misal ile cümle
misal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;In od Aserjevega rodu: Misal s pašniki, Abdon s pašniki,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;ja Asserin sukukunnalta Misalin laidunmaineen, Abdonin laidunmaineen,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;아셀 지파 중에서는 미살과 그 들과 압돈과 그 들과
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;och ur Asers stam Miseal med dess utmarker, Abdon med dess utmarker,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;og af Asers Stamme Misj'al med omliggende Græsmarker, Abdon med omliggende Græsmarker,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;og av Asers stamme: Misal med jorder, Abdon med jorder,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;Từ trong chi phái A-se, lấy Mi-sê-anh và đất chung quanh thành,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;Từ trong chi_phái A-se , lấy Mi-sê-anh và đất chung_quanh thành ,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;Von dem Stamm Asser vier Städte: Miseal und seine Vorstädte, Abdon und seine Vorstädte,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;Z pokolení pak Asserova: Mesal a předměstí jeho, též Abdon a podměstí jeho;
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;και εκ της φυλης Ασηρ, την Μισααλ και τα περιχωρα αυτης, την Αβδων και τα περιχωρα αυτης,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;от Асировото племе, Мисаал с пасбищата му, Авдон с пасбищата му,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;от колена Асирова: Мишал и предместья его, Авдон и предместья его,
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;וממטה אשר את משאל ואת מגרשה את עבדון ואת מגרשה׃
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;ومن سبط اشير مشآل ومسرحها وعبدون ومسرحها
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;又 從 亞 設 支 派 的 地 業 中 、 給 了 他 們 米 沙 勒 和 屬 城 的 郊 野 . 押 頓 和 屬 城 的 郊 野
Aşer oymağından alınan Mişal, Avdon, Helkat ve Rehov olmak üzere otlaklarıyla birlikte dört kent;又 從亞設 支派 的 地業 中 、 給 了 他 們米沙勒 和 屬城 的 郊野 . 押頓 和 屬城 的 郊野
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Alors parfois je regarde de l'intérieur, comme l' "ÉgoCentrisme" et les cercles restreints.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Czasem patrzę od środka, jak EgoCentryCzność i kręgi wewnętrzne.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Então, algumas vezes vejo do interior, como em "EgoCentriCidade" e nos círculos concêntricos.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Manchmal schaue ich von Innen heraus, wie EgoCentriCity ("Egocentrik-Stadt") und die inneren Kreise.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Néha a belsőt vizsgálom, mint az énközpontúság és a belső körök.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Někdy se dívám zevnitř, egocentricky a ve vnitřních kruzích.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Niekedy sa na veci pozerám z vnútra, ako EgoCentriCity a jeho vnútorné kruhy.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Qualche volta lo vedo dall'interno, vedo l'egocentrismo e i circoli ristretti.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Soms kijk ik vanuit de binnenkant, zoals egocentrisme en de besloten kring.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Terkadang saya melihat dari dalam seperti egosentrisme, dan lingkaran dalamnya.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Uneori văd din interior, ca egocentrismul şi cercurile interioare.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Άλλοτε κοιτάζω από το εσωτερικό, σαν την Πόλη της ΕγωΚεντρικότητας και τους εσώτερους κύκλους.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Иногда я смотрю изнутри, с позиций эгоцентричности и внутренних кругов.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.И така, понякога аз гледам отвътре, като ЕгоЦентриПолис и вътрешните кръгове.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Іноді я дивлюся з середини, з позиції егоцентричності та з позиції внутрішніх кіл.
Bir misal vereyim.Dám vám příklad.
Bir misal vereyim.Deixem-me dar-vos um exemplo.
Bir misal vereyim.Déjenme ponerles un ejemplo.
Bir misal vereyim.Để tôi cho bạn một ví dụ.
Bir misal vereyim.Ik geef een voorbeeld.
Bir misal vereyim.Íme egy példa.
Bir misal vereyim.Lad mig give et eksempel.
Bir misal vereyim.Laissez-moi vous donner un exemple.
Bir misal vereyim.Lassen Sie mich Ihnen ein Beispiel geben.
Bir misal vereyim.Podam przykład.
Bir misal vereyim.Să vă dau un exemplu.
Bir misal vereyim.Saya akan memberikan contohnya.
Bir misal vereyim.Vi faccio un esempio.
Bir misal vereyim.Нека ви дам един пример.
Bir misal vereyim.Приведу пример.
Bir misal vereyim.Я наведу вам приклад.
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다 그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.los círculos internos.
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.כמו אנוכיות והמעגלים הפנימים של הנפש.
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.بأنانية وأنظر للدوائر الداخلية
EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.その内側の輪です 別の機会には グローバルな視点を持ち
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar. Misal, bu 16-milimetrelik bir güvenlik filmiydi.Aceasta era filmul meu de 16 mm.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.Aber hier improvisieren wir diese Dinge, wie Waffenschüsse.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.A tutaj improwizujemy, np. strzały z broni.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.Dar noi improvizăm tot, ca de exemplu focurile de armă.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.Hier improviseren we. Zoals bij schoten.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.그런데 여기는 탄환 같은 것도 임시 변통해서 씁니다.
Fakat burada, bu araçları doğaçlama yapıyoruz, misal silah atışları.Mais ici, nous improvisons, comme par exemple les coups de feu.