Ana içeriğe geç
Sözlük

modern ile cümle

modern kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Modern yöntemler sanayiyi geliştirdi.Modern methods improved industry.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Neden Çin'de modern teknoloji gelişmedi?Why didn't modern technology develop in China?
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.The advancement of modern medicine was a long process.
Kyoto'da hem eski hem de modern yapıları görebilirsiniz.In Kyoto, you can see both old and modern buildings.
Modern caz benim zevkime göre değil.Modern jazz is not to my taste.
Modern caz benim mesleğim değil.Modern jazz is not my line.
Çoğu durumda, modernizasyon batılılaşma ile tanımlanır.In most cases, modernization is identified with Westernization.
Tom'un modern sanatta gözü var.Tom has an eye for modern art.
Tom'un modern resme yeteneği var.Tom has a talent for modern painting.
Fenomen modern çağımızın tipik bir örneğidir.The phenomenon is typical of our modern era.
Bu, modern İngilizce kullanımına ilişkin bir kitap.This is a book on modern English usage.
Bu, modern İngiliz yaşamın bir örneğidir.This is an instance of modern British life.
Burada çok sayıda modern bina var.There are many modern buildings around here.
O mimar çok modern evler inşa ediyor.That architect builds very modern houses.
Modern teknoloji hayatımızı daha konforlu hale getirdi.Modern technology has made our lives more comfortable.
Modern kahramanlar rock yıldızları tarafından temsil edilmektedir.Modern heroes are represented by rock stars.
Modern köprüler şekil olarak benzer.Modern bridges are similar in shape.
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.Modern finance is becoming increasingly complicated and sophisticated.
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.Modern cars differ from the early ones in many ways.
Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.Because of modern communication and transportation systems, the world is getting smaller.
Biz modern yaşamımızı elektriğe borçluyuz.We owe our modern life to electricity.
Modern bilim birçok olanaksızlıkları olanaklı hale dönüştürmüştür.Modern science has turned many impossibilities into possibilities.
Modern sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of modern art?
Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.Modern poetry is often most obscure.
Üniversitenin modern toplumdaki rolü nedir?What is the role of the University in the modern society?
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.Modern society is overflowing with all sorts of information.
Modern insanlar araba olmadan yapamaz.Modern people cannot do without cars.
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.Modern philosophy has its beginnings in the 19th century.
Modern gemilerin yalnızca küçük bir mürettebata ihtiyacı var.Modern ships only need a small crew.
Modern bir dram izlemek için tiyatroya gittim.I went to the theater to see a modern drama.
Geçen yıl Tokyo'da gerçekleşen her modern sanat gösterisine gittim.I went to every modern art show that took place in Tokyo last year.
Modern mobilyayı tercih ederim.I prefer modern furniture.
Modern heykeltıraşlığı gerçekten anlayamıyorum.I really can't understand modern sculpture.
Birçok Avrupalı modern Japonya'yı tanımıyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Telefon modern yaşam için gereklidir.The telephone is essential to modern life.
Onun ofisindeki mobilya çok modern.The furniture in his office is very modern.
O, Fransa'nın modern tarihini bilir.He is acquainted with the modern history of France.
O, modern edebiyatı asıl branş olarak alıyor.He majors in modern literature.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.He is at home in modern English literature.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.He is at home in modern English literature.
Modern müzik ona tanıdıktır.Modern music is familiar to him.
O, modern antropolojinin babası olarak kabul edilir.He is hailed as the father of modern anthropology.
O, modern sanat hakkında ilginç bir yayın yaptı.He gave an interesting broadcast about modern art.
Onun evi çok moderndir.Her house is very modern.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.“The Satanic Verses” by Salman Rushdie is a real masterpiece of modern literature.
Ben modern sanatla ilgili değilim.I'm not interested in modern art.
Onun evi çok modern.His house is very modern.
O, modern Fransız edebiyatında ihtisas yaptı.He majored in modern French literature.
O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.He knows about the modern history of France.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.It took a while to make headway in modern medicine.
Onlardan ikisi kimyayı modern bilime dönüştürdü.The two of them transformed chemistry into a modern science.
Bu ofisteki mobilya gerçekten modern.The furniture in this office is really modern.
Bu müze, muhteşem bir modern sanat koleksiyonuna sahiptir.This museum has a magnificent collection of modern art.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.Esperanto is a modern language that is very suitable for international communication.
İlaçlar modern toplumun bir kanseridir.Drugs are a cancer of modern society.
Tom modern sanatı taktir ediyor.Tom appreciates modern art.
Tom modern sanattan hoşlanır.Tom appreciates modern art.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod