mod ile cümle

mod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir modelim.I'm a model.
Model bir öğrenci olmaya çalışacağım.I'll try to be a model pupil.
Eski moda Waterloo sobasında parlak bir ateş parlıyordu.A bright fire was glowing in the old-fashioned Waterloo stove.
Ben her zaman modaya uygun kıyafetler giymeye çalışırım.I always try to wear fashionable clothes.
Fazıl İslam'da din ve modern bilimin birbiriyle uyumlu olabileceğini fark etti.Fadil found that in Islam, religion and advanced science can go hand in hand.
Ben çok eski modayım.I'm very old-fashioned.
Bu parçada neredeyse hiç modülasyon yok.This piece has almost no modulation.
Ben bir model fak ettim.I noticed a pattern.
İsa modern dini muhafazakârlar hakkında ne düşünürdü?What would Jesus think about modern religious conservatives?
O eski moda bir telaffuz.That is an old-fashioned pronunciation.
Şu anda platin takı moda.At the moment, platinum jewellery is in fashion
Rönesans modern Avrupa kültürünün temelidir.The Renaissance is the foundation of modern European culture.
Moda ya da makyajla ilgileniyor musun?Are you interested in fashion or make-up?
Modem bilgisayara entegre edildi.The modem was integrated into the computer.
Burada bir model görüyor musunuz?Do you see a pattern here?
Sanal gerçeklik sadece geçici bir moda mıdır?Is virtual reality just a fad?
Tom ev ödevi için modern bir peri masalı yazmak zorunda.For homework, Tom has to write a modern fairy tale.
Leyla model bir anneydi.Layla was a model mother.
Tom bir model uçak koleksiyonuna sahip.Tom has a model aircraft collection.
Onu yapmak için modumda değilim.I'm not in the mood to do that.
Modern Avrupalılar ve Amerikalılar çok benzerler.Modern Europeans and Americans are very much alike.
Eğer bir şey modaysa, herkes on taklit etmek ister.If something is fashionable, everyone wants to imitate it.
Eğer bir şey modaysa herkes onu taklit etmek ister.If something is fashionable, everyone wants to imitate it.
Bir kuaför yada moda tasarımcısı olmak istiyordum.I used to want to be a hairdresser, or a fashion designer.
Moda modeli olmak ister misiniz?Would you like to be a fashion model?
Tom, Mary'nin yeni saç modelini sevdiğini söyledi.Tom said he liked Mary's new hairstyle.
Kötü bir rol modelisin.You're a bad role model.
Modern sanattan hoşlanmam.I don't like modern art.
Tom modern şiirlerden hoşlanır.Tom likes modern poetry.
Tom model bir öğrenci değildi.Tom wasn't a model student.
Hâlâ bir model misin?Are you still a model?
En sevdiğim modern yazar Tom Jackson.My favorite modern writer is Tom Jackson.
Tom, Mary'e onun yeni saç modeli hakkında ne düşündüğünü söyledi.Tom told Mary what he thought about her new hairstyle.
Sami başarılı işadamının mükemmel modeli gibi görünüyordu.Sami seemed the perfect model of the successful businessman.
Modern teknoloji, basit buğday bitkisini zehirli bir canavara dönüştürdü.Modern technology has turned the simple wheat plant into a toxic monster.
Tom bir model yapımcısıdır.Tom is a model maker.
O bu yılın yeni modeli.It's this year's new model.
Moda dünyasında yaşıyorlar.They live in the fashion world.
Tom, Mary'nin yeni bir saç modeli olduğunu fark etmedi.Tom didn't notice Mary had a new hairstyle.
Model uçaklar yapmak hoşuma gidiyor.I like making model airplanes.
Tom üç aydır rahip modunda.Tom has been in monk mode for three months.
Modern sanata ilgi duyuyor musun?Are you interested in modern art?
Modern hayat çok mu karışık?Is modern life too complicated?
Milano, İtalya'nın moda başkentidir.Milan is Italy's fashion capital.
Kızlar moda hakkında konuştu.The girls talked about fashion.
Boston'da son moda bu.It's the latest craze sweeping Boston.
Leyla bir tesettür modacısı.Layla is a hijab stylist.
Modern teleskoplar evren algımızda yeni çığırlar açtı.Modern telescopes have exploded our understanding of the cosmos.
Modern teleskoplar sayesinde sayısız süpernovaya şahit olduk.Modern telescopes have allowed us to witness countless supernovas.
Moda uzmanlık alanım değil.Fashion isn't my specialty.
Bu esprinin modası geçti artık.This joke has run its course.
Bu model satmak için zordur.This model is difficult to sell.
Modern sorunlar, modern çözümler gerektirir.Modern problems require modern solutions.
Modern sanattan anlar.He has an eye for modern art.
Modern resme yeteneği var.He has a talent for modern painting.
Modern sanata değer verir.He appreciates modern art.
Doğum gününde model tren istiyor.He wants a model train for his birthday.
Cezayir modern ve uygar bir ülke.Algeria is a modern and civilized nation.
Kadınlar modayla ilgili konuşmayı sever.Women love talking about fashion.
Kadınlar moda konuşmayı sever.Women love talking about fashion.

İlgili Sayfalar