıcı.Nelly Ciobanu (ur. 28 października 1974) – mołdawska piosenkarka.
Daha sonra bu gücü gelişince objelerin moleküllerini hızlandırabilmeye başlayacaktır.Wraz z ewolucją mocy, nauczyła się przyspieszać molekuły (eksplodować).
Moltke, 1927-1929 yılları arası Breslau, Viyana, Heidelberg ve Berlin'de hukuki ve siyasi bilimler okudu.Moltke studiował w latach 1927–1929 prawo i politologię we Wrocławiu, Wiedniu i Berlinie.
Büyük moleküller, yarı ampirik yaklaşım yöntemleriyle incelenebilir.Duże cząsteczki można badać przybliżonymi metodami semiempirycznymi.
Genlerin moleküler temeli deoksiribonükleik asittir (DNA).Molekularną podstawą genów jest kwas deoksyrybonukleinowy (DNA).
Ion Ungureanu (2 Ağustos 1935 - 28 Ocak 2017), Moldovalı oyuncu ve siyasetçi.Ion Ungureanu (ur. 2 sierpnia 1935, zm. 28 stycznia 2017) – mołdawski aktor filmowy oraz polityk.
2002 - Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.2 lipca – Steve Fossett jako pierwszy człowiek na świecie okrążył balonem kulę ziemską bez międzylądowania.
Sarah Dollard tarafından yazılan bölümün yönetmenliğini Justin Molotnikov üstlenmiştir.Reżyserem odcinka napisanego przez Sarah Dollard był Justin Molotnikov.