Okuyacak bir şey ister misiniz?Would you like something to read?
Lütfen bu düz lastiği tamir eder misiniz?Could you please fix this flat tire?
TV şovları alt yazılı veya dublajlı olduğu zaman bunu tercih eder misiniz?Do you prefer it when TV shows are subtitled or dubbed?
Aşağıdaki cümleleri çevirebilir misiniz, lütfen?If you have a time, could you translate some sentences below, please?
Londra'da, kalmam için bir yer tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a place for me to stay in London?
Bu ücretsiz tarayıcı eklentisini yüklemek ister misiniz?Do you want to install this free browser add-on?
Bu bavulları benim için taşıyabilir misiniz?Could you carry these suitcases for me?
Burada mı yiyeceksiniz yoksa götürecek misiniz?Will you be eating here or is this to go?
Gelmek için bir ay daha bekleyemez misiniz?Couldn't you wait another month to come?
Bakmak ister misiniz?Would you like to have a look?
Tom'a bağırıp ona kahvaltı saati olduğunu söyler misiniz?Could you shout to Tom and tell him it's breakfast time?
Şarkı söylemek ister misiniz?Would you like to sing?
Meksika yemeklerini beğenir misiniz?Do you like Mexican food?
Siz ikiniz yalnız olmak ister misiniz?Would you two like to be alone?
Yalnız bırakılmak ister misiniz?Would you like to be left alone?
Bizi bir dakika yalnız bırakabilir misiniz?Would you please leave us alone for a minute?
Sakıncası yoksa bunu benim için çevirebilir misiniz ?Would you mind translating this for me?
Bunu benim için çevirebilir misiniz?Would you mind translating this for me?
Erkek kardeş misiniz?Are you brothers?
Psişik misiniz?Are you psychic?
Siz kız kardeş misiniz?Are you sisters?
Meraklı değil misiniz?Aren't you curious?
İlgili değil misiniz?Aren't you interested?
Evli değil misiniz?Aren't you married?
Sinirli değil misiniz?Aren't you nervous?
Dener misiniz?Can you try?
Bu sorunu çözebilir misiniz?Can you figure out this problem?
Herhangi bir sorun olmadan yolunuzu bulabilir misiniz?Can you find your way all right?
On pezoluk banknotu benim için bozabilir misiniz?Can you change a ten-peso bill for me?
Bavulu bana verir misiniz lütfen?Would you hand me the suitcase, please?
Tom'la temas eder misiniz?Can you contact Tom?
Tom'a yardım eder misiniz?Can you help Tom?
Birliğin aktif bir üyesi misiniz?Are you an active member of the union?
"Spor sevmez misiniz?" "Hayır, sevmem.""Don't you like sports?" "No, I don't."
Çayınızla bisküvi ister misiniz?Would you like cookies with your tea?
Siz çocuklar takılmak istemez misiniz?Don't you guys hang out?
Bu konuda bir şey yapmamı ister misiniz?Would you like me to do something about it?
Böcekleri sever misiniz?Do you like bugs?
Affedersiniz, bu sokağı nerede bulabileceğimi bana anlatabilir misiniz?Excuse me, could you tell me where I can find this street?
Granit ve kumtaşı arasındaki farklılığı söyleyebilir misiniz?Can you tell the difference between granite and sandstone?
Bu cümleyi tercüme eder misiniz?Could you translate this sentence?
Öyle yapmama izin verir misiniz?Do I have your permission to do so?
Hepiniz aynı fikirde değil misiniz?Don't you all agree?
Tom'la gitmeyi istemez misiniz?Don't you wish you were going with Tom?
Bize biraz izin verir misiniz?Will you excuse us for a moment?
Fazla vaktim yok. Acele eder misiniz?I don't have much time. Would you please hurry up?
Tom'un onu niçin yaptığını bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me why Tom is doing that?
İhtiyacım olabilecek bazı Fransızca tabirleri bana öğretir misiniz?Could you teach me some French phrases that I might need?
Beni Fransızca konuşan biriyle tanıştırabilir misiniz?Can you introduce me to someone who speaks French?
Lütfen onu Fransızca olarak bir kez daha tekrar söyler misiniz?Could you please say that once again in French?
Fransızca bir mektup yazmama yardım eder misiniz?Could you help me write a letter in French?
Lütfen bunu çevirmeme yardım eder misiniz?Would you please help me translate this?
Bunu Fransızcaya çevirtmek istiyorum. Bana yardım eder misiniz?I'd like to get this translated into French. Could you help me?
Vejetaryen misiniz?Are you vegetarian?
Bana dilinizi öğretebilir misiniz?Could you teach me your language?
Hepinizin dikkatinizi verebilir misiniz lütfen ?May I have the attention of all of you, please?
Siz beyefendiler beni izlemek ister misiniz?Would you gentlemen like to follow me?
Mesajı deşifre edebilir misiniz?Can you decode the message?
Anahtarlarımı bulmama yardım edebilir misiniz?Could you help me find my keys?
"Biraz çay ister misiniz?" "Evet, lütfen.""Would you like some tea?" "Yes, please."